10. Hukuk Dairesi 2023/989 E. , 2024/5638 K. MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1264 E., 2022/2214 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/229 E., 2022/60 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, B…
**10. Hukuk Dairesi 2023/989 E. , 2024/5638 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1264 E., 2022/2214 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/229 E., 2022/60 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı iş yerinde 01.07.2010 tarihinden itibaren %40 maluliyeti nedeniyle özürlü kadrosunda öncelikle ambalaj bölümünde iş başı yaptığını, daha sonra torna ve talaşlı imalat ambalaj/yağlama bölümlerinde en son olarak da ambalaj bölümünün kutulama işinde çalıştırıldığını, davalı iş yerindeki olumsuz çalışma koşulları nedeniyle %40 maluliyeti yanı sıra ayrıca intervebral disk bozukluğu rahatsızlığı nedeniyle meslek hastalığına tutulduğunu, maluliyeti olduğu halde sağlıksız ve çok ağır işlerde çalıştırılmış olduğundan meslek hastalığına yakalandığını, özürlü kadrosunda çalışmasına rağmen sürekli ayakta ve çok ağır işlerde çalıştırılmış olduğundan boyun, her iki koluna ve beline yük bindiğinden dolayı da meslek hastalığına tutularak maluliyetinin arttığını, davalı iş yerinden ayrıldıktan sonra sağlık sorunları meslek hastalığı kabul edilerek maluliyet oranı arttığından SGK tarafından malulen emekli ayrıldığını, meslek hastalığına tutulması nedeniyle iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almayan davalı iş yerinin tam kusuru ve ihmali olduğunu, davalıdan sağlık koşullarına uygun bölümde ve şekilde çalıştırılmasının talep edilmesine rağmen bu talebin yerine getirilmediğini, İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 09.07.2013 tarihli kurul raporunda yer alan ağır ve tehlikeli işlerde çalışması önerilir şeklindeki görüş çerçevesinde davalı iş yerinde daha hafif ve durumuna uygun iş olmaması nedeniyle iş akdinin işveren tarafından 22.03.2013 tarihinde feshedildiğini belirterek, tutulduğu meslek hastalığı nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının %40 maluliyetini oluşturan Ankilozon Spondilit hastalığı dolayısıyla 01.07.2010 tarihinden itibaren özürlü kadrosunda önce ambalaj bölümünde iş başı yaparak bilahare talaşlı imalat ambalaj/yağlama bölümlerinde iş başı yaptığını en son olarak iş yerindeki en hafif iş olan ambalaj bölümünde kutulama işinde görevlendirildiğini, iş yeri hekiminin talebi üzerine İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 09.07.2013 tarihli kurul raporunda ağır ve uzun süre ayakta kalacak işlerde çalışmamasının önerilmesi üzerine iş yerinde kendisine verilebilecek daha hafif bir iş pozisyonu olmaması nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek iş akdinin feshedildiğini, davacının iş sağlığı ve güvenliği açısından yasal önlemlerin alınmaması nedeniyle meslek hastalığına tutulduğu iddiasının mesnetsiz ve kabul edilemez olduğunu, davacının iş yerinde en hafif iş pozisyonunda çalıştırıldığını, 09.07.2013 tarihli sağlık kurulu raporunun tanı bölümünde “M45.0 Ankilozan Spondilit, birden fazla yer vertebrada (mesleki değil), M50.01 servikal disk bozuklukları radiküopati ile (mesleki değil), M51.1 lumbar ve diğer intervertebral disk bozuklukları, radikülopati ile (mesleki değil)” ifadelerinin yer aldığını, karar bölümünde ise halen mesleği ile ilgili hastalığı yoktur teşhisinde bulunulduğunu belirterek, müvekkil şirketin iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği, işçi sağlığı tüzük, yönetmeliklere uygun güvenlik önlemlerini aldığından davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 02.01. 2006 tarihli Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesinden %40 çalışma gücü kaybı olduğuna ve ağır işlerde çalıştırılmayacağına ilişkin özürlü raporu mevcut olduğunu, iş bu rapora dayanarak işe alınan davacı müvekkilinin bu raporla ve özürlü kontenjandan işe alınmasına rağmen ağır işlerde çalıştırıldığını, davacının mesleği gereği davalı iş yerinde çalıştığı süre zarfında yapmış olduğu ambalajlama işi nedeniyle ağır yük kaldırması dolayısıyla bel fıtığına ve skolyoza neden olduğunu, davacının İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesinden 08.10.2014-09.10.2014 tarihinde bir gün dahi olsa yatarak tedavi görmüş, mahalline mutat vasıta ile sevkine ve mahallinde Fizik Tedavi kliniğine başvurmasına karar verildiğini, davalı işverenin, davacı müvekkilinin çalıştığı süre zarfında yasanın, yönetmeliklerin vs. mevzuatın kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getiremediğini, davacının davalı işverence ağır işlerde çalıştırılmama konusunda ihtar çekilmiş ancak bundan bir süre sonra işverenin davacının iş akdinin feshetmiş olduğunu, davacının 27.12.2014 tarihli Sosyal Güvenlik Kurumuna talebi üzerinde cevaben Kocaeli SGK İl Müdürlüğü tarafından verilen 02.12.2014 tarihinde "hastalığının meslek hastalığı olduğuna maluliyetin gerekmediğine" karar verildiğini, yapılan işin niteliği ve davacının özür durumuna dikkat edilip edilmediğine bakılmadan böyle bir karar verilmesinin hakkaniyete usul ve yasalara aykırı olduğunu, davacının belindeki rahatsızlığın ağır yük taşıma dolayısıyla bel fıtığına dönüşmüş, skolyoza neden olup hiçbir işte çalışamaz hale geldiğini, skolyoz durumuna dikkat edilmeden maluliyet oranı hesaplanmadan karar verildiğini, İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesinin 10.10.2014 tarihli 2087 sayılı kararına göre iş göremezlik durumunun anlaşıldığını ve karara göre bel fıtığı tanımlanmış ve mesleki olarak kabul edildiğini, ayrıca Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca değerlendirilmesi sonucunda verilen 07.11. 2014 tarihli 83/14051 sayılı kararı ile davacının hastalığının mesleki olduğunun kabul edildiğini, davacının iş yerinde yaptığı iş gereği ağır yük kaldırmak zorunda kalıp maluliyet oranının arttığını, maluliyet oranının büyük ölçüde artması sonucunda çalışamaz hale geldiğini, İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesinin ve Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu tarafından davacının hastalığının meslek hastalığı olarak kabul edilmesinin karşısında Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın bu nedenle ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına göre; davacının 01.07.2010-22.07.2013 tarihleri arasında davalı iş yerinde ambalaj bölümünde çalıştığı, davacının işe girerken %40 engelli olduğu ve bu nedenle özürlü kadrosunda çalıştığı, davacının, mevcut %40 maluliyeti yanında davalı iş yerinde çalışmaya başladıktan sonra ve iş yeri çalışma koşullarından kaynaklanan intervertebral disk bozukluğu meslek hastalığına tutulduğunu belirterek bu nedenle tazminat talebinde bulunduğu, SGK kayıtlarına göre; davacının 26.06.2013 tarihli başvurusu üzerine İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kurum Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 08.07.2014 tarihli 427 sayılı sağlık kurulu raporunda Ankilozan Spondilit hastalığının mesleki hastalık olmadığına, 18.09.2014 tarihli itiraz dilekçesi üzerine Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 07.11.2014 tarih, 83/14051 sayılı karar ile sigortalının intervertebral disk bozukluklarının mesleki olduğu, İstanbul Meslek Hastanesinin 01.04.2014 tarih, 722 sayılı sağlık kurulu kararına göre maluliyetinin gerekmediğine karar verildiği, Mahkemece davacının talebi üzerine dosyanın ATK'ye gönderildiği, ATK 3. İhtisas Dairesinin 17.07.2020 tarih ve 11102 Karar no.lu kararında, "davacının hastalığının mesleki olup olmadığının belirlenemediği, bu nedenle maluliyet oranı hakkında görüş bildirilemediği" belirtildiği, Mahkemece dosyanın ATK İkinci Üst Kuruluna gönderildiği, bu kurul tarafından düzenlenen 23.09.2021 tarih ve 1592 Karar no.lu kararında "mevcut belge ve grafilere göre davacıda ankilozan aspondilit hatalığının mevcut olduğu, incelenen grafilerde mevcut hastalığına bağlı değişiklikler olduğunun tespit edildiği, davacıda mevcut hastalığın mesleki olmadığı" tespitinde bulunulduğu, davacının hastalığına ilişkin düzenlenmiş raporların içerikleri, ATK İkinci Üst Kurulu tarafından söz konusu rahatsızlığının mesleki olmadığının bildirilmesi, Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen raporda davacının rahatsızlığı nedeniyle maluliyeti gerekmediğine karar verilmiş olması nedeniyle davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, meslek hastalığı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 51, 52, ve 56 ve 417 nci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13,14, 16, 18, 19 ,21 ve 95 inci maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Diğer yandan, sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir. 2.5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinde iş kazasının 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık İş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği bildirilmiştir. 3.5510 sayılı Kanun’un 18 inci maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19 uncu maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı; iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir. 4.5510 sayılı Kanun’un 95 inci maddesine göre "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır. 5.Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de, diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir. 6.Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp 2. Üst Kuruluna gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. 7.Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; davacı sigortalının 01.07.2010-22.07.2013 tarihleri arasında davalı iş yerinde ambalaj bölümünde çalıştığı, davacının işe girerken %40 malul olduğu ve bu nedenle özürlü kadrosunda çalıştığı, davacıya ait Şişli Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından verilen 02.01.2006 tarihli sağlık kurulu raporunda ...'de “anklizon spondolit” rahatsızlığının olduğu, ağır işlerde çalıştırılamayacağı, çalışma gücü kaybı oranının %40 olduğunun belirtildiği, İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kurum Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 08.07.2014 tarihli sağlık kurulu raporunda Ankilozan Spondilit hastalığının mesleki hastalık olmadığına karar verildiği, itiraz üzerine Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 07.11.2014 tarihli Karar ile sigortalının intervertebral disk bozukluklarının mesleki olduğuna, S.B. İstanbul Meslek Hastanesinin 01.04.2014 tarih, 722 sayılı sağlık kurulu kararına göre maluliyetinin gerekmediğine, bakıma muhtaç olmadığına, kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiği, ATK 3. İhtisas Dairesinin 17.07.2020 tarih ve 11102 Karar no.lu kararında ...'de lomber discopati hastalığının mevcut olduğu, kişinin yaptığı işin ve çalışma şeklinin disk hernisi açısından etkisinin olabileceği ancak disk hernilerinin böyle bir işte çalışmayan kişilerde de görüldüğü, ayrıca disk hernisinin işi dışında herhangi bir ... sırasında da ortaya çıkabileceği dikkate alındığında hastalığının mesleki olup olmadığının belirlenemediği cihetle maluliyet oranı hakkında görüş bildirilemediğinin mütalaa edildiği, ATK İkinci Üst Kurulunun 23.09.2021 tarih ve 1592 Karar no.lu kararında mevcut belge ve grafilere göre davacıda ankilozan aspondilit hastalığının mevcut olduğu, incelenen grafilerde mevcut hastalığına bağlı değişiklikler olduğunun tespit edildiği, davacıda mevcut hastalığın mesleki olmadığının mütalaa edildiği anlaşılmakla, Mahkemece itibar edilen Adli Tıp İkinci Üst Kurulunca düzenlenen raporda davacı sigortalıda mevcut hastalığına bağlı değişiklikler olduğunun tespit edildiği belirtilmiş ancak bu değişikliğin neler olduğu ve neden kaynaklandığı hususunda herhangi bir açıklama yapılmamıştır. 8.Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra Mahkemece yapılacak iş; Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan, davacı sigortalının davalı iş yerinde ağır yük taşımasının maluliyete olan etkisinin tartışıldığı, mevcut hastalığına bağlı değişiklilerin neler olduğu ve neden kaynaklandığı hususlarının açıklandığı rapor almak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. 9.O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları ile dikkate alınarak bozma sebebine göre bu aşamada sair temyiz itirazları incelenmeksizin, davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR: Açıklanan sebeplerle; 1-a)Davacı vekilinin bu aşamada sair temyiz itirazları incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, b)İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2.Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2024 tarihinde karar verildi.