(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/3971 E. , 2011/11140 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 12.11.1999 tarihli protokol ile “Galeri” sahibi olan davalı ...’ tan ... plakalı aracı …
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/3971 E. , 2011/11140 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 12.11.1999 tarihli protokol ile “Galeri” sahibi olan davalı ...’ tan ... plakalı aracı 24.000.DM’ bedelle satın aldığını, akabinde de 23.12.1999 tarihinde ruhsat sahibi olan diğer davalı ...’ nin vekalet verdiği öteki davalı ... tarafından noterde aracın resmi satışının yapıldığını, 17.07.2002 tarihinde aracın yurda kaçak olarak sokulduğundan bahisle emniyet tarafından el konularak gümrüğe teslim edildiğini, bu aracın davalılardan ... tarafından yurt dışından getirildiğini ve davalı ...’ ye verdiği vekalet ile onun kardeşi ...’ ye sattığını belirterek aracın aynen teslimi bunun mümkün olmaması halinde bedeli olan 15.000.00.TL’ nın reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, “bedele dönüşen davanın, davalılar ..., ... ve ... hakkında kısmen kabulü ile 3.256.00.TL’ nın aracın davacının zilyetliğinden çıkmış sayılacağı tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. 1-Yargıtay Hukuk Genel Kurulu' nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır. Öyle ki, İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir. Ayrıca 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 381, 388. ve 389. maddelerinde hüküm fıkrasında nelerin yer alacağı açıklanmıştır.