(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/1350 E. , 2012/2142 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düş
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/1350 E. , 2012/2142 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Mahkemece dava konusu taşınmazın yerinde yaptırılan incelemesi sonucu bilirkişi kurulunca taşınmaz malın kuru tarım arazisi olarak kabulü ile bu niteliğine göre değerlendirme yapılıp kamulaştırma bedelinin tespitinde yöntem olarak bir isabetsizlik yoktur. Ancak; 1-2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 15. maddesinin son fıkrası hükmüne göre, bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün (dava tarihinin) esas alınması gerekir. Somut olayda idarece belgelerin mahkemeye verildiği güne göre 2009 yılı verilerinin getirtilip buna göre bedel tespiti yapılması gerektiğinde kuşku yoktur. Her ne kadar bilirkişi kurulu raporunda dava tarihi itibariyle 2009 yılı verilerinin henüz belli olmadığı gerekçesiyle bir önceki yılın verileri esas alınıp dava tarihine endekslenmesi suretiyle taşınmazın değeri tespit edilmişse de hükme esas raporun düzenlendiği tarih itibariyle dosya içerisine 2009 yılı verilerinin de getirtilmiş olduğu anlaşılmakla bilirkişi kurulundan bu verilere uygun ek rapor alınması gerektiğinin düşünülmemesi, Kabule göre de; 2-Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre tarım arazilerinin değerlendirilmesinde bilirkişi kurulunca münavebeye alınan ürünlerin dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg başına ortalama toptan satış fiyatları esas alınır. Şu kadar ki, üretim giderlerinin içerisine tarla kirası, masrafların faiz karşılığı ve genel idare giderleri dahil edilmemelidir. Somut olayda ise, bilirkişi raporunda resmi veri listesindeki üretim giderlerini oluşturan unsurlar arasında yer alan bilinmeyen masraflar ve masrafların faiz karşılığı düşülmeden hesaplama yapılmıştır. Bu bağlamda buğdayda ortalama satış fiyatı 0,40 TL. iken 0,50 TL., üretim gideri 126 TL iken 151,20 TL. nohutta dekara ortalama verim 140 kg iken 150 kg, üretim gideri 137 TL iken 120 TL alınması suretiyle taşınmazın değerinin hesaplanması, 3-Davalıların 2008-2009 yıllarında tarlalarını ekip mahsul kaldıramamış olmaları nedeniyle uğramış oldukları zararların tazmini için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000 TL'lık karşılık dava açmış olmalarına karşın, mahkemece karşılık dava ile ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 05.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.