12. Ceza Dairesi 2012/32326 E. , 2013/23863 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : TCK'nın 134/2, 62, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen…
**12. Ceza Dairesi 2012/32326 E. , 2013/23863 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : TCK'nın 134/2, 62, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, daha önce tanıştığı ve duygusal birliktelik yaşadığı katılan ile girdikleri cinsel ilişkiyi, cep telefonunun kamerası ile kayda alan sanığın, ilişkiden yaklaşık bir yıl kadar sonra, cep telefonunda kayıtlı olan görüntüleri, arkadaşı olan tanık ...'a, cep telefonunda, kendisi ile katılanın cinsel ilişkilerine dair görüntüleri olduğunu söyleyerek arkadaşının cep telefonuna aktardığı, buradan da mağdurenin köyündeki ve okul çevresindeki bir çok kişiye görüntülerin yayılması ve görüntüyü izleyen bir ilçe sakinin olayı jandarmaya ihbar etmesi şeklinde gerçekleşen olayda, katılan mağdurenin çıplaklık gibi, ancak rızası kapsamında paylaşabileceği, fiziksel mahremiyetine ilişkin görüntülerinin yayılmasına sebebiyet veren sanık hakkında atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanığın görüntüleri mağdurenin rızası ile çektiğine ve suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak; Sanığın TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 53. maddesinin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturacak biçimde hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının (B) bendinin üçüncü paragrafının, “Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanunun 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanunun 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilmesine kadar, diğer kişiler bakımından TCK'nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” şeklinde düzeltilmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.