Başvuru, askerlik hizmeti sırasında ateşli silah yaralanması sonucu ölüm olayının meydana gelmesi ve bu ölüm olayına ilişkin etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedenleriyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; askerlik hizmeti sırasında ateşli silah yaralanması sonucu ölüm olayının meydana gelmesi ve bu ölüm olayına ilişkin etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedenleriyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 24/12/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, başvuru hakkında görüş sunmamıştır. Başvuru formu ve ekleri ile soruşturma dosyasının içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular, Jandarma Eğitim Tabur Komutanlığı Hizmet ve Muhafız Bölük Komutanlığı (Ezine/Çanakkale) emrinde asker iken 2/3/2014 tarihinde yaşamını yitiren 1984 doğumlu Cihan Sevengin'inanne ve babasıdır.A. Cihan Sevengin'in Askere Alınması ve Ölümü Başvurucuların oğlu Cihan Sevengin 10/4/2013 tarihinde askere sevk edilmiş ve 12/4/2013 tarihinde Bornova Jandarma Eğitim Alay Komutanlığına teslim olmuştur. Cihan Sevengin, eğitim birliğine katılmasından sonra bölük komutanı ile yaptığı görüşmede ailevi ya da şahsi herhangi bir sorununun bulunmadığını belirtmiştir. İzmir/Bornova'daki askerlik eğitimini 20/7/2013 tarihinde tamamlayan Cihan Sevengin, yedi gün izin kullanmış ve akabinde usta birliğine teslim olmuştur. Cihan Sevengin 30/7/2013 tarihli Erbaş ve Er Bilgi Formu'nda sorulan "Ailesinde ve/veya yakın akrabalarında ruhsal ya da fiziksel yönden bir rahatsızlığı olan var mı? Ailesinde ve/veya yakın akrabalarında intihar ya da intihara teşebbüs eden var mı? Daha önce geçirdiği önemli bir fiziksel rahatsızlık, ameliyat var mı? Daha önce geçirdiğini herhangi bir ruhsal rahatsızlık var mı? Tedavi amaçlı sürekli olarak kullandığı ilaç var mı? şeklindeki sorulara "Hayır" cevabını vermiştir. Cihan Sevengin sadece "Sürekli bir rahatsızlığı var mı?" sorusuna "Evet" cevabını vermiş ve açıklama kısmında rahatsızlızlığının "bel fıtığı" olduğunu belirtmiştir. Cihan Sevengin 20/9/2013 tarihinde, verilen görevi yerine getirmediğinden bahisle bir hafta izin kullanmama disiplin cezası ile tecziye edilmiştir. Cihan Sevengin savunmasında, rahatsızlığından ve nöbet saatlerinin denk düşmemesinden dolayı görevlerini yerine getiremediğini belirtmiştir. Cihan Sevengin 2/3/2014 tarihinde 00-00 saatleri arasında nizamiye nöbetçisi olduğu için anılan yerdeki nöbet kulübesine gitmiş ve nöbet tutmaya başlamıştır. Aynı yerde 00-00 saatleri arasında nöbetçi olan J. Er O.K., nöbet değişimi için nöbet kulübesine girdiği sırada Cihan Sevengin'i vurulmuş bir vaziyette görmüştür. Bunun üzerine Ezine Devlet Hastanesine kaldırılan Cihan Sevengin, burada yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirmiştir.B. Ceza Soruşturması Süreci Soruşturma Kapsamında Yapılan İlk İşlemler ve Alınan Raporlar Saat 30 sıralarında kendisine bilgi verilen K.K.K. 2'inci Kolordu Komutanlığı Askerî Savcılığı (Askerî Savcılık) nöbetçi Askerî Savcısı, olay yeri inceleme ekibinin olay yerine yönlendirilmesini istemiş; ardından kendisi de saat 00 sıralarında yola çıkarak saat 00'de olay yerine intikal etmiştir. Askerî Savcı'nın emir ve talimatları doğrultusunda olay yeri incelemesi gerçekleştirilmiş, bu kapsamda maktulün ellerinden ve elbiselerinden svaplar alınmış, olay yerinin krokisi çizilmiş ve fotoğrafları çekilmiştir. Olay yerinde bulunan 650269 seri numaralı G-3 piyade tüfeği ile diğer deliller muhafaza altına alınmıştır.Olay yerinde Cihan Sevengin'e ait olduğu değerlendirilen bir not bulunmuştur. Not bulunan kâğıtta şunlar yazılıdır:"Üstümdeki eşyalar ve dolabımdakiler ve valizlerim A.U. - Hoca - Okan ya da K.Ç.ye emanet. Lütfen yerine ulaştırın. Hakkınızı helal edin. Çoktur banyo yapmadım ve bağırsaklarım çalışmıyo ve çok para yedim. (imza)"Olay yeri incelemesi bittikten sonra ölü harici muayenesine geçilmiştir. Ölü muayenesi işlemine göre cesedin göğüs bölgesinin üst tarafında sol yanda 4x2,5 cm genişliğinde ateşli silah yaralanmasına bağlı lezyona rastlanmıştır. Cesedin sırt bölgesinde ise 2x1,5 cm boyutlarında ateşli silah yaralanmasına bağlı lezyon tespit edilmiştir. Ölü harici muayenesi işlemine katılan Aile Hekimi Uzmanı A.Z. ile Aile Hekimi S.B. ölü harici muayene bulgularını şöyle değerlendirmiştir:"(...)Tam kesin olmamakla birlikte sırttaki lezyonun küçük göğüs ön yüzdeki lezyonun büyük ve parçalı olması nedeniyle ön lezyonun çıkış, sırttaki lezyonun ise giriş deliği ile uyumlu olduğu, ancak adli tabiplikçe yapılacak ayrıntılı inceleme neticesi kesinleştirileceği kanaatini bildiririm." Bu değerlendirmeler üzerine Askerî Savcı, kesin ölüm sebebinin tespiti için klasik otopsi yapılmasına karar vermiştir. Bunun üzerine 3/3/2014 tarihinde Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinde klasik otopsi işlemi gerçekleştirilmiştir. Klasik otopsi işlemi sonucunda hazırlanan 2/4/2014 tarihli raporun ilgili kısmı şöyledir:" (...) Göğüs orta hattın 2 cmsolunda, sol meme başı hizasında 3,5x3 cm.liketrafında özellikle alt medial bölgede yoğunlaşan yanık izleri ve is bulunan ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası, Sol scapulerbölge alt orta kısımda 1,8x1,3 cmateşli silah mermi çekirdeği çıkış yarası görüldü.(...)Haricen 1 no.da tarif edilen yerden giren ateşli silah mermi çekirdeğinin sağ atrium ve sağ ventriküler üst kısmı ile sol atrium ve ventrikülü parçalayarak sol akciğer üst lobunun kardiyak yüzünden girip lateral yüzünden çıkıp sol arka aksiler hattan 4- kotlar arasından haricen 2 noda tarif edilen yerden vücudu terk ettiği görüldü.SONUÇ(...)Morg İhtisas Dairesi Acil Toksikoloji laboratuvarının raporuna göre; kanda alkol (etanol ve metanol) bulunmadığı, kanda ve idrarda aranan maddelerin (uyutucu, uyuşturucu maddeler dahil) bulunmadığı,Kişinin vücuduna 1 (bir) adet ateşli silah mermi çekirdeği isabet etmiş olup, oluşturduğu yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu,Ateşli silah mermi çekirdeği giriş deliği cilt-cilt altı bulgularına göre atışın bitişik atış mesafesinden yapılmış olduğu,Cesetten mermi çekirdeği elde edilmediği, Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kosta ve skapula kırıkları ile birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu kanaatini bildirir rapordur."Cihan Sevengin'ın sağ ve sol el avuç içi ile el üstlerinden alınan svaplar üzerinde Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığı Kimyasal İnceleme Laboratuvarı tarafından atış artığı analizi yapılmıştır.Hazırlanan 28/8/2014 tarihli uzmanlık raporuna göre Cihan Sevengin'e ait svapların tümü üzerinde atış artıkları tespit edilmiştir. Cihan Sevengin'e ait hücum yeleği ile kapüşonlu kazağında da atış artıkları bulunmuştur. Hazırlanan 28/8/2014 tarihli uzmanlık raporunda ayrıca Cihan Sevengin'e ait kapüşonlu kazağın göğüs bölgesinde bir adet delinmenin olduğu, kazağın bu bölgesinde tespit edilen atış artıklarının dağılımı ve yoğunluğu dikkate alındığında yapılan atışın bitişik atış olduğunun değerlendirildiği belirtilmiştir. Olay yeri incelemesi neticesinde muhafaza altına alınan Cihan Sevengin'e ait 650269 seri numaralı G-3 marka silah ile kovan ve mermi çekirdeği, gerekli tetkiklerin yapılması amacıyla Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığı Balistik İnceleme Laboratuvarına gönderilmiştir. Balistik İnceleme Laboratuvarının 1/4/2014 tarihli uzmanlık raporunda, 650269 seri numaralı silahın ateş etmesine mani mekanik herhangi bir arızasının bulunmadığı, deneme amaçlı yapılan atışlarda silahın çap ve tipine uygun fişekleri patlattığının görüldüğü, incelenmek için gönderilen 62x51 mm çap ve tipindeki bir adet kovanın 650269 seri numaralı tüfek ile atılmış olduğu tespitleri yapılmıştır. Askerî Savcılık, olay yerinde bulunan intihar notunun müteveffanın elinden çıkıp çıkmadığının tespit edilmesi amacıyla da araştırmalar yapmıştır. Askerî Savcılık, intihar notu ile Cihan Sevengin'e ait el yazı örneklerini içeren diğer bazı belgeleri Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığı El Yazısı ve Doküman İnceleme Laboratuvarına göndermiş ve intihar notunun Cihan Sevengin'e ait diğer yazılarla mukayese edilmesini ve nihayetinde bir rapor tanzim edilerek Askerî Savcılığa gönderilmesini talep etmiştir. El Yazısı ve Doküman İnceleme Uzmanları A.A. ile B.G. tarafından hazırlanan 21/4/2014 tarihli uzmanlık raporunda, gönderilen yazı örnekleri üzerinde inceleme ve karşılaştırmalar yapıldığı belirtilmiş, yapılan bu incelemeler neticesinde intihar notunun Cihan Sevengin'in elinden çıktığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Raporda ayrıca intihar notu üzerindeki imzanın da Cihan Sevengin'in el ürünü olduğu ifade edilmiştir. Müşteki ve Tanık Sıfatıyla Dinlenen Kişilerin Beyanları Başvuruculardan Tuğrul Sevengin, Askerî Savcı huzurunda verdiği 26/3/2014 tarihli ifadesinde özetle oğlu ile en son olayın gerçekleştiği günden on gün kadar önce telefonla konuştuğunu, bu konuşmada herhangi bir anormallik sezmediğini, oğlunun konuşmasının neşeli olduğunu belirtmiştir. Başvurucu ifadesinde ayrıca oğlunun ailevi ya da maddi bir sorununun bulunmadığını, askere gitmeden önce oğlunun ne intihara teşebbüsünün ne de bu yönde bir söyleminin söz konusu olduğunu, bildiği kadarıyla iki sene kadar görüştüğü kız arkadaşından askere gitmeden yaklaşık altı ay önce ayrıldığını, oğlunun sürekli olarak kullandığı bir ilacın olmadığını, sadece belinde fıtık olduğunu, bu kapsamda iki kez fizik tedavi gördüğünü, hastalığının büyük ölçüde azaldığını ancak askerlikte nüksettiğini, Cihan'ın kendilerine iki büklüm nöbet tutmak zorunda kaldığını söylediğini, bu sağlık probleminden dolayı üç kez revire giden oğlunun hastaneye sevkinin yapılmadığını, tezkeresine yirmi gün kalan bir kişinin intihar etmesinin soru işaretleri oluşturduğunu, ayrıca olayın gerçekleştiği kulübenin karşısında başka bir kulübe daha olduğunu, o kulübenin nöbetçisinin olay günü nöbete gelmemiş olduğunu, o asker nöbete gelseydi belki de olayın gerçekleşmeyeceğini belirtmiştir. Askerî Savcı, Cihan Sevengin'i vurulmuş vaziyette ilk gören J. Er O.K. ile diğer bazı askerlerin olay günü ifadelerini almıştır. Jandarma Er O.K.nin ifadesi şöyledir:"Ben 00-00 Geyikli Nizamiye nöbetçisiydim. Nöbet yerine gittiğimde nöbet kulübesinde karanlık olduğu için benden önce nöbetçi olan müteveffayı göremedim. O esnada değişim aracı da bazen nöbetçiler değişim aracı geç geldiği için nöbet yerini terk ettikleri için gitmiş olabileceği düşüncesiyle nöbet yerinden ayrıldı. Ben daha sonrasında kulübenin içine ayrıntılı bir şekilde baktığımda içeride, müteveffakapı açıldığı zaman yüzü bana doğru, yani kapıya doğru, sırt kısmı da duvara yaslı bir şekilde yerde kanlar içinde yatıyordu, aynı zamanda tüfeğinin dipçiği de iki bacağının arasında, namlusu da göğüs kısmına doğru dönüktü. Elleri de tüfeği tutar vaziyetteydi.Nabzını tuttuğumda nabzı atmıyordu.Ben nöbet değişim aracına arkadan seslendim fakat beni duymadı. Devam etti, bunun üzerine iki adet havaya manevra fişeğiniateşledim. Yine bir müddet kimse gelmeyince kendim müdahale etmek istedim. Bu esnada revirde bulunan ambulans ve 112 ambulansı olay yerine geldi.Tüfeği tetik kısmından değil, üst kısmından tutarak kenara aldım. Bundan sonra müdahale edildi. Soruldu.TANIK CEVABEN: Müteveffayı nöbetlerden dolayı tanırım. Bana anlattığı özel bir problemi yoktu, fakat içine kapanık bir arkadaştı. Yaşça da bizden epeyce büyüktü. Çok iyi karakterli bir arkadaşımızdı. Neden intihar ettiğini bilemiyorum. Tek bildiğim içine kapanık bir arkadaşımızdı, kimseye sıkıntısını anlatmazdı. Komutanları tarafından da dövüldüğüne veya hakarete uğradığına şahit olmadım."Soruşturma kapsamında ifadesi alınan A.U.nun ifadesi şöyledir:"Ben Cihan'ı acemi eğitiminden beri, yani 12 aydır tanıyorum. Kendisi içine kapanık, dertlerini pek anlatmayan biriydi, ancak herkes onu severdi, babacan bir insandı. Kendisiyle ara sıra da olsa dertleşirdik. Bana bir gün bir kızdan bahsetti. Askere gelmeden önce kızı sevmiş, ancak kız başkasıyla evlenmiş, askerdeyken de kız Cihan'ı bir iki kez aramış, o sebeple morali genelde bozuktu, bazen de konuştuğumuzda bu hayat çok sıkıcı, artık yaşamak benim için anlamsız geliyor diyordu, bundan başka bir şey bana söylemedi. Cihan iki yıllık üniversite okumuş, gemi kaptanıydı, ancak belinde fıtık olduğu için kaptanlık yapamıyordu. Cihan sürekli tırnağı ile eti arasındaki yeri yiyordu. Başka herhangi bir sağlık sorunu olup olmadığını bilmiyorum. Ailesi ile de bir problemi yoktu, yanlış bilmiyorsam maddi bir sıkıntısı da yoktu. Soruldu.TANIK CEVABEN: Cihan'ın komutanlarla veya asker arkadaşlarla herhangi bir sıkıntısı yoktu kendisi sevilen biriydi." Soruşturma kapsamında ifadesi alınan K.K.nin ifadesi şöyledir:"Müteveffayı aynı koğuşta olmamdan dolayı tanıyorum. İçine kapanık bir arkadaşımızdı. Sessiz sakin birisiydi. Bir sıkıntısı olduğu halinden belliydi fakat bizimle paylaşmazdı. Sorduğumuz zaman bir problemi olmadığını söylüyordu. Ben aynı zamanda müteveffanın nöbet bitim saatinde bir sonraki nöbetçileri getiren aracın şoförüyüm. Nöbetçiler araç geç geldiği için bazen bizi beklemeden kendileri yürüyerek koğuşlarına gidiyorlardı. Ben de nöbet yerine gittiğimde etrafta kimseyi göremeyince 00-00 nöbetçisini bırakarak nöbet yerinden uzaklaştım. Bir müddet sonra ben benzinlik nöbet kulübesinin oradayken iki adet manevra fişeği sesi duydum. Sesin geldiği yerin Geyikli Nizamiye nöbet yeri olduğu söylenince ben de olay yerine gittim. Soruldu.TANIK CEVABEN: Ben olay yerine intikal ettiğim anda bıraktığım nöbetçi arkadaş bizi bekler pozisyonda kulübenin dışında bekliyordu, o esnada kendisi 112'yi aramış. Ben kötü olduğum için müteveffaya bakamadım, bu sebepten dolayı ben müteveffaya bakamadım, revire giderek ambulans çağırdım." Soruşturma kapsamında ifadesi alınan diğer askerler de genel olarak Cihan Sevengin'in içine kapanık ve sıkıntılarını kimse ile paylaşmayan bir asker olduğunu belirtmişlerdir. Soruşturma Kapsamında Yapılan Diğer Araştırmalar Askerî Savcılık, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ile çeşitli yazışmalar yapmış ancak Cihan Sevengin'in kullandığı cep telefonu üzerinde yapılan incelemede ve telefonun Telekomünikasyon İletişim Başkanlığından alınan dökümlerinde delil değeri taşıyabilecek bir bilgiye ulaşamamıştır. Askerî Savcılık, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına ve Türk Eczacıları Birliğine müzekkereler yazarak Cihan Sevengin'in 1/10/2013 ile 2/3/2014 tarihleri arasında kullanmış olduğu ilaçların isimlerinin bildirilmesini istemiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ve Türk Eczacıları Birliği tarafından gönderilen cevap yazılarında söz konusu tarihler arasında Cihan Sevengin adına bir kayıt olmadığı belirtilmiştir. Askerî Savcılık, Cihan Sevengin'in askerlik şahsi dosyasını da soruşturma dosyasına eklemiş ve bu dosyayı da incelemiştir.Soruşturma Sonucunda Verilen KararAskerî Savcılık, soruşturma kapsamında elde ettiği tüm verileri değerlendirerek Cihan Sevengin'in ölümünde herhangi bir kişiye atfı kabil kusur ve ihmal bulunmadığı kanaatine varmış; 17/9/2014 tarihli ve E.2014/250, K.2014/214 sayılı karar ile kovuşturmayayer olmadığına karar vermiştir. Başvurucular 10/10/2014 tarihli dilekçelerinde özetle Askerî Savcı'nın nöbet bitiminden tam bir buçuk saat sonra olay yerine intikal ettiğini, delillerin karartılmaması için gerekli tedbirlerin alınmadığını, soruşturma ile ilgili bir kısım belgenin kendilerine verilmediğini, merminin giriş ve çıkış yeri ile ilgili olarak otopsi raporu ile ölü harici muayenesindeki değerlendirmelerin birbiri ile çeliştiğini, intihar notu ile ilgili araştırmaların yetersiz olduğunu, bel fıtığı olan birine iki saat nöbet tutturulmasının vahim bir hata olduğunu belirterek kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz etmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itiraz, K.K.K. 5'inci Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin (Askerî Mahkeme) 10/11/2014 tarihli ve 2014/1447 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"(...)Olayın Askeri Savcılığa bir buçuk saat sonra bildirilmesinin delillerin yeterince toplanmadığı veya delillerin yok edildiği sonucunu doğurmaya yeterli olmadığı ortadadır. Zaten delillerin karartıldığı veya yok edildiğine dair bir bulgu da mevcut değildir.Müteveffanın şahsi dosyasından elde edilen mukayese yazı örnekleri olay yerinde bulunan yazının kriminal incelemesinin yaptırıldığı, bu halde herhangi bir şüpheli durum görülmediğinden müteveffanın ailesinden yazı mukayese örneğinin istenmesine gerek bulunmadığı değerlendirilmiştir.Ölü harici muayenesi ile otopsi raporu arasında çelişki olmakla beraber muteber olanın otopsi raporu olması nedeniyle bu çelişkinin esasa müessir olmadığı sonucuna varılmıştır. (Hak. Yb. Yakup Duranoğlu; ölü harici muayenesi ile otopsi raporu arasındaki çelişkinin esası etkili olduğu, bu mübayenetin giderilmesi gerektiği, esasında ölü harici muayenesinde mermi giriş ve çıkış yerlerinin tespitinin yapılmaması gerektiği, zira bu incelemenin uzmanlarınca yapılmaması halinde yanlış sonuçlara neden olabileceği, nitekim olayımız da sanki müteveffanın arkadan yaralandığı gibi bir izlenim meydana geldiği, otopsi raporunun bu tespiti doğrulamadığı, zira otopsi raporuna göre mermi giriş yerinin göğüs ön kısmından olduğunun tespit edildiği, Askeri Savcılık tarafından ölü harici muayenesindeki mermi giriş ve çıkış deliğinin yerinin tespitinin KYO kararına dercedilmesiyle otopsi raporu ile ölü harici muayenesi arasındaki çelişkiyi de gidermesi gerektiği düşüncesi ile bu sonuca muhalif kalmıştır.)CMK.nin 234/1-a maddesinde mağdur ve müştekinin hakları sayılmıştır.Soruşturmanın gizliliğini tehlikeye düşürmemek kaydıyla soruşturma dosyasından belge örneklerinin mağdura veya suçtan zarar görene verilmesi gerektiği açıktır.Müteveffaya,rahatsızlığına rağmen nöbet yazılması hususu ayrı bir soruşturma konusu olmakla birlikte bu yöndeki itirazın suç duyurusu olarak kabulü ile ilgili 353 sayılı Kanun’un maddesi gereği işlem yapmak hususu müşteki ve Askeri Savcılığın ihtiyarında görülmüştür.Değinildiği şekilde müteveffanın, kendi iradesi ve hareketi dışında, ölüme müessir herhangi bir eylem, kusur veyaihmal bulunmadığı anlaşıldığından vaki itirazın yerinde olmadığı anlaşılmakla (...)itirazın reddine (...)karar verildi." Bu kararın 13/12/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmesiyle 24/12/2014 tarihli bireysel başvuru yapılmıştır. Başvurucular anılan olay sebebiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) tam yargı davası açtıklarına dair herhangi bir bilgi vermemiştir. Anayasa Mahkemesi, bu hususta bilgi edinmek maksadıyla AYİM Genel Sekreterliğine 23/2/2017 tarihinde müzekkere yazmış ve söz konusu olay sebebiyle başvurucular tarafından açılmış bir tam yargı davasının bulunup bulunmadığını sormuştur. AYİM Başkanlığı 28/2/2017 tarihli yazı ilekayıtlarında başvurucular adına bir davaya rastlanmadığını bildirmiştir. 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun Cihan Sevengin'in askere alındığı tarihte yürürlükte bulunan maddesi şöyledir:"Son yoklamaları yapılan kimseler Türk Silahlı Kuvvetleri Beden Kabiliyeti Yönetmeliğine göre ikiye ayrılırlar. Askerliğe elverişli olanlar, Askerliğe elverişli olmıyanlar. Askerliğe elverişli olmıyanlar asker edilmezler. Askerliğe elverişli olup olmadıklarının tespiti için yoklama kurullarınca bir hastane sağlık kurulu muayenesine gönderilmelerinde zaruret görülenlerin, yönetmelikte tespit edilecek esaslara göre yol ve iaşe masrafları Devletçe ödenir." 24/11/1986 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 86/11092 sayılı mülga Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) Cihan Sevengin'in askere alındığı tarihte yürürlükte olan maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Bu Yönetmeliğe bağlı ekler aşağıda gösterilmiştir:1) Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general, amiral, üstsubay, subay, yedek subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er, askeri öğrenci, yedek subay adayları, yükümlüler ve erlerin sağlık yeteneklerine göre gruplandırmalarını gösteren Hastalık ve Arızalar listesi." Anılan Yönetmelik'in Cihan Sevengin'in askere alındığı tarihte yürürlükte olan maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Yükümlülerin ilk sağlık muayeneleri Askerlik Kanunu gereğince son yoklama sırasında askerlik şubelerinde toplanan askerlik meclisindeki iki tabip (birisi sivil olabilir) tarafından aşağıdaki şekilde yapılır. 1) Ruh ve beden durumları ile iç organları dikkatle gözden geçirilir, nabız sayılır, kan basıncı ölçülür, çıplak olarak belirlenen boy ve kilolar tespit edilir. Soluk alma ve vermedeki göğüs genişlikleri ve muayene sonunda bulunan hastalık ve arızalar kaydedilir. Yükümlünün bildiği herhangi bir hastalık veya arızası olup olmadığına ilişkin ve muayene sırasında herhangi bir sağlık yakınması bulunup bulunmadığına ilişkin ekte yer alan Yükümlülere Yoklamalarda Uygulanacak Sağlık Durumu Hakkında Bilgi Formuna uygun yazılı beyanı alınır. Yükümlünün beyan ettiği hastalık veya arızasına ilişkin elinde mevcut bulunan tıbbi belgelerin birer örnekleri de alınarak yükümlünün beyanı ile birlikte askerlik şubesinde muhafaza edilir. 2) Yükümlünün beyan ettiği hastalık veya arızası ya da fizik muayene ile saptanan bozuklukları nedeniyle muayene sonucunda karar verilemeyenlerle gözlem altında bulunmaları, uzman tabip tarafından değerlendirilmeleri veya laboratuar ya da görüntüleme tetkikleri gibi ileri tetkiklerle değerlendirilmeleri gerekenler en yakın asker hastanesine gönderilir.3) Yükümlü tarafından beyan edilmeyen ya da fizik muayene sırasında belirti ve bulgusuna rastlanamayan çeşitli hastalık ve arızaların ortaya konması veya taranması için laboratuar veya görüntüleme tetkiki gibi ileri tetkikler yapılması gerekmez. Yükümlülerin bu şekilde gerçekleştirilen sağlık muayenelerinde askerliğe elverişli bulunmaları, kendilerinin muayene tarihinde tam sağlıklı olduklarını göstermez ve silâh altına alındıktan sonra saptanan hastalık ve arızalarının askerlik sırasında ortaya çıktığının kanıtı veya karinesini tek başına oluşturmaz." Anılan Yönetmelik'in Cihan Sevengin'in askere alındığı tarihte yürürlükte olan maddesi şöyledir:"Askerlik çağına giren yükümlüler, son yoklamaları sırasında askerlik meclislerinde veya asker hastanelerinin sağlık kurullarında, askerliğe elverişli olanlar ve askerliğe elverişli olmayanlar olmak üzere gruplandırılır. 1) Askerliğe elverişli olanlar: Sağlık yetenekleri bakımından hiçbir hastalık ve arızası bulunmayanlar ile hastalık ve arızaları, Hastalık ve Arızalar Listesinin A dilimlerine girenlerdir. 2) Askerliğe elverişli olmayanlar: Hastalık ve arızaları, Hastalık ve Arızalar Listesinin B ve D dilimlerine girenlerdir." Anılan Yönetmelik'in Cihan Sevengin'in askere alındığı tarihte yürürlükte olan maddesi şöyledir:"Son yoklamaları yapılan yükümlüler, askerliğe elverişli olanlar ve askerliğe elverişli olmayanlar olmak üzere gruplandırılır. Son yoklamaları sırasında askerlik meclislerince; askerliğe elverişli olmadığı tespit edilen yükümlüler, askere alınmazlar. Bunlardan arızaları gözle görülebilecek kadar belirgin olanların raporlarına, arızayı gösteren ön ve her iki yan cepheden çekilmiş üçer adet boy fotoğrafı eklenerek üç nüsha, yabancı askerlik şubesince işlem yapılıyor ise dört nüsha rapor düzenlenerek onay makamlarına gönderilir ve onaylanan raporlar kesinleşir. Kesinleşen raporlardan biri ilgiliye verilir, biri onay makamınca, diğeri ise yerli ve yabancı askerlik şubesi başkanlığınca muhafaza edilir. Sağlık durumları geçici olarak bozuk olan son yoklamaya tabi yükümlülere ertesi yıla bırakma, sevke tabi olanlara sevk tehiri kararı verilir ve üç nüsha rapor düzenlenerek onay makamlarına gönderilir. Raporları onaylanan bu yükümlülere ertesi yıla bırakma veya sevk tehiri işlemi yapılır. Onay makamlarınca tekrar muayenesine lüzum görülen yükümlüler, yeniden muayeneye gönderilir ve bunlara muayene sonucu alacakları rapor kararlarına göre işlem yapılır. Ertesi yıla bırakılanlar veya herhangi bir sebeple bir defadan fazla sağlık muayenesine tabi tutulanlar hakkında, her bir işlem öncesinde Yükümlülere Yoklamalarda Uygulanacak Sağlık Durumu Hakkında Bilgi Formu doldurtulur. Tabipler tarafından kesin karar verilemeyenler, en yakın asker hastanelerine gönderilir. Bunların kesin kararları, bu hastanelerin sağlık kurullarınca verilir." Anılan Yönetmelik'in Cihan Sevengin'in askerlik yaptığı dönemde yürürlükte olan maddesi şöyledir:"Askere alındıktan sonra asker hastanelerinin sağlık kurullarından "Askerliğe Elverişli Değildir" kararı alan erler, raporlarının onaylanmasını beklemek üzere bu hastaneler tarafından yerli kayıtlı bulunduğu askerlik şubesi emrine gönderilir. Ayrıca durum silah altında bulunanların birliklerine duyurulur. Terhis işlemleri, raporları ilgili makamlarca onaylanıp askerlik şubesine geldikten sonra ilgili yönergeye göre yapılır. "Askerliğe Elverişli Değildir" kararı alanlar gerektiğinde ilgili makamlarca yeniden asker hastanelerinin sağlık kurullarına muayeneye gönderilerek alacakları son rapor kararına göre, ilgili yönerge gereğince işlem görür. "Askerliğe Elverişli Değildir" kararı alanlar emsalinin kanunda yazılı yaş sınırı dışına çıkma tarihine kadar Milli Savunma Bakanlığınca gerektiğinde tekrar muayene ettirilerek alacakları son rapor kararına göre işlem görür."Anılan Yönetmelik'in maddesi şöyledir:"Geçici hastalık veya arızaları olan yükümlülerle er ve erbaşlara aşağıdaki işlemlerden biri yapılır. 1) Ertesi yıla bırakma, 2) Sevki geciktirme, 3) Hava değişimi. Bu işlemleri gerektiren hastalık ve arızalar bu yönetmeliğin arızalar listesinin C dilimlerinde gösterilmiştir." Anılan Yönetmelik'in Cihan Sevengin'in askere alındığı tarihte yürürlükte olan maddesi şöyledir:"Son yoklamada veya son yoklamadan sonra gönderildikleri sağlık kurullarında yapılan muayeneleri sonucu geçici bir hastalık veya arızaları tesbit edilenlere ertesi yıla bırakma işlemi yapılır."Anılan Yönetmelik'in Cihan Sevengin'in askere alındığı tarihte yürürlükte olan maddesi şöyledir:"Askerliklerine karar verilen yükümlülere, sevkleri tarihine kadar geçecek süre içerisinde, hastalanır veya arızalanırlarsa, askerlik şubelerince gönderilecekleri sağlık kurullarında muayene sonucu alacakları raporlara göre sevki geciktirme işlemi yapılır." Anılan Yönetmelik'in Cihan Sevengin'in askerlik yaptığı dönemde yürürlükte olan maddesi şöyledir:"Askerlik şubelerince birliklerine sevklerinden sonra geçici bir hastalığı tesbit edilen er ve erbaşlara hava değişimi işlemi yapılır." Anılan Yönetmelik'e ekli Hastalık ve Arızalar Listesi'nin "Ruh Sağlığı ve Hastalıkları" üst başlıklı 15 ila maddelerinde ruh sağlığı bozukluklarının farklı çeşitleri A, B, C ve D şeklinde kısımlara ayrılarak ayrıntılı şekilde belirtilmiştir.