Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/5495 E. , 2024/4873 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/5495 Karar No : 2024/4873 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Burdur İl Emniyet Müdürlüğünde 2. sınıf emniyet müdürü olarak gör
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/5495 E. , 2024/4873 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/5495 Karar No : 2024/4873 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Burdur İl Emniyet Müdürlüğünde 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun, 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'la değişik, 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca kadrosuzluk nedeniyle re'sen emekliye sevk edilerek terfi ettirilmemesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun... tarih ve ... kararının iptali ile terfi ettirilmemesi ve emekliye sevk edilmesi nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; dava konusu işlem terfi ettirmeme olarak nitelendirilmiş olmakla birlikte; esasen, salt bir terfi işleminden ziyade öncelikle bir atama(ma) işleminin ve atama işlemine bağlı olarak ve onunla birlikte gerçekleşen bir terfi (ettirmeme) işleminin söz konusu olduğu; uyuşmazlıkta, boş bulunan bir kadroya atama yapma ve yapacağı atamada şartları taşıyanlar arasında tercihte bulunma konusunda idareye geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde yer alması gereken kadro sayısını emniyet hizmetleri sınıfına ait toplam kadro sayısının onbinde 25'i ile sınırlayan hüküm ve 2. sınıf emniyet müdürlüğünden 1. sınıf emniyet müdürlüğüne geçiş koşulları dikkate alındığında, dava konusu işlemin salt bir terfi işlemi olarak değerlendirilmesi düşünülemeyeceğinden, başka bir deyişle 2. sınıf emniyet müdürlüğünden 1. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi durumunun diğer rütbelerin terfilerinden farklı olarak salt kıdem ve liyakat esaslarına bağlı olmaksızın düzenlenmesi ve idarenin bir kadroya atama yapmaya zorlanması mümkün olmadığından, mevzuatın tanıdığı takdir yetkisi kapsamında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; bakılan uyuşmazlıkta, Dairelerinin 31/05/2022 tarihli ara kararı ile davalı idareden "dava konusu işlemin tesis edildiği dönemde 1. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmesi uygun görülenler olup olmadığının açıklanması ile varsa hem davacının hem 1. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi etmesi uygun görülen 2. sınıf emniyet müdürlerinin liyakatlerinin tespitine esas alınabilecek son beş yıllık adli ve idari soruşturma ve ceza bilgileri, performans puanları, varsa sözlü ve yazılı sınav puanları, hizmet içi eğitim puanları, ödül ve başarı belge sayılarını ortaya koyan bilgi ve belgelerin gönderilmesinin" istenildiği; davalı idarenin 21/06/2022 tarihli cevabi yazısının incelenmesinden, 2020 yılı içinde 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinden 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine kimsenin terfi ettirilmediğinin anlaşıldığı; bu durumda, uyuşmazlık konusu terfi döneminde 2. sınıf emniyet müdürlerinin hiçbirinin terfi ettirilmediği göz önünde bulundurulduğunda; davalı idarenin liyakat ilkesinin değerlendirilmesi konusundaki takdir yetkisini subjektif kullandığına dair davacı tarafından hukuken kabul edilebilir nitelikte somut bir delil de ortaya konulamadığı anlaşıldığından, kıdem ve liyakati dikkate alarak terfi edecek personeli belirleme konusunda idareye tanınan takdir yetkisi çerçevesinde tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 5 yıl süreyle bulunduğu rütbeden bir üst rütbeye terfi ettirilmediği için 2020 yılında kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiği, 2016-2020 yılları arasında kıdem ve liyakat yönünden kendisinden daha alt sıralarda bulunanların 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirildiği; ayrıca 1. sınıf emniyet müdürü rütbesinde boş kadro bulunduğu ve terfi için gerekli şartları sağladığı halde, boş kadroya atama (terfi) yapılmamasının ve kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Burdur İl Emniyet Müdürlüğünde 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun, 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'la değişik, 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve...kararıyla terfi ettirilmeyerek re'sen emekliye sevk edilmesi üzerine temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun, 27/03/2015 tarih ve 6638 sayılı Kanun'la değişik, "Terfi ve atama" başlıklı 55. maddesinin birinci fıkrasında, rütbeleri sayılan polis amirleri arasında emniyet müdürüne de yer verilmiş; ikinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiş; üçüncü fıkrasında, her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş; dördüncü fıkrasında, bu rütbelere terfilerin, yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve liyakata göre yapılacağı belirtilmiş; beşinci fıkrasında, kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş; onbirinci fıkrasında, rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullar ayrıntılı bir biçimde düzenlenmiş; onikinci fıkrasında da, 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinde en az bekleme süresini tamamlayanların, terfien 1. sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanabilecekleri kurala bağlanmıştır. Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlenen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri ve atamaları önermek, kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilecek personeli belirlemek veya hizmetine ihtiyaç duyulan personelin görev süresi uzatmak gibi hususlarda, değerlendirme yapmak ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüştür. Öte yandan, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrasında, "Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler." kuralı yer almakta iken; 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle söz konusu fıkra, "Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile hizmet ihtiyacı sebebiyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilirler. Ancak bunlardan, hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin fiili hizmet süreleri aynı usul ile iki yıl uzatılır. Bu şekilde göreve devamı uygun görülenlerin durumu, iki yıl sonra tekrar değerlendirilerek en fazla bir defa daha uzatılabilir, görev süresi uzatılmayanlar ise kadrosuzluktan emekliye sevk edilirler.” şeklinde değiştirilmiştir. Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idarî davaların Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı, dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idarî işlemin yazılı bildirim tarihinin, tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği, dava dilekçelerinin ve bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı; 5. maddesinin birinci fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği; 14. maddesinin üçüncü fıkrasında, dava dilekçeleri üzerinde yapılacak ilk incelemede dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden de inceleneceği; altıncı fıkrasında, ilk incelemeden sonra dava dilekçesindeki eksikliklerin tespiti halinde davanın her aşamasında 15. madde hükümlerinin uygulanacağı; 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde de, 3. maddeye uygun olmayan dava dilekçesinin otuz gün içinde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere reddedileceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen emniyet amirleri ile dördüncü, üçüncü ve ikinci sınıf emniyet müdürlerinin, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları taşımaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile kadrosuzluktan emekliye sevk edilmeleri yasal zorunluluk olarak öngörülmüş; ayrıca söz konusu fıkrada 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen personelden, hizmet ihtiyacı nedeniyle emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile sürelerinin iki yıl uzatılabilmesine imkan sağlanmıştır. 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrasının uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda; emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları taşıyan personelin re'sen emekliye sevk edilebilmesi için, "bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememesi" ön koşul olarak kabul edilmiş olup; bu ön koşulun gerçekleşmesinden sonra, idare tarafından personelin "kadrosuzluk nedeniyle re'sen emekliye sevk edilmesine" veya "hizmet ihtiyacı nedeniyle görev süresinin iki yıl uzatılmasına" karar verildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri de talep ile bağlılıktır. Bu ilke uyarınca, mahkemelerce iptali istenilen idari işlemle sınırlı olarak inceleme yapılması gerektiğinden, talebin incelemeye elverişli olabilecek nitelikte açık ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur. Bu itibarla; dava dilekçesinde, iptali istenilen idari işlemin ve/veya işlemlerin açıkça belirtilmesi ve bu işleme/işlemlere ilişkin hukuka aykırılık iddialarının da açıkça ortaya konulması gerekmektedir. Diğer taraftan, 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasına göre, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak, aralarında "maddi veya hukuki yönden bağlılık" ya da "sebep-sonuç ilişkisi" bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği kurala bağlanmış olup; buna göre, 3201 sayılı Kanun kapsamında tesis edilen "terfi ettirilmeme işlemi" ile "emekliye sevk işlemine" karşı ayrı ayrı dava açılabileceği gibi, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/05/2023 tarih ve E:2022/2768, K:2023/1012 sayılı kararında da belirtildiği üzere, bu iki işlem arasında hukuki bağlılık ve sebep-sonuç ilişkisi bulunduğundan, her iki işlemin aynı dilekçeyle de dava konusu edilebilmesi mümkün bulunmaktadır. Dava dosyasının incelenmesinden; Burdur İl Emniyet Müdürlüğünde 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmediği ve 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca bulunduğu rütbede beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden bahisle re'sen emekliye sevk edildiği, söz konusu kararla davacı hakkında "terfi ettirilmeme" ve "emekliye sevk etme" şeklinde iki farklı işlem tesis edildiği; dava dilekçesinde, söz konusu karar uyarınca "re'sen emekliye sevk edilerek terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin" iptalinin istenildiği; aynı dilekçede, talebin "terfi ettirilerek 1. sınıf emniyet müdürü rütbesinin verilmesi olduğu" ifade edilmiş ise de; dilekçe içeriğinde "terfi ettirilmeyip kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilmesinin" hukuka aykırı olduğunun belirtildiği ve dilekçenin "netice ve talep" kısmında, "terfi ettirilmemesi ve emekli sevk edilmesi" nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının da talep edildiği; dolayısıyla dava dilekçesinde, sadece "terfi ettirilmeme işleminin" mi, yoksa "terfi ettirilmeme işlemi yanında emekliye sevk edilme işleminin" de dava konusu edildiğinin açık ve net olarak ortaya konulmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre, dava dilekçesinde hangi işlemin/işlemlerin (sadece terfi ettirilmeme işlemi mi, yoksa terfi ettirilmeme ve emekliye sevk edilme işlemlerinin mi) dava konusu edildiği hususunun, hukuka aykırılık iddialarıyla birlikte, herhangi bir tereddüte mahal olmayacak bir biçimde, açık ve anlaşılabilir bir şekilde gösterilmediği; dolayısıyla dava dilekçesinin, 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak düzenlenmediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda; 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek verilen davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 07/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.