10. Hukuk Dairesi 2025/8961 E. , 2026/927 K. "" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3705 E., 2025/373 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/35 E., 2024/172 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... .... San. ve Tic. .... .... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetk…
10. Hukuk Dairesi 2025/8961 E. , 2026/927 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3705 E., 2025/373 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/35 E., 2024/172 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... .... San. ve Tic. .... .... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalının 13.04.2018 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP 1.Davalı ... ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ...... .... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde iddia edilen hususları kabul etmediklerini, iş bu davada müvekkil şirketin husumet sıfatı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davanın maddi tazminat yönünden kabulü ile - 743.226,39 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Davanın manevi tazminat yönünden kısmen kabul - kısmen reddi ile - 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkinin talebin reddine" şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... .. .... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı .... San. ve Tic. .... .... nezdinde kaynak/doğrama ustası olarak çalışırken 13.04.2018 tarihinde davalı ... ...San. ve Tic. .... ....’ye ait iş yerinde fotosorter makinalarının olduğu bölüme geçmek üzere yapılan bölüm kapısının kaynatılan metal parçalarını boyamak için yaklaşık 7 metre yükseklikte boyama işi yaptığı sırada çalıştırılan tavan vincinin elinin üzerinden geçmesi sonucu sol el orta parmak ve yüzük parmağında ampütasyon olacak şeklinde yaralandığı, Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun 10.11.2022 tarihli raporlarında; iş kazası nedeniyle davacının maluliyet oranının % 9 olarak tespit edildiği, maluliyet oranın bu şekilde kesinleştiği, Mahkemece alınan 12.11.2023 tarihli 3’lü bilirkişi raporuna göre kazanın oluşumunda davalı ... ... .... unvanlı işverenin sağlık ve güvenliği sağlamak için her türlü tedbiri almadığı, ...’ya iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmesini sağlamadığı, gerekli emniyet tedbirlerinin alınıp alınmadığını denetlemediği, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemediği, tek eliyle tutunmasına gerek kalmayacak güvenli bir şekilde boya yapmasını sağlayacak uygun şartlar sağlamamasından dolayı % 40, davalı ... .. .... unvanlı işverenin sağlık ve güvenliği sağlamak için her türlü tedbiri almadığı, işyerine çalışmak için gelen işçiler ile kendi işçileri arasında gerekli organizasyonu yapmadığı, kendi çalışanlarını bilgilendirmediği,...’in tavan vincini çalıştırmasını engellemediği, çalışanlara uygun talimatlar vermediğinden dolayı % 40, kazalı ...’nın kaza tarihinde 19 yaşında, aklıselim, yaptığı işin tehlike ve risklerini kavrayabilecek durumda biri olarak iptidai koşullarda, yerden yaklaşık 7 metre yükseklikte tek eliyle raydan tutunarak boya yaptığı gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 19. maddesi gereği sağlık ve güvenliğini tehlikeye düşürmeme yükümlülüğünü ihlal ettiğinden dolayı % 20 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, belirlenen kusur durumunun dosya kapsamıyla uyumlu olduğu gerekçesiyle, davalı ..... .... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ..... .... vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Müvekkil şirket fabrikanın bir yerinde bulunan kapının üzerini boyama işi ile ilgili diğer davalı şirket olan .... San. ve Tic. .... .... ile anahtar teslim boya işi ile ilgili anlaşma yapılarak diğer davalıya devrettiğini, iş kazasının meydana gelmesinde sanki müvekkil şirket asıl işverenmiş gibi kusur oranı hesaplanmış ve hatalı kusur oranına itibar edilerek alacak hesap edildiğini, ancak iş kazasının meydana gelmesinde etkili olan tüm eksiklik ve kusurların tamamı işi anahtar teslim olarak alan .... San. ve Tic. .... ....’ye ait olup davalı müvekkil şirkete kusur atfedilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, b.Hükme esas alınan 12.11.2023 tarihli bilirkişi (kusur) raporunda, davacının %20 davalıların ise %80 oranında kusurlu olarak müvekkil şirkete aynı oranda kusur atfedilerek hüküm kurulmasının açıkça yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davalı müvekkil ... ...San. ve Tic. .... .... ile diğer davalı .... San. ve Tic. .... .... arasındaki ilişki asıl işveren-alt işveren ilişkisine değil, işin tamamının bir bütün halinde başkalarına devredildiği işten bu yolla tamamen el çekildiği anahtar teslim olarak anlaşılan bir ilişki olduğunu, ayrıca dosya kapsamında dinlenen tanıklardan da anlaşıldığı üzere söz konusu olayın öğle molası sırasında gerçekleştiğini, davacı kendi çalışma saatleri dışında kendi amirlerinden izin almaksızın öğle arasında tek başına boya işine koyulması suretiyle dava konusu olayın tamamen kendi kusurundan kaynaklı olarak meydana geldiğini, dava konusu olay ile ilgili tüm sorumluluğun diğer davalı şirkete ait olduğunu, kaldı ki hiçbir sorumlulukları bulunmamasına rağmen müvekkil şirketin iş güvenliği ile ilgili tüm işlemlerin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, kabul anlamına gelmemek üzere bu hususta müvekkil şirket ile ilgili iş güvenliği önlemlerinin dosya kapsamında sunulduğunu, 08.03.2018 tarihli vinç muayene raporundan da anlaşılacağı üzere vinç ile ilgili herhangi bir uygunsuz durumun bulunmadığını, vinç çalıştığı anda yüksek ses ve titreşim ile uyarı sesi verdiğini, müvekkil şirket tarafından tüm isçilere iş güvenliği eğitimleri verildiğini, tüm önlemlerin eksiksizce yerine getirildiğini, asla kabul anlamına gelmemek üzere sayın mahkeme aksi kanaatte ise müvekkil şirketin bilirkişi sorumluluğu yine kabul anlamına gelmemek üzere kendi kusuru oranında sorumluluğuna hükmedilmesi gerekir iken müteselsil sorumluluğa karar verilmesi açıkça usul ve yasaya aykırı olup müteselsil sorumluluğun kaldırılması gerektiğini, c.Hesap raporunda alınan verilerin hatalı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ...... .... vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.