11. Hukuk Dairesi 2012/7852 E. , 2013/7934 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... ... .... Asliye Ticaret (... .... Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 02.02.2012 tarih ve 2008/288-2012/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar,
**11. Hukuk Dairesi 2012/7852 E. , 2013/7934 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... ... .... Asliye Ticaret (... .... Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 02.02.2012 tarih ve 2008/288-2012/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalının talebi doğrultusunda yurtdışından Türkiye'ye çeşitli emtiaları taşıma işini üstlendiğini ve bu hizmet karşılığında faturalar düzenlendiğini, davalının fatura bedellerinin 45.542 Euro'luk kısmını ödememesi üzerine aleyhinde başlatılan ilamsız icra takibine haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve davalının icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığından toplam alacak için icra takibi yapılmasının yasaya aykırı olduğunu, talep edilen alacakların bir kısmının zamanaşımına uğradığını, takip sonrası için davacının ... 27. madde gereğince ancak % ... oranında faiz talep edebileceğini, takipte % ... faiz talep edilmesinin de yasaya aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini ve davacının kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki açık cari hesap ilişkisi nedeniyle davacının ticari defter ve kayıtlarından takip tarihi itibariyle davalıdan 45.542 Euro alacaklı göründüğü, davalının ticari kayıtlarında ise davacıya ....576,05 Euro borçlu göründüğü, davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, tarafların ticari kayıtları arasındaki farkın, davacının defterlerinde kayıtlı olmayıp davalının defterlerinde kayıtlı olan davalının davacıya düzenlemiş olduğu hizmet bedeli faturalarından kaynaklandığı, davalının kendisine verilen kesin süre içerisinde hesaptaki farkı oluşturan fatura örneklerini ibraz ettiği ancak bu faturaların davacıya tebliğ edildiğini ispatlayamadığı, davacının alacaklarında zamanaşımı süresinin dolmadığı, taraflar arasında faiz sözleşmesi bulunmadığından ... Konvansiyonu 27. maddesi gereğince davacının yabancı para alacağı olarak talep ettiği alacağına % ... oranında faiz talep edebileceğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalının itirazının iptaline, 45.542 Euro asıl alacağın takip tarihinden itibaren % ... faizi ile birlikte tahsil tarihindeki TCMB efektif satış kuru Türk Lirası karşılığının tahsili için takibin devamına, takibe konu alacak likit olduğundan alacağın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. ...- Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 186.maddesi uyarınca, tarafların tüm delilleri toplanıp inceledikten ve son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra, hakimin, aynı Yasa'nın 298. maddesi uyarınca, kararı gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu 297. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır. Ne var ki, uygulamada Yasa'nın 294/... fıkrası hükmüne dayanılarak, zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağa geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır. İşte bu gibi hallerde, HMK'nın 297'nci maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara uygun olarak gerekçeli kararın yazılması zorunludur. Esasen, kısa karar yazıp tefhim etmekle davadan el çekmiş olan hakimin, artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak yoktur. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması yargılamanın aleniyetine, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa'nın 141. maddesi ile HMK'nın yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Aksi düşünce ve uygulama yargının, yargıcın ve kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz. Somut olayda ise, mahkemece, kısa kararda, "Takibe konu alacak likit olduğundan 45.542 Euro alacağın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 84.252,70 TL nin %40'ı oranında 33.701,08 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline” karar verilmiş iken, gerekçeli kararda "Takibe konu alacak likit olduğundan 45.542 Euro alacağın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 91.115,88 TL'nin %40'ı oranında 36.446,35 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline" şeklinde hüküm kurulduğu görülmüştür. Bu durum karşısında, kısa ve gerekçeli kararlar arasında çelişki oluştuğundan, mahkemece ....04.1992 gün ve 1992/... esas, 1992/... sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı çerçevesinde, bu kısa kararla bağlı kalınmadan, yeni bir kısa ve buna uygun gerekçeli karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir. ...- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (...) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (...) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ....04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.