Başvuru; ceza davasında başvurucunun (sanığın) hazır bulunma talebi reddedilerek ses ve görüntü aktarımı suretiyle duruşmaya uzaktan katılımının sağlanması nedeniyle duruşmada hazır bulunma hakkının, avukatla görüşmesinin kayda alınması nedeniyle müdafi yardımından yararlanma hakkının, somut gerekçe olmadan iletişiminin dinlenmesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin, şartları olmaksızın tutuklanması nedeniyle de kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; ceza davasında başvurucunun (sanığın) hazır bulunma talebi reddedilerek ses ve görüntü aktarımı suretiyle duruşmaya uzaktan katılımının sağlanması nedeniyle duruşmada hazır bulunma hakkının, avukatla görüşmesinin kayda alınması nedeniyle müdafi yardımından yararlanma hakkının, somut gerekçe olmadan iletişiminin dinlenmesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin, şartları olmaksızın tutuklanması nedeniyle de kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurucu, terör örgütü propagandası gösterisine dönüşen etkinliklere katılımının yoğunluğu ve öz yönetim ilanının açıklanmasına katılımı nedenleriyle terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla 25/11/2016 tarihinde tutuklanmış ve hakkında aynı suçtan kamu davası açılmıştır. Yargılamayı yürüten Bitlis Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 22/2/2017 tarihinde düzenlediği Tensip Tutanağı'nda başvurucunun duruşmada Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile hazır edilmesini istemiştir. Yargılamanın ilk celsesinde başvurucu olmaksızın yalnızca tutukluluk incelemesi yapılmış, ikinci celsesinde ise başvurucu SEGBİS ile hazır edilmiştir. Başvurucu duruşmada bizzat savunma yapmak istediğini beyan ettikten sonra savunmasını yapmıştır. Mahkeme yargılamanın bir sonraki celsesinde başvurucunun SEGBİS ile hazır bulundurulması için ceza infaz kurumuna yazı yazmıştır. Yargılamanın üçüncü celsesinde başvurucu olmaksızın yalnızca tutukluluk incelemesi yapılmış, dördüncü celsesinde ise başvurucu SEGBİS ile hazır edilmiştir. Bu celsede Mahkeme, bir tanığın dinlenmesinden vazgeçerek dosyayı esas hakkında mütalaasını sunmak üzere Cumhuriyet savcısına tevdi etmiştir. Mahkeme, yargılamanın bir sonraki celsesinde başvurucunun SEGBİS ile hazır bulundurulması için ceza infaz kurumuna yazı yazmıştır. Yargılamanın beşinci celsesinde başvurucu SEGBİS ile hazır edilmiştir. Cumhuriyet savcısı esas hakkında mütalaasında sanıkların cezalandırılmasını talep etmiş, başvurucu ve müdafilerine diyecekleri sorulmuştur. Başvurucu, önceki savunmalarını tekrar etmiş; başvurucu müdafileri ise başvurucunun bir sonraki celsede duruşmada bizzat hazır edilmesi taleplerini yineleyerek esas hakkında mütalaaya karşı süre talep etmiştir. Mahkeme ise "sanığın segbis ile alınan savunması 667 sayılı KHK hükümleri çerçevesinde geçerli olduğundan bizzat hazır edilmesi talebinin reddine" karar vererek yargılamanın bir sonraki celsesinde başvurucunun SEGBİS ile hazır bulundurulması için ceza infaz kurumuna yazı yazmıştır. Yargılamanın altıncı ve yedinci celselerinde başvurucu olmaksızın yalnızca tutukluluk incelemesi yapılmış, sekizinci celsede başvurucu SEGBİS ile hazır edilmiştir. Başvurucu önceki celselerin tümünde duruşmada bizzat hazır edilme talebini dile getirdiğini belirtmiştir. Başvurucu müdafiine müvekkiliyle görüşememesi nedeniyle esas hakkında savunmasını hazırlaması için yeniden süre verilmiştir. Mahkeme başvurucunun duruşmada bizzat hazır bulunma talebi hakkında herhangi bir karar vermemiş, yargılamanın bir sonraki celsesinde SEGBİS ile hazır bulundurulması için ceza infaz kurumuna yazı yazmıştır. Yargılamanın 28/9/2017 tarihli dokuzuncu ve son celsesinde başvurucu SEGBİS ile hazır edilmiş ve duruşmada bizzat hazır edilme talebini yinelemiştir. Esas hakkındaki savunmalardan sonra Mahkeme yargılamaya son vermiş ve başvurucuyu terör örgütüne üye olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm ederek başvurucunun hükümle birlikte tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucu, hükümle birlikte tutukluluğun devamı kararına itiraz etmiş ancak itirazı 24/10/2017 tarihinde reddedilmiştir. İtirazın reddi kararı başvurucu müdafiine 13/11/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucunun duruşmalara SEGBİS aracılığı ile katılımının neden gerekli görüldüğü hususunda Mahkemenin gerekçeli kararında herhangi bir açıklama yer almamaktadır. Başvurucu, duruşmada hazır bulunma taleplerinin dikkate alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükme karşı kanun yollarına müracaat etmiştir. İstinaf incelemesini yapan Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi 19/2/2018 tarihinde başvurucunun istinaf taleplerinin esastan reddine karar vermiştir. İstinaf Dairesinin başvurucunun duruşmada bizzat hazır edilmemesi şikâyeti yönünden istinaf talebinin reddi gerekçesi şöyledir:"23/7/2016 tarihinde yürürlüğe giren 667 sayılı KHK'nın 6/1-i maddesindeki 'Hâkim veya mahkemenin uygun gördüğü durumlarda, aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle şüpheli veya sanığın sorgusu yapılabilir veya duruşmalara katılmasına karar verilebilir' hükmü gereği, sanığın savunmasının SEGBİS'le alınması savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde kabul edilmemiş..." İstinaf kararının başvurucu tarafından benzer gerekçelerle temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8/10/2018 tarihinde mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar vermiştir. Başvurucu nihai kararı 20/11/2018 tarihinde öğrendikten sonra 21/11/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine karar verilmiştir.