10. Hukuk Dairesi 2023/4837 E. , 2023/6787 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1555 E., 2023/263 K. KARAR : Davalı İmay İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden esastan Ret, Davacılar Yönünden Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 60. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/27 E., 2021/124 K. Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda …
**10. Hukuk Dairesi 2023/4837 E. , 2023/6787 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1555 E., 2023/263 K. KARAR : Davalı İmay İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden esastan Ret, Davacılar Yönünden Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 60. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/27 E., 2021/124 K. Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar ve davalı İmay İnşaat A.Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı İmay İnşaat şirketi vekilinin istinaf itirazının esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf itirazının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar ve davalı İmay İnşaat A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davacılar murisinin 10.10.2017 günü meydana gelen iş kazasında vefat ettiğini belirterek müteveffanın eşi ve çocuğu için 1.000,00 er TL maddi, 200.000,00 er TL manevi tazminatın, anne ve baba için 40.000,00 er TL manevi tazminatın, kardeşi için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Gözde Petrol şirketi cevap dilekçesinde özetle: davalı firmaya husumet yöneltilmesi hatalı olduğunu, zira müteveffanın davalı personeli olmadığını, aralarında hiçbir sebeple iş ilişkisi de bulunmadığını, yine diğer davalı firma ile müvekkil firma arasında ne asıl işveren - alt işveren ilişkisi ne de başkaca bir sözleşmesel ya da harici ilişki mevcut olduğunu, bu sebeple müvekkil aleyhine dava açılmasının hatalı olduğu gibi söz konusu davanın görevsiz mahkeme de açıldığını, davanın Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiği, davalı yan, asfalt boşaltma işlemi sırasında kamyon damperinin yüksek gerilim hattına değmesi sonucunda, elektrik akımının mütevaffanın ölümüne sebebiyet verdiği, bu konuda ceza soruşturması ve yargılamasının sonucunu beklemek, soruşturma dosyasının, iş bu dosya içerisine alınması gerektiği, iş bu dosya içerisinde mevcut olan soruşturma evrakları incelendiğinde “ damperin yüksek gerilim hattına değmediği yönünde tanık ve uzman görüşü mevcut olduğu, davacıların iddialarının gerçeği yansıtmadığı, müvekkilin bahse konu şantiye alanında hiçbir hak ve yetkisi olmadığı gibi sorumluluğunun da olmadığı, müvekkilin diğer davalının asfalt serme işini yüklendiği bahse konu olayda, asfalt taşıma işini yapan bir başka firmanın taşeronu olduğu, davalı firmanın anılan şantiyede hiçbir hak ve sorumluluğa sahip olmadığı, hiçbir hak ve sorumluluğa sahip olmadığı gibi ne personeller ona aittir ne de iş güvenliği ve sağlığı ile ilgili yükümlülüklerin davalı firmaya ait olmadığı, davalı firmaya sadece asfalt getirip, boşaltıp gitmekte olduğu, olayda sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı İmay şirketi cevap dilekçesinde özetle: davacıların yasa ve hukuka aykırı, maddi gerçeklerden ve hukuki dayanaktan yoksun maddi ve manevi tazminat istemleri içeren davalarının ve dava dilekçelerinin içerisindeki açıklamaların; davalı şirketin kaza ile sonuçlanan olumsuz üzüntü verici olayda en ufak bir kusur ve ihmali bulunmadığından davanın reddini talep ettikleri, müteveffa, müvekkil İmay İnşaat Tahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nde ilk olarak 20.09.2016 - 31.12.2016 tarihleri arasında çalışmış daha sonra 11.05.2017 - 31.05.2017 ve son olarak da 01.06.2017'den elim kazanın gerçekleşmiş olduğu 10.10.2017 tarihleri arasında finişer (asfalt serme makinası) ayarcı yardımcısı olarak çalıştığı, ... - Nallıhan karayolu yapım işi ... Büyükşehir Belediyesi'nce ...'ne ihale edildiği, yüklenici ... işi alt yüklenici olarak ...'ne verdiği, alt yüklenici'de işin bir kısmını taşeron olarak davalı İmay İnşaat Tahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne verdiği, isimleri geçen iş sahibi ... Büyükşehir Belediyesi, ... ve ... kazanın oluşumunda sorumlu olabilecekleri, müteveffa, bahsi geçen yol yapım işinin ... ili, Nallıhan ilçesi, Karaköy - Gökçeöz Mahallesi karayolunun 9. kilometresinde asfalt dökümü gerçekleştiği esnada diğer davalı ...'ne ait...plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı bulunan... plakalı dorsedeki asfaltın plent makinasına dökülmesi esnasında etrafta bulunan yüksek gerilim enerji nakil hattından elektrik akımının atlaması sonucunda elektrik akımına kapılarak vefat ettiği iddiası olduğu, olay yerinde cumhuriyet savcısı nezaretinde kollukça tutulan olay yeri inceleme raporu ve fezleke incelendiğinde olay mahalinde bulunan elektrik nakil hatlarında herhangi bir kesiklik ya da kopukluk hali bulunmadığı, olay yeri inceleme raporunda her ne kadar kaza yerine bir elektrik teknisyeninin çağrıldığı, çağrılan elektrik teknisyeni ile gerçekleştirilen ön mülakatta; yüksek gerilim hattında 36.000 W akımın bulunduğu, akımın tele damper kasasının yaklaşması sonucucu da geçebileceğini, tam teması halinde çekici üzerinde hasarın ve zararın daha fazla olabileceğini belirttiği, finişer isimli makineye dökülen hazır asfaltın zift ile karışımından iletkenliği sağlayabileceğini, bu sebeple müteveffanın akıma kapılarak etkilenmiş olabileceğini, gerçekleşen kazada müvekkil şirket kusurlu olmayıp, kusur müteveffa ile birlikte ... Büyükşehir Belediyesi, ..., ..., ..., Türkiye Elektrik İletim A.Ş. ve Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye ait olduğu, müteveffanın gerekli iş güvenliği eğitimlerini aldığı, müteveffarın asfalt serme makinası - finişer kullanma sertifikasına sahip olduğu, uzman olduğu alanda istihdam edildiği, asfalt serim işinin yapılmış olduğu alanda gerekli olan tüm iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun önlemler alındığı, gerçekleşen elim kaza, müvekkil şirketin gözetim ve denetim sorumluluğunun dışında gerçekleştiği, asfalt serim işinin yapıldığı alanda; ... Büyükşehir Belediyesi ve ..., ...'nin yapılan işten sorumlu olan yönetici pozisyonunda bulunan görevlileri bulunmadığı, bunun yanı sıra müvekkil şirketin asfalt serim işinin yapıldığı alanda yetkili finişer operatörü, formeni vd. Alt personeli bulunmadığı, İş sağlığı ve güvenliği açısından müvekkil şirketçe iş sahası üzerinde gerekli denetim mekanizması kurulduğu, davalı şirketçe alınmış olan önlemler tam olduğu, iş kazası nedeniyle davalı şirketin sorumlu tutulabilmesi için kazanın oluşumunda kusuru bulunması gerektiği, davacıya İş.K 77 nci madde uyarınca alması gereken her türlü önlemi alarak; gerekli eğitimleri veren, uyarılarda bulunan, çalışması için gerekli araçları temin eden, nezaret ve denetim görevlerini yerine getiren davalı şirkete izafe edilebilecek hiçbir kusur bulunmadığı, öte yandan bir an için kabul ve ikrar anlamında olmamak üzere belirtelim ki gerçekleşen kazada kusurun tamamı müteveffa işçide olmasına rağmen, istenilen manevi ve maddi tazminat miktarları da fahiş olup felaketi özlenir ve sebepsiz zenginleşmeye yer verecek nitelikte fahiş olduğu, SGK tarafından davacılara gelir bağlanması halinde bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin maddi tazminattan düşülmesi gerektiği iddia edilmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; I)1-Maddi tazminat davasının kabulü ile, A- 352.485,13 TL maddi tazminatın, 10.10.2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, B- 101.834,53 TL maddi tazminatın, 10.10.2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, II)1-Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, a- 120.000,00 TL manevi tazminatın, 10.10.2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...' ya ödenmesine, b- 80.000,00 TL manevi tazminatın, 10.10.2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birliktedavalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, c-30.000,00 TL manevi tazminatın, 10.10.2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, d-30.000,00 TL manevi tazminatın, 10.10.2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, e-10.000,00 TL manevi tazminatın, 10.10.2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... Alandağlı'ya ödenmesine, f- Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı İmay İnşaat A.Ş. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; olayın meydana gelmesinde tüm kusurun işverene ait olduğunu, bu olay sebebiyle davacılara herhangi bir ödeme yapılmadığını, eş ...'ın vefat olayından 37 gün sonra doğum yaptığını, genç yaşta dul kalarak geçinmeye çalıştığını, çocuk Gökhan'ın baba sevgisinden mahrum bir şekilde büyüyeceğini bu olaya sebebiyle anne baba ile kardeşin büyük üzüntü duyduğunu, manevi tazminat miktarlarının yetersiz olduğunu ileri sürmüştür. 2.Davalı İmay İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş., vekili istinaf dilekçesinde özetle; meydana gelen olay sebebiyle TBK'nın 66 ncı maddesi uyarınca sorumluluklarının bulunmadığını, mevzuatın öngördüğü tüm önlemleri aldıklarını, asfalt serme makinesini kullanan müteveffaya gerekli olan tüm sertifikaların alındığını, asfalt serimi yapılan yolun üzerinden geçen orta gerilim hattının bu olaya sebebiyet verdiğini, TEİAŞ ve Başkent Elektrik Dağıtımın bu olayda kusurlu olduğunu, müteveffanın uzman olduğu alanda istihdamda edildiğini, olayın yaşandığı yerde yüksek gerilim hattı uyarı levhasının bulunmadığını, davacı ...'ın evlenme ihtimaline ilişkin oranın hatalı olarak tespit edildiğini, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken esas alınan ücrete fazla çalışma tahakkukların eklenmesinin hatalı olduğunu, kış aylarında fazla çalışma yapılmadığını, tazminat hesabının aktüer sıfatına haiz bir bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, hesap raporunun hatalı olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, manevi tazminat alacağının faiz uygulanmasının da hatalı olduğunu, davacılar sigorta şirketinden herhangi bir ödeme alıp almadıkları hususunun belirlenmediğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların murisi Gökhan Aladağlı'nın davalı İmay İnşaat şirketinde finişer operatörü olarak çalışırken ...-Nallıhan karayolunun Gökçeöz-Karaköy Mahalleleri 9 uncu km'sinde 10.10.2017 tarihinde asfalt serme işi yaparken nakliye işini yapan diğer davalıya ait kamyonun getirdiği sıcak asfaltı finişer makinesinin haznesine boşaltırken yukarıdan geçen orta gerilim hattına kamyonun dorsesinin çok yaklaşması üzerine elektrik akımının kamyon dorsesine atlayıp oradan finişer makinesine gelmesi sonucu kapıldığı elektrik akımı sebebiyle vefat ettiği, SGK müfettiş inceleme raporunda olayın meydana gelmesinde tüm kusurun işveren İmay şirketine verildiği, mahkemece A sınıfı iş güvenliği uzmanı bilirkişi heyetinden alınan raporda olayın meydana gelmesinde davalı İmay şirketi %70 asfalt taşıma işi yapan diğer davalı Gözde Petrol şirketi %20, kamyon şoförü dava dışı ... ise %10 kusurlu bulunduğu, kusur dağılımı dikkate alındığında %100 kusurun müteveffa dışındaki kişilere verildiği, mahkemece kusura yönelik yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu, aktüerya bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın dosya kapsamıyla uyumlu olduğu, eş ... bakımından yapılan %12 evlenme şansı ihtimalinin bulunduğu belirtilerek yapılan indirimde bir hata bulunmadığı, yine ücret bordrolarında müteveffaya fazla çalışma ödemesi yapıldığından hesaplamaya esas ücrete fazla çalışmanın karşılığı olan miktarın eklenmesinde de bir hatanın olmadığı, olayın meydana geldiği tarih, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, kusur oranları dikkate alındığında davacılar lehine hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının düşük olduğu, davacı eş ... için 150.000,00 TL, çocuk Gökhan için 100.000,00 TL, anne ve baba için ayrı ayrı 40.000,00'er TL ve kardeş Dilek için 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle; 1)Davalı İmay İnşaat şirketi vekilinin istinaf itirazının esastan reddi, davacılar vekilinin istinaf itirazının ise kabulüne, hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2 hükmü gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına, 2) Davanın kısmen kabulü ile; a-I-Maddi tazminat davasının kabulü ile, 352.485,13 TL maddi tazminatın, 10.10.2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, 101.834,53 TL maddi tazminatın, 10.10.2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, II)1-Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 150.000,00 TL manevi tazminatın, 10.10.017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...' ya ödenmesine, 100.000,00 TL manevi tazminatın, 10.10.2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birliktedavalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, 40.000,00 TL manevi tazminatın, 10.10.2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, 40.000,00 TL manevi tazminatın, 10.10.2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın, 10.10.2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... Alandağlı'ya ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı İmay İnşaat A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir. 2.Davalı İmay İnşaat A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe C.A. Davacılar ve davalı İmay İnşaat A.Ş. vekillerinin çocuk için hükmedilen maddi ve diğer tüm manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre, “Bölge Adliye Mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir. Mülga 5521 sayılı Kanun'un, 6763 sayılı Kanun 5 inci maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür. 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8 inci maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3 üncü maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362 nci maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir. HMK 362/2 nci maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir.” HMK 366 ncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346 ncı madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. - 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir. Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu Bölge Adliye Mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 - 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.07000 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL’dir. Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla davacılar ve davalı İmay İnşaat A.Ş. vekillerinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. C.B. Davacılar ve davalı İmay İnşaat A.Ş. vekillerinin eş için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davacılar ve davalı İmay İnşaat A.Ş. vekillerince temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurusunun değerlendirildiği, bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar ve davalı İmay İnşaat A.Ş. vekillerinin çocuk için hükmedilen maddi ve diğer tüm manevi tazminatlara yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2. Davacılar ve davalı İmay İnşaat A.Ş. vekillerinin eş için hükmedilen maddi tazminata yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Fazla alınan temyiz harcının ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.