11. Hukuk Dairesi 2022/6871 E. , 2024/2757 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/1274 Esas, 2022/1082 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/348 E., 2020/55 K. Taraflar arasındaki ... (TÜRKPATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince…
**11. Hukuk Dairesi 2022/6871 E. , 2024/2757 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/1274 Esas, 2022/1082 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/348 E., 2020/55 K. Taraflar arasındaki ... (TÜRKPATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, dava konusu markanın tescili istenilen ürünler de dâhil olmak üzere, çeşitli gıda maddelerinde tescilli ve önceki tarihlerden beri kullanılmakta olan çok sayıda "..." ibareli markalarının bulunduğunu, müvekkili tarafından uzun süredir kesintisiz ve fasılasız olarak kullanılan markaların tanınmış hale geldiğini, davalı şirketin 2013/71593 sayılı, "..." ibareli marka başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, müvekkili markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığını, öte yandan müvekkili markalarının tanınmış olduğundan başvurunun 556 sayılı Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK)'nin 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca da reddinin gerektiğini, başvurunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek YİDK'ın 2015-M-837 sayılı kararının iptaline, tescil edilmiş ise dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP