Başvuru, yapılmak istenen basın açıklamasının ve toplantının idarenin yasaklama kararı olduğu gerekçesiyle hukuka aykırı ve orantısız güç kullanılarak engellenmesi, buna ilişkin yürütülen soruşturmanın etkisiz olması nedeniyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ile insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir
Başvuru; yapılmak istenen basın açıklamasının ve toplantının idarenin yasaklama kararı olduğu gerekçesiyle hukuka aykırı ve orantısız güç kullanılarak engellenmesi, buna ilişkin yürütülen soruşturmanın etkisiz olması nedeniyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ile insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir Daha önce kamu görevinden çıkarılmış olan başvurucu Veli Saçılık'ın da aralarında bulunduğu grup, olağanüstü hâl tedbirleri kapsamında gerçekleştirilen işten çıkarmaları protesto etmek ve basın açıklaması yapmak için 1/6/2017 tarihinde Ankara'da Yüksel Caddesi'nde toplanmıştır. Kolluk görevlilerinin düzenlediği 1/6/2017 tarihli tutanağa göre başvuruya konu olayların gelişimi özetle şöyledir: Etkinlikten daha önce haberi olduğu anlaşılan polis, Ankara Valiliğinin tüm etkinlikleri yasaklayan 18/5/2017 tarihli kararı nedeniyle etkinliğe müdahale etmek için toplanılacak alanda güvenlik tedbirleri almıştır. E.Ö.nün saat 35'te basın açıklaması yapmaya başlamasıyla polis; yasaklama kararı nedeniyle eylemin yasal olmadığını, eylemi sonlandırmaları gerektiğini, aksi hâlde kademeli ve orantılı şekilde güç kullanılacağını yaklaşık yirmi kişiden oluşan eylemci gruba ses yükseltici cihazla bildirmiştir. E.Ö.nün ikazlara riayet etmeyip konuşmaya devam etmesi, başvurucu Veli Saçılık'ın da "İşimizi geri istiyoruz/yaşasın açlık grevi direnişimiz." şeklinde slogan atması üzerine polis süpürme işlemi uygulayarak grubu uzaklaştırmaya çalışmıştır. Bu esnada başvurucu Veli Saçılık kendini yere atıp görevlilere sırtını dönmüş, akabinde polise hitaben "Alçak herif, alçaksın sen, işkencecisin sen..." şeklinde söylemde bulunmuştur. Bir müddet sonra slogan atan grup, eylemi sonlandırmıştır. Saat 10'da otuz kişilik grup toplanmış; başvurucu Veli Saçılık'ın basın açıklaması yapmak istemesi üzerine kolluk görevlileri, ses yükseltici cihazla toplantının yasaklama kararı nedeniyle kanuna aykırı olduğunu ifade ederek dağılmaları yönünde grubu ikaz etmiştir. Grubun dağılmaması, başvurucunun slogan atması ve açıklama yapmaya devam etmesi üzerine gruba kademeli olarak güç kullanılmıştır. Bu esnada başka bir istikametten gelen bir grup, müdahaleyi engellemek amacıyla polise yaralayıcı maddeler atmıştır. Bunun üzerine polis, paint olarak tabir edilen mühimmat atan savunma tüfeği (TİP-2) ile biber gazı kullanmıştır. Bu esnada grubu yönlendiren başvurucu, herhangi bir fiziki bir müdahale olmaksızın kendini yere atıp çömelmek suretiyle kendini paint silahının hedefi hâline getirmiştir. Başvurucu, kolluk görevlilerine " ...her tarafıma onlarca ... mermi sıktınız. Hepiniz alçaksınız. Sıkın lan, yine sıkın..." demiş; kalkanlara tekme ve yumruk atmıştır. Grubun polise sözlü tepki göstermesi üzerine başvurucu "Gidin siz, alacak beni gözaltına, yüz tane mermi sıktılar üstüme, her tarafım mosmor oldu, alacak tespit edilecek." şeklinde söylemde bulunmuştur. Akabinde polis, paint silahını kullanmak suretiyle yaya geçişini engelleyen grubu dağıtmıştır. Ankara Valiliği, yasaklamaya dayanak olan 18/5/2017 tarihli kararın kurumun resmî internet sitesinden 24/5/2017 tarihinde kamuya duyurulduğunu belirtmiştir (anılan yasaklama kararı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Adnan Vural ve diğerleri [GK], B. No: 2017/36237, 10/3/2022, § 19). Başvurucu hakkında düzenlenen 1/6/2017 tarihli adli muayene raporuna göre sırtta her iki skapula (kürek kemiği ya da omuz kemiği) üzerinde birer ve skapulalar arasında iki, bel kısmında dört, sol femur (uyluk kemiği) arka kısmında 1,5 cm çapında üç ekimoz ile bel kısmında 6x10 cm çapında kızarıklık tespit edilmiş; raporda yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğunun değerlendirildiği ifade edilmiştir. Başvurucular Veli Saçılık ile Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) farklı tarihlerde, sendika üyeleri ve yöneticilerinin yapmak istedikleri basın açıklamasını ve protesto faaliyetini engelleyen, orantısız güç kullanarak Veli Saçılık'ın yaralanmasına neden olan kolluk güçleri ve sorumlu amirler hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. Başvurucular, polisin Veli Saçılık'a müdahalesine ilişkin kamera kaydını, ulusal basına yansıyan haber ve fotoğraflar ile sağlık raporunu şikâyet dilekçelerine eklemiştir. Başvuruya konu müdahale anına ilişkin yedi farklı görüntü kaydının incelendiği 21/3/2019 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir: Başvurucunun aralarında olduğu grup slogan atarken polis, gösterinin yasak olduğuna dair ihtarda bulunmuş ve akabinde ihtara rağmen dağılmayan grubu alandan uzaklaştırmaya çalışmıştır. Bu esnada polisin itmesi nedeniyle başvurucu yere düşmüştür. Grubun tekrar İnsan Hakları Anıtı'nın önüne gelerek slogan atması ve başvurucunun da açıklama yapması üzerine polis tekrar müdahale etmiştir. Başvurucunun da aralarında olduğu grubun direnmesi nedeniyle polis, kalkanlarıyla grubu uzaklaştırmaya çalışmıştır. Başvurucu Veli Saçılık polisle tartışan bir eylemciyi sakinleştirmeye çalışırken bir grup eylemci polise taş ve şişe atmaya başlamış, bunun üzerine polis paint tabancasıyla müdahale etmiştir. Yaralayıcı madde atan grup ile polisler arasında kalan başvurucu sağ bacağından vurularak yere çökmüştür. Bu esnada görüntülerden tespit edilemeyen polisler yakın mesafeden ve hedef gözeterek başvurucunun vücudunun üst kısmına paint tabancasıyla ateş etmiştir. Başvurucu yere düşmüş, akabinde kullandıkları güç nedeniyle polislere bağırmış ve polis kalkanına vurmuştur. Diğer eylemciler başvurucuyu uzaklaştırmaya çalıştığı esnada polis tekrar yakın mesafeden başvurucunun sırt ve bacaklarına atış yapmıştır. Raporda, başvurucuyu hedef gözeterek ateş eden polisin kask ve yaka numarası tespit edilememesine rağmen teşhise elverişli olabilecek görüntü kayıtları olduğu belirtilmiştir. Cumhuriyet savcılığı başvuruya konu olayla ilgili verdiği 4/8/2017 tarihli kovuşturmaya yer olmadığı kararında, polisin bir suçu sonlandırmak için kanuna dayanan yetkileri çerçevesinde müdahale ettiğini ve zor kullanma yetkisine ilişkin sınırı aşmadığını değerlendirmiştir. Başvurucu Veli Saçılık'ın şikâyeti üzerine yapılan başka bir soruşturmada Cumhuriyet savcılığı, 19/1/2021 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı vermiştir. Anılan kararda, polisin doğrudan paint silahı kullanmayıp ilk olarak uyarıda bulunduğunu, kalabalığın yaralayıcı madde atması ve başvurucunun hakaret ederek polislerin üzerine yürümesi nedeniyle polisin silah kullandığını belirtmiş; saldırılardan korunmak amacıyla güç kullanıldığını değerlendirmiştir. Ayrıca başvurucudaki yaralanmaların hafif olduğu, kullanılan gücün orantılı ve zor kullanma yetkisi sınırları kapsamında olduğu sonucuna varmıştır. Başvurucu Veli Saçılık anılan karara karşı verdiği itiraz dilekçesinde, kolluk görevlilerinin soruşturma dosyasına sunduğu kamera görüntülerinin dakikasının ve saniyelerinde silah kullanan polislerin kask numaralarının çok net göründüğünü belirterek buna rağmen hiçbir işlem yapılmaması nedeniyle soruşturmanın etkisiz yürütüldüğünden yakınmıştır. Hâkimlik, kararların dayandığı gerekçelerin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazı reddetmiştir. Başvurucular Veli Saçılık ve SES nihai hükmü sırasıyla 23/1/2018 ve 14/9/2021 tarihinde öğrendikten sonra 22/2/2018, 11/10/2021 tarihlerinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 2021/51826 numaralı başvurunun 2018/5878 numaralı başvuru ile birleştirilmesine Komisyonca karar verilmiştir. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.