T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:30/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:25/01/2023 DAVA:Maddi Tazminat GEREKÇE TARİHİ:20/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACI…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:30/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:25/01/2023 DAVA:Maddi Tazminat GEREKÇE TARİHİ:20/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı Belediyeye ait ... plakalı ticari araç ile davalıya ait aynı zamanda kendisinin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 26.09.2020 tarihinde Antalya İli Alanya İlçesi ... Mahallesi ... Cadde üzerindeki ... isimli restoranın önünde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, ...'a ait ve ... sevk ve idaresindeki ... araçla ... Mahallesi istikametinden ... istikametine doğru seyrederken ... Caddenin üzerinde ... adlı restoranın önünde direksiyon hakimiyetini kaybederek park halinde bulunan ... plakalı araca çarptığını, ... plakalı aracın çarpmanın etkisiyle davacıya ait ve yine park halinde olan ... plakalı araca çarptığını, ... plakalı aracın yine park halindeki ... plakalı araca çarptığını, kazanın hemen akabinde olay yerine intikal eden polis ekiplerince tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu bulunduğunu ve davacı araç sürücüsünün kural ihlalinin bulunmadığının tespit edildiğini, davacıya ait aracın, karşı araç sürücüsünün tamamen kusuru nedeniyle kazaya uğradığını, söz konusu kaza nedeniyle davacıya ait aracın onarım işlemlerine hemen başlandığını, onarım işlemleri boyunca davacının aracını kullanamadığını, davacının mezkur aracın maliki ve işleteni olduğunu, kaza gören aracı aynı zamanda ticari işleri için kullandığını, davacının aracının çalışamadığı süre boyunca kazancından mahrum kaldığını, davalının kusuru sebebiyle büyük zarara uğradığını beyan ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL hasar bedeli, 100,00 TL değer kaybı, 100,00 TL araç mahrumiyet bedeli ve 319,75 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 619,57 TL tazminatın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı araçta meydana gelen hasara istinaden müvekkili şirket tarafından 19/11/2020 tarihinde 11.302,77 TL hasar bedeli ve 03/12/2020 tarihinde 940,08 TL değer kaybı tazminatı ödendiğini, yapılan bu ödemeler ile müvekkili şirketin başkaca bir sorumluluğu kalmadığını, yetkili mahkemelerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru nispetinde poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine açılan davayı kesinlikle kabul etmediklerini, ... Sigorta'nın müvekkiline ait aracın zorunlu trafik sigortacısı olduğunu, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına aldığını, davacıya ait araçta meydana gelen kazanç kaybından davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmaması gerektiğini, her ne kadar dava dilekçesinde araçta meydana gelen kazaya ilişkin hasar meydana geldiği belirtilmiş ise de araçtaki hasarlı parçaların daha önceden hasara uğramamış parçalar olması, onarım ve yenileme işleminden geçmemiş olması gerektiğinden bahsi geçen kazadan önce araçta herhangi bir hasar kaydının bulunup bulunmadığının araştırılmasının zorunlu olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ... E. ... K. sayılı kararı ile 2918 sayılı kanunun 90. maddesinin 1. cümlesindeki "...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlara..." ve ikinci cümlesindeki "...ve genel şartlara..." ile 92. maddesinin (i) fıkrasının Anayasaya aykırı olduğunu ve iptaline karar verilmiş olması, yeni genel şartlar ile ekindeki formüle göre yapılan tazminat hesaplarının yasal dayanağı kalmaması, yeni genel şartların yürürlüğe girdiği tarih olsa dahi Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası uygulanamayacak olması nedeni ile serbest piyasa şartları değer kaybı hesabına yapılmalıdır. Trafik bilirkişisinin 15/06/2022 havale tarihli raporunda özetle; davalı taraf sürücüsü ...'in 2918 Sayılı Trafik Kanunu Madde 56/1a "Şerit izleme ve değiştirme kuralına riayet etmemek" maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğu, davacı tarafın bir kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Makine mühendisi bilirkişi ...'ın ... tarihli raporuna göre; dava konusu araçta meydana gelen hasarın giderilmesi maliyetinin 17.483,79-TL, serbest piyasa koşullarına göre değer kaybının 7.407,41 TL, muadil araç kira bedelinin 1.500,00 TL olduğu belirtilmiştir. Hasar dosyası kapsamında 11.302,77 TL hasar onarım bedeli ve 940,08-TL değer kaybı bedeli ödemesi yapılmıştır. Davalı sigorta şirketi kazaya neden olan aracın trafik sigortacısıdır. 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile ZMSS poliçesi Genel Şartlarının B.2 maddesi uyarınca rizikonun belge ve bilgileri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 işgünü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya uygun olması, hasar bedelinden, değer kaybından ve ikame araç bedelinden davalılar ... ve ...'in haksız fiil hükümlerine göre ve araç işleten sıfatı ile sorumlu olması, davalı sigorta şirketinin ise hasar bedelinden ve değer kaybından ZMM Genel Şartları hükümleri gereğince sorumlu olması nedenleri ile bilirkişi raporuna davacı tarafça itiraz edilmediği de göz önüne alınarak davadan önce yapılan ödemeler mahsup edildiği, ikame araç bedelinin tazmini talebi yönünden; sigortanın sorumluluğu, sözleşme hukuku ve 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunun gereğince poliçe teminatı ve poliçenin eki olan sigorta genel şartlarıyla sınırlı olup, poliçe teminatı kapsamında olmayan ve sigorta genel şartlarında düzenlenmeyen konularda sigortanın sorumluluğu bulunmaması, trafik kazası nedeniyle oluşan kazanç kaybı ve araç mahrumiyetinden doğan ikame araç bedeli zararına ilişkin tazminat taleplerinin sigorta poliçe teminatı ve sigortanın eki olan sigorta genel şartları kapsamında olmaması, söz konusu zararların yansıma zarar/dolaylı zarar olduğu " gerekçesiyle "davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; 6.181,02 TL hasar bedeli ile 6.467,33 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan 26/09/2020 tarihinden davalı sigorta şirketi yönünden ise 02/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 1.500,00 TL ikame araç bedeli tazminatının kaza tarihi olan 26/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı Sigorta Şirketi yönünden istemin reddine, ekspertiz ücretinin yargılama gideri bölümünde takdirine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme dayanak bilirkişi raporunda yapılan hasar bedeli hesabının hatalı olduğunu, değer kaybı tazminatında Anayasa Mahkemesi kararı ve Yargıtay kararları uyarınca formüle göre değil rayiç bedeller arasındaki fark gözetilerek hesaplama yapılması gerektiğini, araç mahrumiyetine ilişkin hesaplamada aracının onarımında kaldığı sürenin bilirkişi tarafından eksik tespit edilmesi sebebiyle hatalı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, trafik kazasına bağlı araçta oluşan hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyetine dair maddi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf edenin sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50’nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilecek olup, bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi ve buna göre tazminat miktarının hesaplanması gerekmektedir. Yine, kazanın oluş şekline göre değişkenlik göstermekle birlikte, kazalı bir araçta hayatın olağan akışına göre değer kaybı oluşacağı muhakkaktır. Kazalı bir araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı veya oluşan değer kaybının miktarı; aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi, hasarın nitelik ve niceliği vs. gibi hususlara bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Değer kaybı; bahsedilen kriterler göz önüne alınarak, aracın hasarsız hâliyle ve kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki ikinci el piyasa rayiç değeri ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki hâline göre serbest piyasadaki ikinci el piyasa değeri arasındaki farkın tespit edilmesiyle bulunur. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/(17)4-2049 Esas 2021/771 Karar sayılı ilamı) Bilindiği üzere; Hasar halinde, hasar gören orijinal parça, onarımı mümkün değilse orijinal parça ile değiştirilir. Ancak, hak sahibinin onayının alınması veya hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine imkân olmaması halinde hasar gören parça, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilir. Somut olayda; 26/09/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıya ait ... plaka sayılı aracın park halinde iken ... plaka sayılı aracın hakimiyetini kaybederek çarpması nedeniyle oluşan hasar sonucu hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli olmak üzere tazminat talebinde bulunulduğu, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile davalı sigorta şirketi tarafından yapılan kısmi ödeme nazara alınarak 6.181,02 TL hasar bedeli, 6.467,33 TL değer kaybı ile 1.500,00 TL ikame araç bedelinin tahsiline yönelik karar verildiği görülmüşse de dosyadaki mevcut bilirkişi raporunun hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Dava dosyasında yer alan ve makine yüksek mühendisi tarafından hazırlanan ... tarihli bilirkişi raporunda davacının aracında 15 farklı parçanın değişeceğinden bahisle KDV dahil fiyatları ile birlikte kaporta ve boya işçiliği olmak üzere toplam 34.668,45 TL bedelin tespit edildiği, ancak bu bedelin rapor tanzim tarih itibariyle belirlenmesinden bahisle 2 yıl öncesindeki kaza tarihine TUİK verileri uygulanarak 17.483,79 TL hasar bedelinin tespiti yoluna gidildiği, dosyada yer alan ve davalı sigorta şirketi tarafından görevlendirilen ekspertiz tarafından hazırlanan Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem dosyasında bulunan raporda ise davacının aracında kaza nedeniyle hasarlı olan parça ve malzeme sayısının 23 farklı kalemden oluştuğu, orijinal parça fiyatlarının KDV hariç 25.480,86 TL olarak kaza tarihi itibariyle belirlendiği, yine 4.480,00 TL KDV dahil işçilik bedelinin hesaplandığı, sigorta şirketi tarafından ise orijinal parça yerine eşdeğer parça bedeli üzerinden belirlenen KDV dahil bedelin davacıya başvurusu üzerine ödendiği anlaşılmış olup, bu haliyle dosyada yer alan hesaba dair bilirkişi raporunun davalı sigorta şirketi tarafından atanan ekspertiz uzmanınca olay tarihine en yakın tespit edilen orijinal parça bedelleri ile tamamen uyumsuz olması göz önüne alındığında bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı, bu anlamda dosyada ekspertiz raporu ile birlikte oluşan bir çelişkinin söz konusu bulunduğu kanaatine varılmıştır. Öyleyse ilk derece mahkemesince öncelikle alanında uzman bir makine mühendisi ve 2 sigorta eksperi bilirkişiye dosya tevdii edilerek; davacının aracında hasar tazminatı bakımından orijinal parça kullanılmak suretiyle olay tarihindeki KDV dahil işçilik ve parça değerleri tespit edilmesi, taraf vekillerinin itirazları da dikkate alınarak değer kaybı ve araç mahrumiyetine yönelik de daha önceden hazırlanan bilirkişi raporuna yapılan itirazlar kapsamında açıklamalı ve denetime açık rapor tanzim edilerek oluşacak sonuç kapsamında usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/01/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi. 30/12/2025 ...