(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/9856 E. , 2010/654 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı kardeşinin çevresine sürekli borç yaptığını, bu borçların ödenmesi için davalıya para verdiğini ve karşılığında t…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/9856 E. , 2010/654 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı kardeşinin çevresine sürekli borç yaptığını, bu borçların ödenmesi için davalıya para verdiğini ve karşılığında teminat olarak 7.7.1997 vade tarihli 10.000 DM bedelli ve 15.9.1997 vade tarihli 13.500 DM.bedelli bonolar aldığını, ancak borcunu ödememesi üzerine alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi yaptığını,itiraz üzerine takibin durduğunu, yapılan takibe vaki haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınmasını talep etmiştir. Davalı, davacıya borcu olmadığını, ayrıca takibe konu senetlerin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı kardeşi olan davalıya borç verdiğini, karşılığında teminat olarak 7.7.1997 vade tarihli 10.000 DM bedelli ve 15.9.1997 vade tarihli 13.500 DM.bedelli bonolar aldığını iddia ederek karz hukuki ilişkisine dayanmıştır. Yargılama aşamalarında Mahkemece verilen ilk kararda dava konusu bonoların zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; davacı tarafından bu kararın temyiz edilmesi üzerine, yapılan temyiz incelemesi sonucu taraflar arasında karz ilişkisinin bulunduğu, karz hukuki ilişkisine dayalı alacakların zamanaşımı süresinin BK.125 maddesinde yazılı olduğu üzere 10 yıl olduğu ve olayda henüz zamanaşımı süresi dolmadığı, takibin dayanağı bonoların davalı aleyhine HUMK. 292 maddesi 2009/9856-2010/654 hükmüne uygun olarak yazılı delil başlangıcı niteliğinde kabul edilerek, davacıdan tanık dahil tüm delileri varsa davalının karşı delilleri istenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sırasında davacı ve davalı tarafın göstermiş oldukları tanıkların beyanlarına başvurulmuştur. Tarafların yakın akrabaları olan davacı tanıkları ... ve ... ’in beyanları itibariyle davalının aşırı harcama yaparak çevresine sürekli borçlandığı, davalının bu borçlarının kendileri ve davacı tarafından ödendiğini ifade ettikleri, ayrıca davalı tanığı Tanık ...’ın beyanlarında davalının davacıdan borç aldığını kendisine söylediğine dair diğer tanık beyanları ile uyumlu ifadeleri tüm dosya kapsamı itibariyle bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının tanık beyanları ve imzası inkar edilmeyen yazılı delil başlangıcı niteliğindeki belge ile iddiasını ispatladığı kabul edilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi yerine yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. 2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının istek halinde hem davalıya hemde davacıya iadesine, 26.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.