Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/354 E. , 2024/6807 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/354 Karar No : 2024/6807 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine ilişkin kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Van ili, G
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/354 E. , 2024/6807 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/354 Karar No : 2024/6807 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine ilişkin kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Van ili, Gevaş ilçesi, ... Mahallesi ... ada ... nolu parselde bulunan ağaçlarının, davalı idare tarafından Gevaş sulama hattı çalışmasının başlatılması nedeniyle eski sulama kanalının bozularak su akışı sağlanmadığı, 2012 ve 2013 yıllarında su akmaması nedeniyle zarara uğramasında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek 41.202,42 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Onuncu Dairesinin 20/09/2021 tarih ve E:2016/2132, K:2021/4117 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak yapılan incelemede davaya konu bölgede tarımla uğraşanların kadimden beri kullandığı sulama kanalında davalı idarenin yaptığı çalışma nedeniyle su akışının kesildiği ve bu nedenle sulama yapılmaması nedeniyle zarar meydana geldiği, dava konusu taşınmaza su sağlayan sulama kanalının davalı idare sorumluluğunda olduğu, dava konusu olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu, Mahkemelerince mahallinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda davacının zararının 17.374,10 TL olarak belirlendiği, bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte bulunarak davacının maddi tazminat isteminin 17.374,10 TL'sinin kabulüyle idareye başvuru tarihi olan 23/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda uğranılan zararın eksik belirlendiği, yeterli ve gerekli inceleme ve araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile verilen kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, idarelerinin kusuru bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda esas alınan ürün birim fiyatlarının ve verimlerinin yüksek, yarar kalemlerinin ise düşük olarak belirlendiğinden bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte ve yeterlilikte olmadığı, davacı ile aralarında sulama suyu sözleşmesi bulunmadığı, davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı tarafından, Van ili, Gevaş ilçesi, ... Mahallesi ... ada ... nolu parselde bulunan ağaçlarının, davalı idare tarafından Gevaş sulama hattı çalışmasının başlatılması nedeniyle eski sulama kanalının bozularak su akışı sağlanmadığı, 2012 ve 2013 yıllarında su akmaması nedeniyle zarara uğramasında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek 41.202,42 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edilebilmesi için ortada bir zararın bulunması ve bunun idareye yüklenebilen bir işlem veya eylemden doğması; başka bir deyişle zararla idari faaliyet arasında illiyet bağının bulunması gerekir. Bu koşullardan birisinin yokluğu halinde idarenin tazmin sorumluluğu ortadan kalkacaktır. İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle tam yargı davası açılabilmesi için, zarara sebep olan eylemin ve maddi olayın idariliğinin ve yol açtığı zararın kesin olarak ortaya çıkması zorunludur. Olay tarihinde yürürlükte bulunan, 6200 Sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Vazife ve Salahiyetler" başlıklı 2. maddesinde; "Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğünün vazife ve salahiyetleri şunlardır: a) Taşkın sular ve sellere karşı koruyucu tesisler meydana getirmek, b) Sulama tesislerini kurmak, sulama sahalarında mevcut parsellerin tamamını veya aksamını gösterir harita ve planları yapmak veya yaptırmak ve icabı halinde kadastrosunu yaptırmak...g) Yukardaki fıkralarda yazılı tesislerin (Çalıştırma, bakım ve onarım dahil) işletmelerini sağlamak..." hükmü yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava dosyasının incelenmesinden, bakılan davada İdare Mahkemesince, dava konusu taşınmazda ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyası kapsamında inşaat, ziraat mühendisi ve fen bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda; ... ada ... nolu parselde yer alan taşınmaz üzerinde yapılan incelemede taşınmazın üst kısmından geçen betondan yapılmış bir sulama kanalı olduğu ancak su kanalından herhangi bir su geçişinin olmadığı, taşınmaz üzerinde bulunan meyve ağaçlarının bazılarının kuruduğunun tespit edildiği, tüm zararların toplamının ise 41.202,42 TL olduğu, İdare Mahkemesince 21/04/2022 tarihinde dava konusu taşınmazda gerçekleştirilen keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda ise davacının 17.374,10 TL zararının olduğu belirlenmiştir. Mahkemece yapılan ara kararı neticesinde davalı idare tarafından verilen cevabi yazıda; dava konusu taşınmazların bulunduğu alanın Gevaş Sulama Birliği Başkanlığının sulama alanı içerisinde kaldığı, Gevaş Sulamasının 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu hükümleri gereğince 24/01/2008 tarihinde Gevaş Sulama Birliği Başkanlığına devredildiği ancak Gevaş Sulama Birliği Başkanlığının 05/02/2016 tarihinde almış olduğu meclis kararı doğrultusunda sulama birliğinin feshedildiği, fesih işlemi sonrasında işletme bakım ve onarımının idarelerine geçtiği, davacının taşınmazlarının akışı kesilen sulama kanalından istifade edip etmediği ile ilgili idarelerinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, Gevaş Sulamasının fesih tarihi olan 2016 yılından itibaren tarife uygulanmadığı, tarife uygulanmayan sulamalarda mesaha ve tahakkuk işlemleri yapılamadığı için hiçbir çiftçiyle su kullanım anlaşması veya sözleşmesi imzalanmadığı, idarelerinin arşivinde sulama suyu talebinin, yaşanılan sorunun giderilmesine yönelik herhangi bir başvurunun bulunmadığı, ilgili bölgeye 2013 yılından itibaren vatandaş talepleri doğrultusunda motopomp ile sulama taleplerinin şifahi olarak alındığı, davacının taşınmazının bu yöntemle sulanıp sulanmadığına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, su akışının hangi tarihte kesildiği ve taşınmazlarda bulunan ürün ve ağaçların hangi tarihten itibaren kurumaya başladığına ilişkin idarelerinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, ilgili bölgede faal bir Sulama Birliği bulunmadığı, sulama sistemi imalatının 2021 yılı içerisinde tamamlandığı bildirilmiştir. Bu durumda, Mahkemece yapılan ara kararına verilen cevabi yazıdan da anlaşılacağı üzere davalı idare ile davacı arasında sulama suyu kullanımı noktasında herhangi bir sözleşme bulunmaması, yaşanılan sorunun giderilmesine yönelik herhangi bir başvurunun bulunmaması göz önünde bulundurularak dava konusu zarar ile idarenin hizmeti arasında uygun illiyet bağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabul, kısmen reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE, 2. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kabule ilişkinin kısmının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/12/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.