11. Hukuk Dairesi 2011/3214 E. , 2011/6602 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kuşadası 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.11.2008 gün ve 2007/111 - 2008/314 sayılı kararı bozan Daire’nin 29.11.2010 gün ve 2009/6152 - 2010/12110 sayılı kararı aleyhinde davalılar ..., İsmail Karabacak ve ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzen…
**11. Hukuk Dairesi 2011/3214 E. , 2011/6602 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kuşadası 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.11.2008 gün ve 2007/111 - 2008/314 sayılı kararı bozan Daire’nin 29.11.2010 gün ve 2009/6152 - 2010/12110 sayılı kararı aleyhinde davalılar ..., İsmail Karabacak ve ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili kooperatifin eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların, kooperatif ortağı olmayan iki kişinin arsasını kooperatife ait gibi göstererek, 108 konut yerine 110 konut için inşaat ruhsatı alıp 2 konutun giderlerini kooperatif kasasından ödediklerini ileri sürerek, şimdilik 15.000,00 YTL’nın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davacı kooperatif ile dava dışı arsa malikleri Aysel Yıldıran ve Remzi Yıldıran arasında 13.11.1992 tarihli inşaat sözleşmesi imzalanıp kooperatifin 110 konut yapmayı ve 55’ni arsa maliklerine vermeyi taahhüt ettiğini, sözleşmeden sonra parsellerin ifraz gördüğünü, arsa maliklerinin 2670 nolu parseli sözleşmeden sonra dava dışı Lütfi Suyolcu ve E.Semra Kutluay’a satıp tapuda devrettiğini, bu kişilere verilen 2 konutunda ilk sözleşmede arsa maliklerine verilmesi kararlaştırılan konutlar arasında olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, dava konusu 557-558-559 parsel sayılı taşınmazlar üzerine 110 konut yapılması ve bunun % 50 sine karşılık gelen 55 adet konutun arsa sahiplerine bırakılmasına karar verildiği, dava konusu iki adet bağımsız bölümün bulunduğu arsanın sözleşme tarihinden sonra dava dışı Lütfi Suyolcu ve...’a satıldığı, daha sonra taşınmazda tevhit ve ifraz işlemi yapılmak suretiyle taşınmazın 2670, 2671 ve 2672 parsel numaralarını aldığı, bundan sonra 2671 parsel için aynı tarihte 65 ve 63 adet konut yapımı için iki adet farklı inşaat ruhsatı alınmış olduğu, 2670 parsel sayılı taşınmazı satan arsa sahipleri ile bu taşınmaz üzerine yapılacak inşatla ilgili 02.04.1993 ve 14.04.1993 tarihli iki adet protokol düzenlendiği, taraflar arasındaki sözleşme gereğince kooperatif tarafından 2670 parsel üzerine iki adet, 2671 parsel üzerine 63 adet, 2672 parsel üzerine ise 45 adet olmak üzere toplam 110 adet konut inşa edildiği, arsa sahiplerine bırakılması kararlaştırılan 2670 parsel üzerindeki iki adet bağımsız bölümün 3. şahıslara satıldığı ancak sözleşme gereğince ve halefiyet kuralları gereğince davacı kooperatifin bu inşaatları tamamlama yükümlülüğünün devam ettiği gerekçesiyle davacının davasının reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur. Davalılar ..., İsmail Karabacak ve ... vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar ..., İsmail Karabacak ve ... vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar ..., İsmail Karabacak ve ... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 31.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.