T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:23/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:30/11/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:23/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:23/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:30/11/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:23/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili davacı ...'ın davalı ... A.Ş.'ye sipariş verdiği iplikler için önceden avans niteliğinde çekler verdiğini, dava konusu ...bank A.Ş. Denizli Sanayi Şubesi, ... hesap numarasına ait keşideci müvekkili, lehtarı davalı ... A.Ş. olan ... nolu 28.04.2016 tarihli 94.000,00-TL bedelli çeki de bu amaçla avans olarak verdiğini, davalı şirket hesabına borç kaydedildiğini, çeklerin ödeme amaçlı verilen çekler olmadığını, davalı şirketin, müvekkili şirkete bu çeklere istinaden iplik göndermesi gerekir iken göndermediğini, çekleri de iade etmediklerini, bu hali ile dava konusu çeklerin bedelsiz kaldığını, kaldı ki davalı şirketin hali hazırda ... Esas sayılı dosyasında iftas erteleme talebinde bulunduğunun öğrenildiğini, davalı şirket sipariş konusu iplikleri testim edemeyeceğini ve çekleri iade edeceğini yazılı olarak bildirmiş ise de hali hazırda çekleri iade etmediğini, çeklerin tarihinin de yaklaştığını, zorunlu olarak dava açmanın zorunlu olduğunu, dava konusu çek aynı adreste faaliyet gösteren ... Ltd. Şti.'ye bu şirket tarafından da ... Tekstil Ltd. Şti.'ye avans olarak verildiğini, davalı ... şirketi tarafından da tahsil amaçlı davalı bankaya verildiğini, davalı bankanın meşru hamil olmadığı gibi müvekkilin bu çekten dolayı borçlu olmadığını bilen durumda olduğunu, dava konusu çekin avans olarak verilen çek olması sebebi ile müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitini talep etmenin zorunlu olduğunu, bu nedenlerle öncelikle dava konusu çekin bankaya ibrazı halinde davalılara ödenmemesi ve icra takibine konulmaması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, sonuç olarak davanın kabulü ile dava konusu çekten dolayı müvekkili şirketin davalılara borçlu olmadığının tespitini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... Bank vekili; davacı şahsa ait dava konusu 94.000,00-TL tutarlı, 28.04.2016 keşide tarihli ... Bankası Sanayi Denizli Şubesi'nin ... seri numaralı çekin müvekkili bankanın kredili müşterisi olan davalılardan ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından kendisinin kullanmış olduğu kredi borcu nedeniyle tahsilinde mahsup edilmek üzere müvekkili bankaya teslim edildiğini, müvekkili banka tarafından söz konusu çekin takas merkezi aracılığıyla keşidecinin bankasına ibraz edildiğini, Mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına istinaden işlem yapılamadığını, davacı tarafın, müvekkili bankanın meşru hamil olmadığı iddasının kabul edilemeyeceğini, bilindiği üzere kıymetli evrak hukukunun en temel ilkesinin mücerretlik ilkesi olduğunu, bu nedenle çekin verilmesine neden olan temel ilişkinin müvekkili banka tarafından araştırılması ve/veya bilinmesinin hukuken gerekli olmadığından davacının davasını müvekkili bankaya yönlendirmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu çekte müvekkili bankaya çeki ciro ile teslim eden ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'den başka ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti., ... San. ve Tic. A.Ş.'nin ciroları bulunduğunu, müvekkili bankanın kendisine borcundan dolayı çeki ciro ederek teslim eden ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin diğer sayılan şirketlerle aralarındaki ilişkiyi bilmek zorunda olmadığını, davanın müvekkili banka ile bir ilgisi bulunmadığı açık olup, iyi niyetli tacir olarak davranan, tahsilinde kredi borcuna mahsup edilmek üzere kendisine ciro ile devredilen çek ile ilgili davanın müvekkili banka yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili banka iyi niyetli tacir/hamil olup söz konusu iddiaların tarafı ve muhatabı olmadığını, öncelikle davacının basiretli bir tacir gibi davranması, kambiyo senedi düzenlerken bunun hukuki sonuçlarını bilmesi ve tedavüle çıkan kıymetli evrakta iyiniyetli 3. kişilerin de hak sahibi olacağını ve dava konusu çekin mücerretlik ilkesine tabi olduğunu bilmesi gerektiğini, davanın sadece çeki verdiği diğer davalıya (... San. ve Tic. A.Ş.) yönlendirmesi gerektiğini, müvekkili bankanın iyiniyetli meşru hamil olduğundan dava konusu çekle ilgili verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, davanın müvekkili banka yönünden öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddini, sonuç olarak müvekkili banka hakkında açılan dava yasal dayanaktan yoksun, haksız, hukuka aykırı olduğundan reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ... San. Tic. A.Ş. İflas Dairesi vekili; dosya davalılarından müflis ... San. Tic. A.Ş. hakkında 26/10/2016 tarihinde Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından iflas kararı verildiğini, 1. alacaklılar toplanması yapılarak iflas idaresi seçilmiş ancak iflas kararı kesinleşmediğinden henüz İİK'nın 237. maddesi uyarınca 2. alacaklılar toplanması yapılmadığını, iflas kararı verilen Mahkeme dosyası henüz taraflarınca incelenemediğini, eğer davacı bu dosyada müdahil durumunda ise ve kayyım atandığından haberdar olmuşsa artık müflis şirket yetkililerince verilen "ipliklerin teslim edilmeyeceği ancak çeklerin iade edileceği" yönündeki beyanlarının da bir geçerliliği olmadığını biliyor olması gerektiğini, artık yetkisi bulunmayan kişilerce verildiği iddia edilen sözlere dayanılarak işlem yapılmasının da mümkün olmadığını, müflis ... San. Tic. A.Ş'.nin 2016 yılının Nisan ayında iflas erteleme talebinde bulunmasının ardından şirket yetkililerinin FETÖ/PYD 'ye yönelik soruşturma kapsamında tutuklanması talep edilmiş olup yargılamaların devam ettiğini, şirketlerin ise bir yandan iflasına karar verilmiş öte yandan yönetim ve denetiminin TMSF’ye devredildiğini, huzurdaki dava iflastan önce açılmış olmakla gerek iflas idaresi gerekse de müflis şirket işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, HMK’nın 124/4. maddesi uyarınca davanın açılmasına sebebiyet vermeyen tarafın mahkeme masraflarından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davanın davalı müflis şirket yönünden İİK'nın 194. maddesi uyarınca ikinci alacaklılar toplanmasından 10 gün sonrasına dek durdurulmasını, müflis şirket yetkilileri hakkında yürütülen FETÖ/PYD soruşturmasının davanın sonucunu etkileyecek olması nedeniyle sonucunun bekletici mesele yapılmasını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, müvekkili iflas idaresi davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalıların cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...dava konusu çek üzerinde yukarıda anlatıldığı gibi bir kayıt bulunmadığı, çekteki cironun rehin ya da tahsil cirosu olmayıp temlik cirosu olduğu, TTK'nın 818/e maddesi atfıyla 687 maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olan davalı temlik alan varlık şirketine karşı ileri sürülebilmesinin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalı varlık şirketinin çekin iktisabında borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacının hiçbir delil ibraz etmediği, davalı varlık şirketinin ve davalı ... Tekstil San ve Tic. Ltd Şti'nin iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve yetkili hamil olarak çekleri temlik cirosu ile devraldıkları anlaşılmakla ... Yönetim A.Ş. ve ... Tekstil San ve Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalı ... ve ... şirketleri yönünden yapılan değerlendirmede, müflis ... açısından; denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, davalıya ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, dava konusu çekin davalı defterinde işli olup taraflar arasında bulunan ticari ilişkinin 2015-2016 yıllarında davacı tarafından yapılan ön ödemeler - sipariş avansları şeklinde gerçekleştiğinin davalı defterlerinden anlaşılmakta olduğu; yine dosyada mevcut taraflar arasında düzenlenmiş satış sipariş formunda dava konusu çekin sipariş avansı olarak yer aldığı, 09.04.2016 tarihli yazısında ise dava konusu avans olarak aldığı çekin iplik teslimatının gerçekleştirmediği için iade edileceğinin bildirildiği, dolayısıyla çek bedeli karşılığında mal veya hizmet temin edilmediği, bu haliyle davacının çekin bedelsiz kaldığı yönündeki iddiasının ispatlandığı anlaşılmakla davacının davalı müflis ... ve ... şirketleri hakkındaki davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. İİK'nun 72/4 maddesi hükmü "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir talebi kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde % 20'den aşağı tayin edilemez." düzenlemesini içerir. Somut olayda, ihtiyati tedbir nedeniyle davalı varlık şirketinin alacağına geç kavuştuğu gözönüne alınarak yasal şartları oluştuğu kanaatiyle tazminata hükmedilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi ve bilirkişi incelemesinde davalı ... Tekstil şirketi tarafından dava konusu çekin bankaya teslimine dair belge celp edilmeden karar verildiğini, davalı banka ve davalı ... Tekstil'in çekte meşru hamil olmadığını, bedelsizlik şahsi defilerinin tahsil cirosu ile hamil olan bankaya karşı da ileri sürüldüğünü, davalı ... Tekstil Şirketi'nin de bu çeki geri iade edeceğini kabul ettiğini, buna dair davalı ... Şirketi'ne yazı verdiğini, bu belgenin de dava dilekçesine ekli olarak sunulduğunu, çek teslim bordosu incelenmeden sadece çekin üzerindeki ciroya bakılarak hüküm verilmesinin yerinde olmadığını, çek teslim bordosunun delil mahiyetinde olduğunu, Yargıtay kararlarında da işaret edildiği gibi cironun gerçek mahiyetini gösteren belge niteliğinde olduğunu, Yargıtay kararlarında da açıkça işaret edildiği üzere çekin üzerindeki cironun değil bankanın dekontunda yazılı açıklamanın delil olduğunu, dosyaya çek teslim bordosu celp edilmeden karar verilmiş olmasının yerinde olmadığını, dava konusunun menfi tespit davası olduğundan müvekkili davacı yönünden nispi vekalet ücretinin yerine maktu vekalet ücretin taktirinin de yerinde olmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, ticari satıma ve kambiyo senetlerine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Kambiyo senedinin mülkiyeti ile birlikte senetten doğan hakları karşı tarafa devretmek amacıyla yapılan ciroya temlik cirosu denir. Temlik cirosu ile ciranta artık senedin nihai alacaklısı sıfatını kaybeder ve ciro yaptığı şahsa ve ondan sonra gelecek olanlara karşı sorumlu olur. Ciro şerhinde, cironun hangi amaçla yapıldığı anlaşılmıyor ise temlik için yapıldığı kabul edilir. Cironun temlik dışında, başka bir amaç için yapıldığını iddia eden taraf iddiasını ispat ile mükelleftir. Ancak TTK’nın 688/1 ve 689/l. maddelerinde ciro şerhinin bulunmadığı durumlara ilişkin düzenlemeler de mevcut olup anılan madde hükümlerine göre tahsil veya rehin cirosu ile senedi devralan kişinin yaptığı ciro tahsil cirosu hükmündedir. Kambiyo senedi alacaklısı, senet bedelini bizzat tahsil etmek zorunda değildir. Bu gibi durumlarda alacaklı, kendisine bir temsilci atayarak senet bedelinin tahsilini sağlayabilir. Bu yolla yapılan ciroya tahsil cirosu denir. Tahsil cirosu açık veya örtülü (inançlı) yapılabilir. Açık tahsil cirosu, vekalet kaydının açıkça yer aldığı cirodur. Bunun için ciro şerhinde “bedeli tahsil içindir”, “vekaleten”, “kabz içindir” veya vekaleti gösteren başka herhangi bir kaydın bulunması gereklidir. Açık tahsil cirosunun sadece teşhis fonksiyonu vardır. Senedin mülkiyetine ve senetten doğan alacaklara ciranta (tahsil cirosu ile devreden) sahip olduğundan temlik fonksiyonu bulunmamaktadır. (Bknz. YargıtayHukuk Genel Kurulu'nun 2019/(19)11-59 Esas ve 2022/46 Karar sayılı ilamı) Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafca, davaya konu ... bank A.Ş. Denizli Sanayi Şubesi, ... hesap numarasına ait keşidecisi davacı, lehtarı davalı ... A.Ş. olan ... nolu 28.04.2016 tarihli 94.000,00-TL bedelli çekin davalı ... Ltd. Şti.'ye, bu şirket tarafından da ... Tekstil Ltd. Şti.'ye avans olarak verildiği, davalı ......Ltd. Şti. tarafından da tahsil amaçlı davalı bankaya verildiği, mal teslimi yapılmadığından çekin bedelsiz olduğu, bedelsizlik şahsi defilerinin tahsil cirosu ile hamil olan bankaya karşı da ileri sürülebileceği, bu sebeple çekte yer alan ciro tahsil cirosu niteliğinde olduğundan ve çek bedelsiz olduğundan davacı yanın çek sebebiyle davalı şirketler ile davalı bankaya borçlu ve sorumlu olamayacağı iddia edilerek eldeki menfi tespit davası ikame edilmişse de; dava dosyasında davaya konu çek suretinin bulunmadığı gibi İlk Derece Mahkemesince bu hususta dava dışı muhatap bankaya müzekkere yazılarak davaya konu çekin ödenip ödenmediği, ibraz edilip edilmediği, ibraz edildi ise kim tarafından ibraz edildiği ve çekin bir suretinin gönderilmesi hususunda bilgi ve belge istenilmediği, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince davaya konu çek üzerinde kayıt bulunmadığı belirlenmişse de; dosya kapsamında çek sureti bulunmadığından davalı bankanın davaya konu çek üzerindeki cirosunun bir kayıt içerip içermediği ve cironun niteliğinin de denetlenemediği, yine davalı banka tarafından dosya kapsamına sunulan cevap dilekçesinde çekin davalı bankanın kredili müşterisi olan davalılardan ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından kendisinin kullanmış olduğu kredi borcu nedeniyle tahsilinde mahsup edilmek üzere davalı bankaya teslim edildiği beyan edilmişse de; İlk Derece Mahkemesince bu hususta da hiç bir araştırma ve inceleme yapılmadığı, davalı banka ile davalılardan ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında kredi ilişkisi bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, davaya konu çeke ilişkin çek tevdi bordrolarının celp edilmediği, davalı banka tarafından davaya konu çeke ilişkin alacağın tahsili amacıyla girişimlerde bulunup bulunmadığı ve yine davaya konu çekin takibe konu edilip edilmediği hususlarının belirlenmediği, ayrıca davacı vekili tarafından dava dilekçesine eklenen 12/10/2015 tarihli ve... bordro numaralı çek tevdi bordrosunda davalılar ... A.Ş. ile ... Ltd. Şti.'nin kaşe ve imzalarının bulunduğu, ancak söz konusu çek tevdi bordrosu da ilgili bankadan getirtilerek incelenmediğinden çekin hangi davalı tarafından davalı bankaya ciro edildiği ve cironun niteliği hususunda bir tespit yapılması mümkün olmadığından İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm tesis edilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş yukarıda açıklanan hususlarda eksikliklerin giderilmesi hususunda müzekkereler yazılıp akabinde dosya arasına alınan bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamı itibariyle inceleme ve değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuç dairesinde karar tesis etmekten ibarettir. Davacı vekilince her ne kadar davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmemesi hususu istinaf istemi olarak ileri sürülmüşse de; İlk Derece Mahkemesince davacı lehine nispi vekalet ücreti takdir edildiğinden davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/11/2022 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.23/12/2025 ...