2. Hukuk Dairesi 2022/584 E. , 2022/2433 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı-davalı erkek tarafından açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenin…
**2. Hukuk Dairesi 2022/584 E. , 2022/2433 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı-davalı erkek tarafından açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası ile davalı-davacı kadının aynı hukuki nedene dayalı birleşen boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda; ilk derece mahkemesince erkeğin davasının reddine ve kadının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın ferilerine hükmedilmiştir. Hükme karşı erkek tarafından her iki dava yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuş ve bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm yukarıda belirtilen nedenlerle temyiz edilmiştir. Bölge adliye mahkemesi, boşanmaya sebebiyet veren ve gerçekleşen olaylarda erkek eşin tam kusurlu olduğuna hükmetmiştir. Erkek eş, dilekçelerinde “sadakatsizlik” vakıasına dayanmış ve delil olarak telefon mesajı ekran görüntüsü ile internet arama geçmişi ekran görüntülerini sunmuştur. Davalı-davacı kadın, erkeğin sunduğu delilleri kabul etmediğini belirterek delillerin hukuka aykırı olarak elde edildiğini iddia etmiştir.Davalı-davacı kadın, birleşen dava dilekçesinde telefonunu babasına verdiğini ve babasının da kendisinin de bulunduğu ortamda eşine verdiğini söyleyerek delillerin elde edilişi konusunda erkeğin beyanları ile örtüşen beyanda bulunmuştur. Bu durumda, erkeğin dosyaya sunduğu delillerin elde edilişinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Dosya kapsamındaki kadının aynı işyerinde çalışan bir erkek ile mesajları, internet arama geçmişi ve aynı şahıs ile hayatın olağan akışına aykırı, 1739 saniyeye varan uzun süreli telefon görüşmeleri birarada değerlendirildiğinde kadının güven sarsıcı davranışlarının olduğu sabittir. Bu halde, taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunmaktadır. Olayların akışı karşısında davacı-davalı erkek de dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, erkeğin davasının da kabulüne karar verilecek yerde, hatalı gerekçe ve kusur belirlemesiyle erkeğin davasının reddi doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.