15. Ceza Dairesi 2013/17063 E. , 2015/31000 K. Tebliğname No : 11 - 2012/75865 İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ : Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi TARİHİ : 13/12/2011 NUMARASI : 2010/290 (E) ve 2011/459 (K) SANIKLAR : D.. A.., Y.. E.. SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya…
**15. Ceza Dairesi 2013/17063 E. , 2015/31000 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : 11 - 2012/75865 İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ : Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi TARİHİ : 13/12/2011 NUMARASI : 2010/290 (E) ve 2011/459 (K) SANIKLAR : D.. A.., Y.. E.. SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Emekli orman memuru olan sanık Yakup’un, bir alışveriş sebebiyle tanıdığı şikâyetçiye Orman Bakanlığından arazi kiralama işine aracılık yapabileceğini, tanıdığı idareciler olduğunu, bütün kiralama işlerini takip edebileceğini ve bakanlıktaki işlerini halledeceğini söyleyerek bazı bürokratik yazı ve planlar göstermek suretiyle ondan 40.000,00 TL istediği, yine ikna etme sürecinde diğer sanık D.. A..'nın da kendisini emekli polis memuru olarak tanıttığı ve şikayetçiye "Benim daha önce ormandan bir kiralama işimi halletti, ona güven, yalnız paranın hepsini birden verme, Ankara'ya birlikte git" diyerek onu ikna etmesi üzerine şikâyetçi ile sanık Yakup’un birlikte Ankara'ya gittikleri ve orada Muammer diye bir müdür ile karşılaştıkları, tesadüfen olan bu karşılaşmayı sanık Y.. E..'nin sanki bu şahıs bu kiralama işini halledecek kişiymiş gibi şikayetçiye tanıttığı, bu suretle şikayetçiden aldığı paraları iade etmediği gibi iş takibini de yapmadığı, yine şikayetçinin ifadesinin alınmasından sonra, sanık Yakup’un, üzerinde "Y.. E..'den Otuz Bir Milyar aldım" yazan ve şikayetçinin imzasını taşıyan bir belge sunduğu, şikayetçinin ifadesinde, Dursun aracılığı ile 1.000,00 TL parayı geri aldığını ve Dursun'un getirdiği “1.000,00 TL aldım” yazan bir belgeyi imzaladığını beyan etmesi üzerine yaptırılan bilirkişi incelemesi ile bu belgedeki "Otuz" yazısının sonradan eklendiğinin belirlendiğinin iddia edildiği olayda; 1-Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Şikâyetçinin, sanık Yakup ile arasında ilk etapta yapılan anlaşma uyarınca 4.500,00 TL’yi verdikten sonra aradan geçen zamana rağmen herhangi bir işlem yapılamaması nedeniyle kiralama işinden vazgeçerek parasını geri istemesi üzerine bu kez diğer sanık Dursun, kendisinin emekli polis olduğunu, Yakup’un iyi bir insan olduğunu, kendisinin de işini hallettiğini, hatta parayı vermeden önce onunla Ankara’ya giderek yetkililerle görüşebileceğini söylemesinden dolayı şikâyetçinin sanık Yakup ile birlikte Ankara’ya gittiği ve orada müdür olarak tanıttıkları Muammer’in kiralama işinin olabileceğini belirtmesi nedeniyle yeniden ikna olarak geri kalan parayı vermiş olması karşısında, sanıklar hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, bu yönden bozma talep eden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Hapis cezalarının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezalarının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanılarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayin edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından sanıklar hakkında uygulanan adli para cezasına ilişkin sırasıyla “240 gün”, “300 gün”, “250,00” ve “5000 TL" adli para cezası terimlerinin çıkarılarak yerlerine sırasıyla "5 gün", “6 gün”, “5 gün” ve “100,00 TL" adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2-Sanık Y.. E.. hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın aşamalardaki tüm savunmalarında, suça konu eklemeyi sonradan yapmadığını belirtmesi ve incelenen dosyada sadece grafoloji uzmanından alınan rapor ile yetinilmesi karşısında; suça konu yazı aslında yer alan “Otuz” ve “Hiç alacağım kalmamıştır” içerikli yazıların sonradan ilave edilip edilmediği, ilave edilmişse iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumunda bilirkişi incelemesi yaptırılması ve belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdiri ile tayininin hâkime ait olması nedeniyle suça konu yazı aslı celp edilerek, üzerinde gözlemde bulunduktan sonra aldatma yeteneğinin ne şekilde oluştuğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan ve belge aslı denetime olanak verecek şekilde dosya içinde bulundurulmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.