3. Hukuk Dairesi 2018/7147 E. , 2019/4439 K. "" MAHKEMESİ : ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar; muris ... ' ın mirasçıları olduklarını, davalıların ise muris ... ın …
**3. Hukuk Dairesi 2018/7147 E. , 2019/4439 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar; muris ... ' ın mirasçıları olduklarını, davalıların ise muris ... ın varisleri olduğunu, mütevveffaların kardeş olduğunu, murislerinin vefatından sonra, ... ' ın varisleri ile biraraya gelerek aralarında hesap gördüklerini ve ...' ın murislerine borcu olduğunun ortaya çıktığını ileri sürerek, 4. 000 EURO alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemişlerdir. Davalılar; ...'ın 25/10/2000 yılında vefaat ettiğini, Euro' nun ise 01/01/2002 tarihinde piyasaya çıktığını, bu itibar ile tarafların euro üzerinden hesap görme imkanı ve ihtimalinin olmadığını, ... ' ın mirasçıları ile müvekkilleri arasında yapılan ve bizzat ...' un eşi ... un eli ürünü olarak yazıya dökülen hesaplaşma olduğunu, bu hesap neticesinde kendilerinin 5030 Alman Markı borçlandıklarını, borcun ise o dönemde davacılara ödenmek suretiyle sona erdiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir. Dava; tarafların, murislerinin ölümlerinden önceki borç ilişkileri nedeniyle yapılan mahsuplaşma neticesinde ortaya çıkan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; davaya konu olayda ispat yükünün davanın hangi tarafı üzerinde olduğu noktasında toplanmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. HMK'nun 187. (...nun 238.) maddesinde “İspatın konusu, tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir. Herkesçe bilinen vakıalarla, ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz” hükmü getirilmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 6.madde hükmüne paralel olarak düzenlenen HMK'nun 190.maddesinde de “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” denilmektedir.