8. Hukuk Dairesi 2021/4553 E. , 2024/864 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi KARAR : Asıl davanın kısmen kabul kısmen reddi, birleşen davanın kabulü Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ...,... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle;…
**8. Hukuk Dairesi 2021/4553 E. , 2024/864 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi KARAR : Asıl davanın kısmen kabul kısmen reddi, birleşen davanın kabulü Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ...,... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR Kadastro sırasında, ... ili ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1129 ada 4 parsel ... 1225.31 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla; aynı yerde bulunan 1127 ada 11 parsel ... 6362.90 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla ve aynı yerde bulunan 1126 ada 14 parsel ... 35715.81 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla ... oğlu ... (ölü) adına tespit edilmiştir. Asıl davada davacılar vekili; dava konusu taşınmazların müşterek muristen intikalen gelen taşınmazlar olduğunu, yapılan kadastro tespitinde davalılar adına yazıldığını, oysa davacıların da taşınmazda miras hissesinin bulunduğunu beyanla, Karadeniz Ereğli Kışla Mahallesi 1126 ada 14 parsel, 1127 ada 11 parsel ve 1129 ada 4 parsel ... taşınmazlar için yapılan tespitin iptali ile taşınmazlardaki davacılara ait miras hisselerinin davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Birleşen dosyada davacı Hazine vekili; dava konusu 1127 ada 11 parsel ... taşınmazın davalı adına yazıldığını, ancak tespitlerin afaki bir şekilde, her türlü dayanaktan yoksun yapılıp hatalı olduğunu, taşınmazın orman vasfında olduğunu beyanla, yapılan tespitin iptali ile taşınmazın tamamının ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Birleşen dosyalarda (2008/815 esas ve 2008/827 esas ...) davacı Orman İdaresi vekili; dava konusu 1129 ada 4 parsel ve 1127 ada 11 parsel ... taşınmazların tespitinin tarla vasfı ile davalı adına yapıldığını, oysa taşınmazların devlet ormanı olduğunun tespit edildiğini, devlet ormanlarının zilyetlik ve zamanaşımı ile iktisabının mümkün olmadığını beyanla, yapılan tespitlerin iptali ile taşınmazların orman vasfı ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 17.04.2013 tarih ve 2008/718 E., 2013/48 K. ... kararla; davacılar Orman İdaresi ve Hazinenin davasının reddine; davacıların davasının kısmen kabulü ile dava konusu 1127 ada 11 parsel ve 1129 ada 4 parsel ... taşınmazlarla ilgili tespitin iptali ile dava konusu taşınmazlarda ... terekesi 600 pay kabul edilerek; 50/600 hissesinin davacı ..., 50/600 hissesinin davacı ..., 100/600 hissesinin ... (Gökce), 400/600 hissesinin ise bu aşamada ... mirasçıları adına elbirliği mülkiyet hükümlerine göre tapuya kayıt ve tesciline; dava konusu 1126 ada 14 parsel ile ilgili davanın reddi ile taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hükmün davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.03.2014 tarihli ve 2014/722 E., 2014/3230 K. ... kararıyla "1) Orman Yönetimi vekilinin çekişmeli 1127 ada 11 parsel ve 1129 ada 4 parsel ... taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2) Hazine vekilinin 1127 ada 11 parsel, davacı gerçek kişiler vekilinin 1127 ada 11 parsel ve 1129 ada 4 parseldeki pay dağılımına ve 1126 ada 14 parselin esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; .... davacılar vekilinden, mirasçılık ilişkisine dayandıkları murisin kim olduğu, Karamanoğlu ...ile ... eşi ...'ın miras ilişkisinin bulunup bulunmadığı açıklattırılmalı, miras ilişkisinin ...'a dayanılması halinde, muristen sonra ölen çocuklarının eşleri ve miras haklarına ilişkin olarak bu eşlerin mirasçılar arasında yaptıkları işlemler nazara alınarak hesaplanan pay durumlarını gösterir veraset ilâmı alınmalı, 1126 ada 26 parsel ... taşınmazın tespitine dayanak alınan 1969 tarih 66 sıra nolu tapu kaydı tüm tedavülleri ve edinme sütunlarındaki açıklamaları gösterir tüm tapu kayıtları, çekişmeli taşınmazların sınırındaki (başka köye sınır olmaları halinde kadastro paftaları kenarlaştırılan birleşik krokiye göre belirlenenler dahil) taşınmazlara ait tespit tutanak örneği ve dayanağı belgeler, en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları, kadastro tespit tarihinden 15-20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden getirtilmeli, murisin terekesine dahil başkaca taşınmazlar olup olmadığı araştırılmalı, varsa tespit tutanak suretleri getirtilmeli, daha sonra önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan, bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazların konumu, hava fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı, keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli, 1126 ada 14 parsele uygulanan tapu kaydı tüm tedavülleri ve komşu kayıtlarla birlikte uygulanmak suretiyle kapsamı belirlenmeli, fen bilirkişiye keşfi izlemeye imkan verir rapor düzenlettirilmeli, 1127 ada 11 ve 1129 ada 4 parsel ... taşınmazların öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, davalı tüm taşınmazlara ilişkin olarak murisin terekesinin paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşım olması halinde her mirasçıya eşit pay verilmesinin taksimin geçerli olması için şart olmadığı nazara alınarak maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli, çekişmeli taşınmazların mirasçılar arasında iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlardan olduğu belirlendiği takdirde paydaşlardan biri veya birilerinin paydaşlar dışında üçüncü kişilere pay satışının geçersiz olduğu düşünülmeli, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonucu göre hüküm oluşturulmalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; mahalli bilirkişilerin beyanları ile 1969 tarih 70 sıra numaralı tapu kaydının mevki ve hudutları ile dava konusu 1126 ada 14 parsel ... taşınmazı kapsadığı, 1969 tarih 66 sıra numaralı tapunun ise dava konusu taşınmaza uymadığı, bu tapu kaydının mevki itibari bile taşınmazın bulunduğu mevkiye ait olmadığı, taşınmaz tapulu bir taşınmaz olup, dört ayrı kişi üzerinde farklı hisseli olduğu, davacı ...'nun bu tapu maliklerinin hiçbirinin mirasçısı olmadığı ve diğer davacıların bu taşınmaz üzerindeki paylarının dava dilekçelerinde talep ettikleri gibi olmadığı anlaşıldığından talepleri kısmen kabul edilerek taşınmazın hüküm kısmında belirtilen kişilere payları oranında tapuya tescil edilmesine karar verildiği; dava konusu 1127 ada 11 parsel ... taşınmaz 1984 ve 1998 yılı hava fotoğraflarında ve 1960, 1982 ve 2001 yılı memleket haritalarında orman dışı alan olarak görülmekle beraber, toprak yapısı ve toprak derinliği, arazinin eğiminin %12'den fazla olması, toprak erozyonunun söz konusu olması ve taşınmazda orman ağacı ve ağaççığı, orman refakat florası müşir bitkilerinin olması nedeni ile taşınmazın orman muhafaza ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı, taşınmazın bu haliyle 6831 ... yasanın 1. maddesinin J bendi kapsamında değerlendirilemeyeceği, taşınmazda toprağın işlenerek tarım yapıldığına dair herhangi bir iz veya emarenin görülmediği, keşif esnasında taşınmazda herhangi bir tarımsal faaliyette bulunulmadığı, taşınmazda çok uzun yıllar önce tarımsal faaliyet yapılıp yapılmadığı kesin olarak tespit edilememekle beraber taşınmazdaki ağaç ve ağaççıkların yaşı ve diri örtünün kesafeti dikkate alındığında son 20-25 yıldır herhangi bir tarımsal faaliyet de bulunulmadığı, emek ve masraf yapılarak taşınmazda imar-ihya çalışmasının yapılmadığı ve imar-ihya çalışmasının tamamlanmadığının tespit edildiği, dava konusu taşınmaz hakkında herhangi bir kayıt ve belgenin davacılar tarafından dayanılmadığı, taşınmaz üzerinde imar ve ihyanın yapılmadığı anlaşıldığından davacı şahısların bu taşınmaza yönelik davanın reddine, Hazinenin davasının ise kabulüne; dava konusu 1129 ada 4 parsel ... taşınmazın tespitinin belgesizden yapıldığı, taşınmazın ölü Şaban adına tespit edildiği, taşınmaza ilişkin Maliye Hazinesinin davası ve talebi bulunmadığı, mahalli bilirkişilerin beyanlarına bakıldığında taşınmazın tespit maliki olan Şaban'a atalarından miras kaldığı ve kardeşleri ile Şaban arasında bir taksimat yapılmadığı anlaşıldığından, beyanlar ile taşınmaz hakkında miras taksimatı yapılmadığı tespit olunduğundan taşınmazın kök muris ... mirasçılarına miras payları oranında tescil edilmesine; Yargıtay ilamı ile Orman İdaresi yönünden dosyanın kesinleştiği görülmekle yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., Hidayet Çakma ve ... Gökçe vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili ve davalı ...'nın temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 3402 ... Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.