Başvurucular, Maliye Hazinesi tarafından murisleri aleyhine 1/5/1959 tarihinde Batman Kadastro Mahkemesinde açılan kadastro tespitine itiraz davasında yargılamanın makul sürede bitirilemediğini belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler, tazminat talep etmişlerdir.
Başvurucular, Maliye Hazinesi tarafından murisleri aleyhine 1/5/1959 tarihinde Batman Kadastro Mahkemesinde açılan kadastro tespitine itiraz davasında yargılamanın makul sürede bitirilemediğini belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler, tazminat talep etmişlerdir. Başvuru, 2/1/2014 tarihinde Batman Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Başvurucu Abdullah Durmaz tarafından yapılan 2014/383 sayılı bireysel başvuru dosyası, başvurucu Fahriye Ebis tarafından yapılan 2014/386 sayılı bireysel başvuru dosyası ve başvurucu Fikriye Tunç tarafından yapılan 2014/380 sayılı bireysel başvuru dosyası ile Mehmet Emin Tunç tarafından yapılan 2014/382 sayılı bireysel başvuru dosyası, aralarındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle birleştirilmiş, incelemeye 2014/382 sayılı bireysel başvuru dosyası üzerinden devam edilmiştir. Birinci Bölümün 12/2/2014 tarihli ara kararı gereğince başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığı, 17/3/2014 tarihli yazısı ile başvuruya ilişkin olarak görüş sunulmayacağını bildirmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Batman ili, Şikeftan köyünde 1957 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonunda 170 parsel numaralı taşınmaz 1/3 hisselerle Halil Özdemir, Tacdo Toy ve Sabriye Toy adlarına tespit edilmiştir. Tevfik Şeker, Hüseyin Sulutekin, Şevki Yiğit ve Maliye Hazinesi, 1/5/1959 tarihinde Batman Tapulama Mahkemesine başvurarak, tespite itiraz etmişlerdir. Batman Tapulama Mahkemesi, 4/11/1970 tarih ve E.1959/5304, K.1970/792 sayılı kararla; kadastro tespitine itirazın öncelikle Tapulama Komisyonunca incelenmesi gerektiği halde bu inceleme yapılmaksızın dava açıldığı gerekçesiyle itirazın incelenmesi için dosyanın Silvan Tapulama Müdürlüğüne iadesine karar vermiştir. Tapulama Komisyonu, 10/1/1980 tarihinde, tespite itirazların reddine, taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar vermiştir. Maliye Hazinesi, 6/6/1986 tarihinde, Batman Kadastro Mahkemesinde Halil Özdemir mirasçıları, Sabriye Durmaz ve Tacdo Toy (Tacettin Tunç) aleyhine açtığı davada, 170 parsel numaralı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek, Maliye Hazinesi adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece, 25/9/2008 tarih ve E.1986/108, K.2008/15 sayılı kararla, davanın reddine, taşınmazın tespit gibi davalıların mirasçıları adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Temyiz üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 4/6/2009 tarih ve E.2009/4050, K.2009/3933 sayılı ilamıyla; eksik araştırma ve incelmeye dayalı hüküm kurulduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında, Halil Kandemir müdahil davacı olarak yargılamaya katılmıştır. Mahkemece, 26/8/2010 tarih ve E.2009/110, K.2010/112 sayılı kararla; davanın reddine, taşınmazın tespit gibi davalıların mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiştir. Davacı Maliye Hazinesi ve müdahil davacının temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesinin 23/1/2012 tarih ve E.2010/9458, K.2012/93 sayılı ilamıyla; mirasçılara düşen pay miktarlarının hesaplanmasında hata yapıldığı, hükmün bu haliyle yasa kurallarına uygun ve denetime açık olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda; 7/2/2013 tarih ve E.2012/34, K.2013/6 sayılı ilamla; davanın reddine, taşınmazın davalıların mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiştir. Temyiz üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 19/9/2013 tarih ve E.2013/6852, K.2013/8426 sayılı ilamıyla hüküm onanmıştır. Başvurucular, 2/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. Karar düzeltme istemi, aynı Dairenin 20/3/2014 tarih ve E.2014/1508, K.2014/3015 sayılı ilamıyla reddedilmiştir.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Usul ekonomisi ilkesi” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” 21/6/1987 tarih ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun “Kadastro tespitine itiraz” kenar başlıklı maddesi fıkrası şöyledir:“Kadastro tutanağı düzenlendikten sonra kadastro ekibi çalışma alanında işlerini bitirinceye kadar tespitlere itiraz edilebilir. İtiraz, kadastro teknisyenliğine veya kadastro müdürlüğüne yapılır. Bu durumda itirazla ilgili tutanak veya ekleri en geç on gün içinde kadastro komisyonuna intikal ettirilir. İtiraz sadece uygulanan belgelerin geçerliliği hakkında yapılabilir. Bir belgeye dayanmayan itirazlar incelenmez.İtiraz edenin ilan süresi içinde dava açma hakkı saklıdır.” 3402 sayılı Kanun’un “Genel olarak görev” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Kadastro mahkemesi; taşınmaz mal mülkiyetine ve sınırlı ayni haklara, tapuya tescil veya şerh edilecek veyahut beyanlar hanesinde gösterilecek sair haklara, sınır ve ölçü uyuşmazlıklarına, kadastroya ve tapu sicilini ilgilendiren benzeri davalara ve özel kanunlarca kendisine verilen işlere bakar; Kadastroya veya kadastro ile ilgili verasete ait uyuşmazlıkları çözümleyebileceği gibi, istek üzerine veraset belgesi de verebilir. ” 3402 sayılı Kanun’un “Kadastro davalarında usul” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Kadastro hakimi, askı süresi içinde açılacak davalar ve kadastro müdürü tarafından mahkemeye tevdi olunacak taşınmaz mallara ait kadastro tutanakları ve mahalli hukuk mahkemelerinden devredilen işler hakkında dava dosyası açar. İlgililerin başvurusunu beklemeksizin kadastro tutanakları ile uyuşmazlığın çözümlenmesine etkili olabilecek kayıt ve diğer bilgileri ilgili dairelerden getirtir. Hakim, duruşma gününü taraflara Tebligat Kanunu hükümlerine göre resen tebliğ eder.” 3402 sayılı Kanun’un “Yargılama usulü” kenar başlıklı maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları şöyledir:“Kadastro mahkemesinde gelmeyen tarafın yokluğunda duruşma yapılır. Taraflardan hiç biri gelmez ise dosya işlemden kaldırılmaz. Hakim, toplanması mümkün olan delilleri inceler ve 30 uncu madde hükmünce işi karara bağlar.…Bu Kanunun tatbikinde ayrıca açıklık bulunmıyan hallerde basit yargılama usulü uygulanır.Kadastro mahkemeleri adli tatile tabi değildir.” 3402 sayılı Kanun’un “Deliller ve hakimin takdiri” kenar başlıklı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir:“Kadastro tutanaklarında beyanlarına başvurulan kişiler, bu beyanlarına gerekçe gösterilerek itiraz edilmedikçe, yeniden dinlenmezler. Ancak hakim, kadastro tutanağındaki beyanla, duruşma sırasında topladığı deliller arasında çelişki görürse, bunu gidermek için tutanakta beyanlarına başvurulan kimseleri tanık sıfatıyla yeniden dinleyebilir.Kadastro komisyonlarından gönderilen tutanaklar ile mahalli mahkemelerden devredilen dosyaların muhtevasından malik tespiti yapılamadığı veya dava açan mirasçının dışında başka mirasçıların da bulunduğu anlaşıldığı takdirde, hakim resen lüzum gördüğü diğer delilleri toplayarak taşınmaz malın kimin adına tescil edileceğine karar vermekle yükümlüdür. Taşınmaz malın ölü bir şahsa ait olduğu anlaşılır ve mirasçıları da tespit edilemezse, ölü olduğu yazılmak suretiyle o şahsın adına tescil kararı verilir.” 3402 sayılı Kanun’un “Kararların tebliği, kanun yollarına başvurma ve ilamların infazı” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Kadastro mahkemesi kararları Tebligat Kanunu hükümlerine göre resen taraflara tebliğ olunur.” 3402 sayılı Kanun’un “Yargılama giderleri, kadastro harcı ve tahakkuku” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi şöyledir:“Bu Kanun gereğince resen yapılması gereken soruşturma ve tebligat işlemleri için zaruri giderler, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere bütçeye konulan ödenekten karşılanır.”