6. Hukuk Dairesi 2011/9390 E. , 2011/15262 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava murisin bankada ki parasının elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülm
**6. Hukuk Dairesi 2011/9390 E. , 2011/15262 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava murisin bankada ki parasının elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bankadaki paranın bölünebilir olduğundan ve tereke mümessili atanmak sureti ile payları oranında tahsili yoluna gidilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. 27.09.2006 tarih 2006/19-552-589 sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kararında belirtildiği gibi TMK.nun 599 ncn maddesi uyarınca miras, murisin ölümü ile mirasçılara geçer. MK. 640 maddesinde "birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye el birliğiyle sahip olurlar ve sözleşme ve kanundan doğan temsil yada yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler." hükmü yer almıştır. TMK.nun 701/2 nci maddesinde ise "el birliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır." denilmektedir. Bu hükümlere göre miras ortaklığı mirasın tümü üzerinde sözkonusu olduğundan, tereke payları ayrılmaksızın ortaklığa dahil olan mirasçılara aittir. Tereke üzerinde ortaklık devam ettiği sürece mirasçıların somut ve bağımsız payları mevcut değildir. TMK.nun TMK.nun 644/1-2 nci maddesinde ise “Bir mirasçı, terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdirde sulh hakimi, diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmeye davet eder.Elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmadığı takdirde, istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilir.” denilmektedir. Aynı maddenin 3.bendinde ise “Terekeye dahil diğer hakların ve alacakların paylar oranında bölünmesi hususunda da yukarıdaki hükümler uygulanır. “ hükmüne yer verilmiştir. Olayımıza gelince. Murisin bankada bulunan pasının tahsil edilebilmesi için tüm mirasçıların birlikte bankaya müracaat ederek ödeme isteminde bulunmaları veya hazır olmayanların usulüne uygun şekilde vekaletname ibraz etmeleri; ya da miras ortaklığına temsilci atanması sureti ile tahsili yoluna gidilebileceği gibi TMK'nun 644 /3.maddesine göre terekeye dahil tüm hak ve alacaklar konusunda bu madde uyarınca iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülmesini de isteyebilirler. Bu durumda yarışan haklar mevcut olup davacı dilediği yola başvurmakta özgürdür. Açılan davada bir usulsuzlük bulunmadığından işin esasının incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.