T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:17/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:06/11/2025 EK KARAR TARİHİ:22/01/2026 TALEBİN KONUSU:İhtiyati Haciz, Nemalandırma GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:17/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup in…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:17/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:06/11/2025 EK KARAR TARİHİ:22/01/2026 TALEBİN KONUSU:İhtiyati Haciz, Nemalandırma GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:17/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP EDENİN İDDİALARININ ÖZETİ: Talep eden vekili, borçlu tarafından ...'e keşide yeri Antalya olan, ...'a ait ... seri numaralı, 3.000.000,00 TL bedelli, 26/08/2025 keşide tarihli çek verildiğini, ancak ibraz edilecek tarihte başka ödemeleri bulunduğundan bahisle borçlu/keşideci şirketin süre istediğini, bunun üzerine anlaşmaya varılarak borçluya süre verildiğini, keşide tarihi kısmına borçlu tarafından kendi el yazısı ile 30/10/2025 tarihi eklendiğini ve borçlu keşideci şirket yetkilisinin parafını attığını, çekin son yetkili hamilinin müvekkili olduğunu, süresi içerisinde bankaya ibraz edildiği tarihte banka tarafından "ibraz süresinin geçmiş olması nedeniyle" işleme alınmadığını ve çek bedelinin müvekkiline ödenmediğini, çekin keşide kısmında her ne kadar önce 26/08/2025 tarih yazsa da tarafların anlaşması üzerine borçlu şirket yetkilisinin parafı da alınarak keşideci borçlunun el yazısı ile 30/10/2025 tarihi atıldığını, bankaya 30/10/2025 tarihinde süresinde ibraz edilmesine rağmen çek bedelinin ödenmediğini, keşidecinin parafı söz konusu olduğundan talebe dayanak çekin kambiyo vasfını yitirmediğini, paraflı tarihe göre de çek bankaya ibraz edildiğinden, kambiyo vasfı taşıyan çek hakkında ihtiyati haciz taleplerinin olduğunu, müvekkilinin başvurularının semeresiz kaldığını, borçlunun mallarını kaçırma ihtimali bulunduğunu, borçlunun sebepsiz zenginleşmediğini yazılı belgeyle ispatlaması gerektiğini, alacağın varlığının yaklaşık ispat kuralı gereğince ispatlandığını beyan ederek, alacaklarına yeter miktarda, borçlunun menkul, gayri menkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine (uygun görülecek teminat mukabilinde) 3.000.000,00 TL miktarında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 06/11/2025 TARİHLİ ... D.İŞ SAYILI KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"... İhtiyati haciz isteğine dayanak yapılan; 26/08/2025 keşide tarihli çek istinaden; 3.000.000,00 TL miktarlı borcun muaccel olmasına rağmen ödenmediği ve rehin ile de temin edilememiş bulunduğu anlaşılmakla, ihtiyati haciz talebi İİK'nın 257. maddesine uygun olmakla, borçlunun menkul ve gayri menkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yetecek kadarının ihtiyati haczine, ihtiyati haciz talebinin %15'ine tekabül eden 450.000,00 TL paranın 10 gün içinde mahkeme veznesine yatırılması veya banka teminat mektubu getirilmesi halinde ilgili icra müdürlüğünce ihtiyati haciz kararının yerine getirilmesine" karar verilmiştir. TALEP EDENİN TALEPLERİNİN ÖZETİ: Talep eden vekili, mahkememizce alınan karar gereğince dosyaya 450.000,00 TL ihtiyati haciz teminat bedeli yatırdıklarını, paranın nemalandırılması hem alacaklının (teminat iadesini alırken), hem borçlunun (tazminat davası açması halinde daha çok teminat) hem de bankanın (bankaya nakit girişi) yararına olduğunu, paranın nemalandırılması talebinin reddinin kimseye bir menfaat sağlamadığını, bu nedenlerle izah edilen icra takibinin kesinleşip teminatın iade alınması süresine kadar teminat bedelinin 1 aylık vadeler ile nemalandırılması için ilgili bankaya müzekkere yazılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 15/12/2025 TARİHLİ EK KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince;"... Borçlu hakkında kambiyo takibi bulunduğu, takip kesinleştiğinde teminatın iadesinin mümkün olduğu, iptal edilen Harçlar Kanunu'nun 36. maddesinin somut olay ve talebe ilişkin bulunmadığı nazara alınmakla yasal dayanağı bulunmayan talebin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 21/01/2026 TARİHLİ İSTİNAF BAŞVURUSU DEĞERLENDİRME KARARINININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince;"... Talep eden vekilinin istinaf istemi, müvekkili tarafından dosyaya yatırılan teminatın nemalandırılması talebine ilişkindir. Yasa maddesinden de anlaşılacağı üzere bu durumda istinafa tabi bir ara karar bulunmamaktadır. İİK'nın 258. maddesi ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararlara karşı, İİK'nın 265. maddesi ise ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen karara karşı; HMK'nın 341. maddesi ise ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabileceğini belirtmiş olup, ihtiyati haciz kararı gereğince yatırılan teminatın nemalandırılmasına yönelik sonradan yapılan taleplerin reddi veya kabulüne karşı ise herhangi bir belirlemede bulunulmamıştır. Gerek İİK'nın 258., 265. ve 266. maddelerindeki açık düzenlemeler ve gerekse HMK'nın 341. maddesindeki düzenlemeler dikkate alındığında, talebe konu ara karar doğrudan istinafa kabil bir karar olmadığından, istinaf isteminin usulden reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; 15/12/2025 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurularının HMK'nın 341. maddesi gereğince reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Anayasa Mahkemesi'nin Harçlar Kanunu'nun 36. maddesini iptal ettiğini, gerekçe olarak da yatırılan paraların nemalandırılması sonucu kişilerin enflasyon ortamında zarar etmesinin önüne geçilebileceği ve devletin bu hakkı korumasının pozitif hükümlülüğü olduğunu belirttiğini, taraflarınca nemalandırılmaya ilişkin Anayasa Mahkemesi kararları başta olmak üzere çok sayıda emsal yargı kararı dosyaya sunulmuş olmasına rağmen, mahkemece bu içtihatların dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca nemalandırma talebinin reddine ilişkin kararın istinaf incelemesine gönderilmemesine dair kararın başlı başına usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, zira bu durumun Anayasa'yla güvence altına alınmış olan mahkemeye erişim hakkının ihlali niteliğinde olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: İstinafa konu karar, 22/01/2026 tarihli istinaf başvurusu değerlendirme karardır. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 341. maddesi: İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir: a) Nihai kararlar. b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar. (2) Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. (3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. (4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. (5) İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtaya başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir. Şeklinde düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talep eden tarafın yatırdığı teminat miktarını nemalandırılması talebine ilişkin verdiği ek karar HMK'nın 341. maddesi gereğince istinaf incelemesine tabi kararlar arasında bulunmamakta olup, bu nedenle ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz ve nemalandırma talep eden tarafın, nemalandırılma talebinin reddine ilişkin kararın istinaf incelemesine tabi olmadığı gerekçesiyle verdiği istinaf talebinin reddine ilişkin kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Talep eden vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Talep edenin istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. ...