11. Hukuk Dairesi 2014/9601 E. , 2014/16575 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.03.2014 tarih ve 2013/176-2014/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgel
**11. Hukuk Dairesi 2014/9601 E. , 2014/16575 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.03.2014 tarih ve 2013/176-2014/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin hisselerinin İMKB'de (BİST) 2002 yılından beri işlem gördüğünü, davalı şirketin hakim ortağı konumundaki davalı derneğin ise imtiyazlı payları sayesinde şirketin yönetiminde söz sahibi olduğunu, 31.08.2010 tarihli genel kurul kararıyla davalı şirketin Galatasaray Futbol A.Ş. ile birleştirilmesine karar verildiğini, birleşme sonrasında şirketin borsadaki hisse senetlerinde çok büyük oranda düşüş yaşandığını, gerek bu düşüşler, gerekse birleşme sonrasında yapılan sermaye arttırımları nedeniyle küçük yatırımcıların büyük miktarlarda zarar gördüğünü, bunun nedeninin birleşme ve sonrasında davalı şirketin mali tabloları, finansal yapısı ve birleşmenin esasları hakkında yatırımcıya haksız ve kötü niyetli olarak yanlış ve yanıltıcı bilgilerin verilmesi olduğunu, bu durumun SPK tarafından yapılan denetimler neticesinde sabit görülerek bir takım idari para cezalarına konu edildiğini, ileri sürererek 6362 sayılı Yasa'nın 32, (2499 Sayılı Yasa'nın 15) 6102 sayılı Yasa'nın 371 (6762 sayılı Yasa'nın 319, 336) 6098 sayılı Yasa'nın 49. (818 sayılı Yasa'nın 41.) maddeleri uyarınca belirsiz alacak davasına konu edilmek ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak üzere 2011 Aralık ayından (hisse edinim ve dolayısıyla hukuka aykırı zarar verici beyan, fiil ve işlemlere ilk maruz kalınış tarihi) itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte 5.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, husumet ve zamanaşımı yönünden itirazlarda bulunmuş, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu, davacının bir zararının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davada haksız eylemler nedeniyle şirket zararının değil Sermaye Piyasası Kanunu'nun 32. maddesinde yer alan kamuyu aydınlatma yükümlülüğünün ihlali ile ilgili ortaya çıkan zararın istenildiği, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından verilen 11.04.2013 tarihli denetleme raporunda GSRAY hisselerinin borsada 01.07.2011-31.12.2011 döneminde 380.00 TL'den 160.00 TL'ye gerilediğinin belirtildiği, davacının 14.12.2011 tarihinde 173.00-169.50 TL fiyat aralığında GSRAY hisselerinden alım gerçekleştirdiği, davacının alımlarının hisselerde düşüşün gerçekleştiği dönemde yapıldığı, bu tarih itibariyle şirket birleşmesinin gerçekleşmiş olduğu, davacının hisselerdeki düşüş trendini bilerek hareket ettiği, birleşme işlemi sonrasında 32. maddede öngörülen zamanaşımı süresinin de geçtiği, davalı derneğin birleşme ve hisse alım satımı yönünden ilgisinin bulunmaması nedeniyle bu davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davalı dernek yönünden davanın husumetten reddine diğer davalı yönünden ise esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.