12. Ceza Dairesi 2022/3670 E. , 2022/9748 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Taksirle öldürme suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın mahkumiyetine, sanık ...’in beraatine, sanık ... hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükümler, sanıklar ... ve ... müdafii, sanıklar ..., ..., ..., ..., katılanlar vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Olay tarihinde, ... ili ... il…
**12. Ceza Dairesi 2022/3670 E. , 2022/9748 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Taksirle öldürme suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın mahkumiyetine, sanık ...’in beraatine, sanık ... hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükümler, sanıklar ... ve ... müdafii, sanıklar ..., ..., ..., ..., katılanlar vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Olay tarihinde, ... ili ... ilçesi ...Mahallesi 1964 sokak adresinde bulunan ... Phaselis Konutlarının site yönetiminin, konutların dış cephesinin mantolama ve sıva yapımı için "... uygulama, inşaat, taahüt, ticaret ve sanayi Ltd Şti" ile dış cephe mavi kara mantolama sözleşmesi imzaladıkları, sözleşme gereğince yüklenici 10/06/2010 tarihinde işe başlayıp 60 gün içerisinde işi teslim edeceği, ... uygulama inşaat Ltd Şti sahibinin sanık ... olduğu, yapılacak olan bu mantolama işleminde sözleşme gereği inşaat teknikeri sanık ...'in teknik sorumlu, işçilerin sevk ve idaresi, inşaat sahasındaki güvenlikten, iskelenin günlük bakımını yapmaktan sanık ...'in sorumlu olduğu, mantolama, yalıtım ve sıva işlemlerinin sanık ... tarafından da alt ... veren olarak sanık ...'ın yaptığı, kazanın meydana geldiği ve sanıklar ... ile ... tarafından ... İskele Ltd Şti’den kiralanmış olan iskelelerden, üç metrelik iki adet asma iskelenin birleştirerek altı metrelik iskele haline getirilmek suretiyle kazadan önce kurulduğu, site yönetiminin talebi doğrultusunda çalışanların sabah 09.00'da ... başı yaptıkları, fakat 28/07/2010 tarihinde çalışanların 08.30'da ... başı yaptıkları, ..., ..., ...'tan oluşan mantolama ekibinin gerekli malzemeleri asma iskelet platformuna koyarak emniyet kemerlerini yanlarına alarak asma iskele ile yukarıya çıkmaya başladıkları, 12. kata geldiklerinde çelik halatların germesinden ya da platforma konan yükün fazla olmasından dolayı, platformun ortadan ikiye ayrıldığı ve platformun ortasında bulunan ...'in zemine düştüğü ve "yüksekten düşmekle husülü genel beden ve kafa tramvasına bağlı, çok sayıda vücut ve kafa tası kırıkları, beyin kanaması, beyin harabiyeti" sonucu öldüğü olayda; mahkemece hükme esas alınan keşfe dayalı düzenlenen 09/12/2011 tarihli ve 08/04/2015 tarihli bilirkişi heyet raporlarına göre; Phaselis konutları site yönetimi, ... uygulama inşaat tahahüt Ltd Şti sahibi ..., onun alt ... vereni ..., bunun da alt ... vereni ..., ..., ...'in ... yerinde işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için her türlü önlemleri alması ... ve gereçleri noksansız bulundurması gerektiği halde, olayın asma iskeletin ortadan kırılması ile meydana gelmesi sonucu asma iskelelerde alınacak tedbirlerin alınmaması ile olayın meydana gelmiş olmasından dolayı müteselsilen asli kusurlu oldukları, maktul ..., sanık ..., ...'ın tali kusurlu oldukları, çalışanların sevk ve idaresinden ve çalışanların ... güvenliğinden sorumlu olduğu ifade edilen ...'in ilkokul mezunu olarak inşaat üzerine ve ... güvenliğine dair belgesi olmadığına dair bu olayda kusurlu olmayacağının bildirildiği anlaşılmakla; I-Sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın mahkumiyetine ilişkin hükümlere yönelik, sanıklar ... ve ... müdafii, sanıklar ... ve ..., katılanlar vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar ... ve ... müdafii, sanıklar ... ve ...’ın kusura, eksik incelemeye, maktul ile herhangi bir bağlarının olmadığına, yeterli ceza indirimlerinin uygulanmadığına, savunma haklarının kısıtlandığına, iskeleye sadece iki kişi çıkması gerekirken üç kişinin çıktığı, iskelenin tırmanması sırasında iki çalışanın emniyet kemerini taktığı, ancak ölen çalışanın takmadığı ve diğer hususlar yargılama sırasında ortaya çıkmış ve sanıkların suçsuz olduğu anlaşılmış olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine, kararın usul ve esas yönünden yasaya aykırı olduğuna; katılanlar vekilinin sanıklar hakkında tayin edilen cezanın paraya çevrilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna; mahalli Cumhuriyet savcısının sanıklar Gürhan, Cengiz, Şefik ve Metin yönünden; olayın gerçekleşme biçimi ve kusur durumları ile herbiri yönünden sorumlulukları dikkate alınarak cezalar kişiselleştirilmeden aynı şekilde ve yeterince asgari hadden ayrılınmadan yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle takdirde yanılgıya düşülmesi usul ve kanuna aykırı olduğundan bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA, II-Sanık ...’in beraatine ilişkin hükme yönelik, katılanlar vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ...’in 12/12/2021 tarihinde temyiz aşamasında öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanık ... hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, III-Sanık ... hakkında verilen ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin karara yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre, hükme esas alınan 09.12.2011 ve 08.04.2015 tarihli bilirkişi raporlarında, ölenin kardeşi sanık ...'in kazaya sebep olan iskeleyi güvenli bir şekilde kurmaması nedeni ile asli kusurlu olduğunun bildirilmesi üzerine, hakkında taksirle öldürme suçundan dava açılmış ise de; sanık ...'in her aşamada verdiği ifadelerinde iskeleyi kendisinin kurmadığını, iskele kurulması ve kullanılmasının teknik sorumlunun denetiminde olduğunu beyan ettiği, sanıklar ..., ..., ...’ın da bu savunmayı doğruladıkları, buna göre iskelenin kazadan önce sanık ... tarafından kurulduğuna ilişkin dosya kapsamında sanık ...’in iddiasından başka cezalandırılmasına yeter somut ve şüpheden uzak yeterli delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığı karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi ve halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, IV-Sanıklar ..., ...’ın mahkumiyetine ilişkin hükümlere yönelik, sanıklar ..., ..., katılanlar vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar ..., ... ve mahalli Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazları ile katılanlar vekilinin sanıklar hakkında tayin edilen cezanın paraya çevrilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanıklar ... ile ...'ın bilirkişi raporlarında, işçi sağlığı ve ... güvenliği tüzüğü gereği işçilerin şahsi güvenliklerini sağlayıcı önlemleri almama, eksiklikleri amirlerine bildirmeme, maktule kötü örnek olacak şekilde emniyet kemeri ve baret kullanmama nedeni ile tali kusurlu olduklarının bildirilmesi üzerine mahkemece mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de; sanıkların eylemlerinin kendi hayatlarını tehlikeye atacak şekilde ekipmanları kullanmamış olmalarından ibaret olduğu, sanıkların ölen üzerinde denetim ve gözetim görevlerinin bulunmadığı gözetilmeden, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak sanıklar ... ile ...'ın beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanıklar ..., ... ile mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi ve halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.