4. Hukuk Dairesi 2009/8669 E. , 2010/4574 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 08/11/2007 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vasisi ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan
**4. Hukuk Dairesi 2009/8669 E. , 2010/4574 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 08/11/2007 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vasisi ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle yaralanan dava dışı görevliye 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yasa gereğince ödenen nakdi tazminatın, haksız eylem sorumlusu olan davalıdan alınması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı vasisi tarafından temyiz olunmuştur. Dosya içeriğinden, davalı ...'ın kronik psikoz (şizofreni) tanısı ile kısıtlanmasına karar verilerek, kendisine bir vasi atandığı ve davalının dava konusu edilen tazminatı ödeme gücü bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kural olarak haksız eylem sorumluluğu kusura dayanır. Medeni Yasa'nın 13. maddesi gereğince kusur sorumluluğu için de ayırt etme gücünün varlığı gerekir. Aynı Yasa'nın 15. maddesi gereğince ise; yasada gösterilen ayrık durumların bulunması halinde, ayırt etme gücü bulunmayanlar da haksız eylem nedeniyle başkalarına verdikleri zararlardan sorumlu tutulabilirler. Bu ayrık durumlardan biri de Borçlar Yasası'nın 54/1. maddesinde düzenlenmiş bulunan hak ve adalet gereğine dayanan nesnel (objektif) sorumluluk durumudur. Borçlar Yasası'nın 54/1. maddesi gereğince yargıç, hakkaniyetin gerektirdiği durumlarda ayırt etme yeteneği olmayan kişiyi, verdiği zararın tümünden veya bir bölümünden sorumlu tutabilir. Bu düzenlemedeki amaç, hak ve adalet düşüncesiyle sorumluluğu, kusur sorumluluğu dışında genişletmek olup ayırt etme yeteneği olmayanın eyleminden hukuki bir sonuç doğmayacağına ilişkin genel kurala aykırı bir durum getirmektir. Burada yargıca geniş bir takdir yetkisi verilmiş olup her olayda zarara uğrayan kimsenin, haksız eylemi işleyen ayırt etme gücü bulunmayandan tazminat isteyip isteyemeyeceği, olayın oluştuğu durum ve koşullara bakılarak belirlenecektir. Bu durum ve koşullar arasında, ayırt etme gücü bulunmayanın ve zarara uğrayanın kusuru, ayırt etme gücü bulunmayanın ödeme gücü ile zarara uğrayanın ekonomik durumunun karşılaştırılması gösterilebilir. Olayın ekonomik bakımdan doğurduğu zarar, zarara uğrayan yönünden hissedilir derecede, buna karşılık zarara yol açan yönünden daha kolaylıkla yüklenilebilir nitelikte ise ayırt etme gücü bulunmayan sorumlunun, zararın tümünü veya bir bölümünü ödemesi adalete uygun olur. Yargıç, diğer özel durum ve koşulları ayırt etme gücü bulunmayanın ekonomik ve sosyal durumunu, eylemin işleniş biçimini, ayırt etme gücü bulunmayanın eylemi gerçekleştirirken içinde bulunduğu psikolojik durumu incelenmeli ve sorumlu tutulabildiği takdirde bunun kapsamını belirlemelidir. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalının sorumluluğu yönünden Borçlar Yasası'nın 54/1. maddesinde yer alan düzenleme tartışılıp değerlendirilmeden yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 19/04/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.