T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/184 Esas KARAR NO : 2026/394 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/12/2025 NUMARASI : 2025/1178 Esas, 2025/1321 Karar TALEBİN KONUSU: KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/184 Esas KARAR NO : 2026/394 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/12/2025 NUMARASI : 2025/1178 Esas, 2025/1321 Karar TALEBİN KONUSU: KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Konkordato talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un ... Limited Şirketi’nde %20 pay sahibi ve ortağı olduğu, ilgili şirkette münferiden temsil ve ilzam yetkilisi olduğu, müvekkilinin Konkordato Ön Projesinde detaylı olarak izah edileceği üzere müvekkili şirketin bankalara ve finansal kiralama şirketine olan borcuna kefil olmaktan kaynaklanan borç ve şahsi kredilerinden kaynaklı borçlarının bulunduğunu, kendilerinin bütün emek ve mesaisini müvekkili şirketi için harcadığını ve şirketin faaliyetlerinin devamlılığını sağlamak için maddi ve manevi her türlü destekte bulunduğunu, müvekkilinin hissedarı olduğu şirket ile birlikte Mahkemeye konkordato talebiyle başvurduğunu, şirket tarafından kullanılan banka kredilerinde müteselsil kefalet sebebiyle ve de ön projede detaylı olarak izah edildiği üzere şahsi borçları bulunduğunu, hem kefalet hem de şahsi borçları sebebiyle konkordato talebinde bulunduğunu, müvekkili şirketin mali yapısının bozulduğu ve işletme sermayesinin yetersiz kaldığını, vadesi gelen ödemelerin yapılabilmesi için gerekli nakit fonlarını sağlayamadığını, satıcılara olan borçların ve kullanılan banka kredilerinin ödenememesi riski ile karşı karşıya kalındığını, müvekkili şirketin idari, finans ve hukuk birimlerince borç ödeme acziyeti içerisinde bulunulduğu kanaatine varıldığını, bu duruma ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından, aktif ve pasif dengesini düzeltmek, mevcut borçlarını şu an içinde bulunduğu ödeme güçlüğünden kurtararak ödemek, alacaklıların alacaklarına tam olarak kavuşmalarını temin etmek amacıyla konkordato müessesinden yararlanma kararı aldığını, müvekkili şirketin borçları ile müvekkili şirketin ortağı gerçek kişi arasında organik bir bağ ve tam bir entegrasyon mevcut olduğunu, bu bağlamda, müvekkili şirketin ortaklarının şirket tarafından üstlenilen borçlarda ve özellikle kredi ilişkilerinde birbirlerinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili durumunda olduğunu, müvekkillerinin birbirlerine müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla destek verdiğini ve borçlandığını, bu nedenle de konkordatonun başarılı olabilmesi için hem müvekkili şirket hem de müvekkili şirketin ortakları için konkordato mühleti talep etmek zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek konkordato tasdik taleplerinin kabulüne, konkordato teklifine ilişkin olarak prosedürün işletilmesi kapsamında müvekkili şirket ve davacı şirket ortaklarına en az bir yıl süre ile kesin mühlet kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Mahkemece 2025/988 Esas sayılı konkordato dava dosyasında ... yönünden tefrik edilerek taleplerinin reddine karar verildiği, ...’un gerçek kişi kefil ile asıl borçlunun birlikte konkordato talep etmesinin caiz görüldüğü hallere ait özellikleri taşımadığı için ... yönünden geçici mühletin devamı kararı verilmesinin uygun olmayacağı, bu borçlu ile ilgili olarak konkordatonun başarılı olamayacağı gerekçesi ilen geçici mühletin (kesin mühlete ait olup iik m. 288, fıkra 1 uyarınca geçici mühlette de uygulanan) İİK m. 292, fıkra 1 b bendi ve fıkra 2 uyarınca kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde konkordato talep eden vekili tarafından istinaf edilmiştir. Konkordato talep eden vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin konkordato talebinde bulunan şirkette münferiden temsil yetkisi olduğunu, ortağı olduğu şirketten bağımsız kaynaklarının bulunduğunu, bu nedenle konkordato kesin mühlet tayin edilmesiyle şirketin konkordatosunun başarıya ulaşma şansının artacağını, müvekkilinin toplam konkordato kaynağının 40.240.104,82 TL olduğunu, adına kayıtlı aracı da satarak ek nakit katkısı sağlayacağını, müvekkilinin müstakil konkordato projesi olduğu gibi projesinde konkordatoyu başarıya ulaştırmaya yeter şahsi kaynağı olduğunu, müvekkili ...'un 2027 yılı Ocak ayı itibariyle aylık taksitler halinde olmak üzere (her ayın son işgünü) toplam 24 ay vadeli ve eşit taksitlerde, %100 anapara (tenzilatsız) üzerinden ve ayrıca anapara tutarına 24 aylık süre için %25 faiz oranı üzerinden ödeyecek şekilde borçlarını yapılandırma talebinde bulunduğunu, ayrıca adına kayıtlı ... plakalı aracı satarak ek nakit katkısı sağlayabileceğini taahhüt ettiğini, gerekçeli kararda müvekkilinin nakit akım tablosundaki müstakil malvarlığı değerlerine hiç bir şekilde değinilmeden hüküm kurulduğunu, müstakil proje ve kaynakları üzerinden değerlendirme yapılmadan soyut gerekçelerle talebin reddedildiğini, komiser raporu esas alınarak kurulan hükmün bu yönüyle usule ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçeli kararda müvekkiline ait aracın satılıp satılmayacağı konusunda herhangi bir bilginin mevcut olmadığının iddia edildiğini, iş bu aracın projede bahsediliyor olmasının borçlara karşılık gösterildiğini açıkça ortaya koyduğunu, bu aracın satılıp satılmayacağının haricen belirtilmesinde hukuki yararın mevcut olmadığını, konkordatonun borçlu ile alacaklıların bir araya gelerek yaptıkları bir borç yapılanması olduğu düşünüldüğünde, borcun kaderinin alacaklılarca tayin edilmesinin konkordatonun amaç ve ruhuna uygun olacağını, müvekkili şirketin faaliyetin sürdürebilmesi için müvekkili ...'un faaliyetlerini devam ettirebilmesi ve konkordatonun başarılı olabilmesi için şirket ortağının da korunması gerektiğini, konkordato talebinde bulunan şirketin münferiden temsilcisi konumunda olan müvekkilinin şirket borçlarına şahsen kefil olmasının ticari hayatın getirdiği bir gereklilik olduğunu, bu gerekçeye dayanarak müstakil konkordato projesi mevcut olan müvekkilinin konkordato talep etme imkanını elinden almanın tacir olmayan borçluların konkordato talep etme hakkını kullanılmaz hale getirdiğini, müvekkiline projenin revizesi için imkan tanınmadan konkordato talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçeli karara konu konkordato komiser heyeti ön raporunun taraflarına tebliğ edilmediğini, bu suretle müvekkilinin savunma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Talep, konkordato talep eden gerçek kişi hakkında, İİK'nun 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ile konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. Talep eden ..., ... ve ... Ltd Şti tarafından açılan konkordatonun tasdiki talepli dava Mahkemenin 2025/988 Esas sırasına kaydedilmiş olup bu esas üzerinden 21/10/2025 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiştir. Geçici konkordato komiser heyeti tarafından 31/10/2025, 27/11/2025, 02/12/2025 tarihli raporlarının sunulduğu anlaşılmıştır. İlk derece Mahkemesinin 04/12/2025 tarihli ara kararı ile konkordato komiser heyetinin sunduğu 02/12/2025 tarihli raporu üzerine dosya ele alınarak konkordato talep eden ... hakkında konkordato talebinin reddi ile bu taraf yönünden dosyanın tefriki ile Mahkemenin ayrı esas sırasına kaydedilmesine karar verilmiştir. Bunun üzerine dosyanın istinafa konu 2025/1178 Esasa kaydı yapıldığı anlaşılmıştır. Konkordato talep eden vekili istinaf dilekçesinde, gerekçeli karara konu konkordato komiser heyeti ön raporunun taraflarına tebliğ edilmediğini, müvekkilinin savunma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. 6100 sayılı HMK'nun 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkı gereğince, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir. Ayrıca Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. İlk derece mahkemesince 04/12/2025 tarihli ara kararı ile duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden iş bu karar ile birlikte tefrik kararı verilmiştir. Mahkemece, konkordato talep eden gerçek kişi yönünden, duruşma açılmadan tefrik kararı verilerek dosya üzerinden karar verilmesi doğru olmadığı gibi, konkordato talep eden vekiline 02/12/2025 tarihli komiser raporunun tebliğ edilerek rapora karşı beyanda bulunmak için makul bir süre verilerek sonucuna göre yargılama yapılarak karar verilmesi gerekirken, komiser heyeti raporlarına karşı beyan ve itirazların sunulması bakımından konkordato talep eden vekiline makul bir süre tanınmadan karar verilmesi savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olup yukarıda belirtilen hukuki dinlenilme hakkı ve adil yargılanma hakkına aykırı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, konkordato talep eden gerçek kişi vekilinin istinaf başvurusunun esasa dair hususlar incelenmeksizin kabulü ile 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Konkordato talep eden vekilinin istinaf başvurularının esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1178 Esas, 2025/1321 Karar sayılı ve 05/12/2025 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan Konkordato talep eden tarafından istinaf harçları peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 5-Konkordato talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.12/03/2026