9. Hukuk Dairesi 2017/5357 E. , 2017/10066 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamıyla % 40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A
**9. Hukuk Dairesi 2017/5357 E. , 2017/10066 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamıyla % 40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I T.C. Anayasa’sının 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır. Diğer taraftan 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.’un 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının), ihlâlidir. HMK.’un 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden sözedilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır. Somut uyuşmazlıkta Mahkemenin kararında dava dilekçesi özetlenmiş, davalının savunması yazılmadan sadece “ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davanın reddini talep etmiştir “ şeklinde bir açıklama yapılmıştır. Gerekçe olarak da aynen; “Yargılama basit usulde yürütülmüş, taraflar delilerini bildirmişler, tarafların delilleri toplanmış cevabi yazılar eklenmiş, dosya bilirkişiye tevdi edilmiş rapor alınmış ve tahkikat aşaması bu şekilde tamamlanmıştır. Tüm dosya kapsamı itibariyle, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi tarafından onanan ... 4 İş Mahkemesinin 2013/36 esas sayılı dosyasından verilen hükmü ile davacının kayden 02.10.2001 ile 31/08/2009 tarihleri aralığında asıl işveren olan davalının alt işvereni yanında çalıştığı sabittir. ... 1 İş Mahkemesinin 2009/704 esas sayılı dosyası, ... 7 İcra Müdürlüğünün 2014/4269 esas sayılı takip dosyaları oluşa uygun ve denetime elverişli olduğundan itibar edilen 27/01/2015 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.” şeklinde bir açıklama yapılmıştır. Salt davacının iddiasının yazılması ve içeriği dahi açıklanmayan bilirkişi raporuna atıf yapmak gerekçe değildir. Savunma kararda yazılmamış, iddia ve savunma, özellikle davalının zamanaşımı def’i değerlendirilmemiş, alacak kalemlerinin niteliği ve kabulün gerekçesi açıklanmamıştır. Öte yandan kararın hüküm fıkrasında takibin hangi alacak kalemi açısından, kaç TL. üzerinden devamına karar verildiği açıklanmadığı gibi, işlemiş faizin hangi alacak kalemine/ kalemlerine ait olduğu da belirtilmemiştir. Bu itibarla Mahkemenin kararı tamamen gerekçeden yoksun olduğu gibi infazda da tereddüt oluşturacak niteliktedir. Mahkemece gerekçesiz karar verilmesi T.C. Anayasa’sının 138 ve 141 ve HMK. nun 297. Maddesine aykırı olup, isabetsizdir. Ayrıca davalı vekili süresinde verdiği cevap dilekçesi ile davaya karşı zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Davalı aleyhine yapılan ilamsız takibe dayanak gösterilen, alt işveren aleyhine açılan davada bu davanın davalısı taraf değildir. Bu nedenle Mahkemece davalının davaya karşı süresinde yaptığı zamanaşımı def’inin değerlendirilmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 08/06/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.