11. Hukuk Dairesi 2022/4985 E. , 2024/1293 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1025 Esas, 2022/708 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/6 E., 2018/182 K. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istina…
**11. Hukuk Dairesi 2022/4985 E. , 2024/1293 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1025 Esas, 2022/708 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/6 E., 2018/182 K. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 29. sınıfta tescilli "TOMBİK" ibareli markaları bulunduğunu, davalının ise 2015/07822 sayılı 29 ve 35. sınıfta tescilli "... OLİVEOİL + ŞEKİL" markasının olduğunu, müvekkili markası ve davalı markasının ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunu ve aynı malları kapsadığını, bu benzerliğin tüketici nezdinde karışıklığa sebep olacağını, asli unsurların yanına farklı ibare getirilmesinin benzerliği ortadan kaldırmayacağını ileri sürerek davalı markasının hükümsüzlüğünü talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının aynı sınıfta tescilli olduğu, davacı markalarının sözcük unsurundan oluştuğu ve TOMBİK sözcüğünün markaların tescilli olduğu emtialar yönünden orijinal ve fantazi bir ibare olmadığı, çağrıştırıcı ve akla getirici niteliği bulunan, ayırt ediciliği yüksek olmayan bir ibare olduğu, davalının markasında ise yeniçeri figürünün ön planda olduğu, alt kısımda yazılı ... Oliveoil ibaresinde davacı ... markasının yer aldığı anlaşılmışsa da davalı markasında TOMBİK ibaresinin ön plana çıkarılmadığı, yeniçeri şekil unsurunun ön planda olduğu, "..." ibaresinin orijinal yaratıcı bir marka görünümü taşıdığı, markaların benzerlik değerlendirmesinde bütününün dikkate alınması gerektiği, davalı markasının bütünsel olarak değerlendirilmesinde görsel, işitsel ve kavramsal olarak davacı markası ile benzer olmadığı, ayırt ediciliğinin bulunduğu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 5 inci maddesine göre her türlü işaretin marka olarak kullanılmasının mümkün olduğunu, seçilen bu işaretin orijinal ve yeni olmasının, bir mana ifade etmesinin gerek olmadığını, bir markanın ayırt edici karakterini ve bu ayırt ediciliğin yüksek olup olmadığını değerlendirirken markanın tescile konu malları veya hizmetleri belirli bir firmadan gelen mal ve hizmetler olarak gösterebilme yeterliliğinin bütünsel olarak incelenmesi gerektiğini, tüketici algısında "TOMBİK" kelimesinin "et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri" emtialarının karakteristik özelliğini ifade etmediğini, doğrudan bu ürünleri çağrıştırmadığını, ayırt edicilik vasfının bulunduğunu, müvekkili şirket markalarının esas unsuru olan TOMBİK sözcüğünün davalı markasının son kısmında aynen yer aldığını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali doğuran bir benzerlik olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markasında yer alan şekil ve sözcük unsurlarının markaları farklılaştırdığı, tarafların markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal açıdan 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik veya karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, "TOMBİK" ibaresinin zayıf marka olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markalarının iltibas oluşturacak şekilde benzer olduğunu, markaların aynı sınıflarda tescilli olduğunu, tombik ibaresinin ayırt ediciliği yüksek bir ibare olduğunu ve zayıf marka olarak görülemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı adına tescilli "... Oliveoil+şekil" markasının 29. sınıfta "et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri" ve 35. sınıfta "et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünlerinin satış hizmetleri" emtiaları ve hizmetleri sınıfında davacının TOMBİK ibareli markaları ile iltibas yaratıp yaratmadığı hususuna ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 42 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.