8. Hukuk Dairesi 2024/4740 E. , 2025/1017 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/444 E., 2024/967 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/62 E., 2023/30 K. Taraflar arasındaki uygulama kadastrosu tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adl
**8. Hukuk Dairesi 2024/4740 E. , 2025/1017 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/444 E., 2024/967 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/62 E., 2023/30 K. Taraflar arasındaki uygulama kadastrosu tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... dava dilekçesinde özetle; Ankara ili Çankaya ilçesi ... Mahallesi Köyiçi mevkiinde kain 1638 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 330 metrekare iken 307,00 metrekare düşürüldüğünü, ayrıca taşınmazın ev, ahır ve samanlık niteliğinin de samanlık ve arsa olarak değiştirildiğini, bu sebeple mağduriyet yaşadığını ileri sürerek, kadastro güncelleme askı cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... mahalli bilirkişi beyanlarına göre dava konusu taşınmaz üzerindeki yapılardan evin tamamen yıkılarak yeniden 1990'lı yıllarda beton ev yapıldığı, samanlığın yıkılarak harabeye döndüğü, ahırın ise kullanılmadığı, ancak tam olarak yıkılmadığı hususlarının, keşif esnasında yapılan gözlem, mahalli bilirkişilerin beyanı ve geçmiş tarihli hava fotoğraflarından anlaşılmış olduğu, bu durumda tesis kadastrosu zamanında mevcut olan ev yıkılarak yeni ev yapıldığı için tapulama esnasındaki ev vasfını yitirdiği arsa olduğu, 3402 sayılı Kanun' un 22/A maddesi çalışmalarında sehven ahır ve samanlığın karıştırılarak taşınmazın cinsinin samanlık ve arsa yapıldığı, oysa ahırın yıkılmadığı tespit edildiğinden dava konusu taşınmazın cinsinin ahır ve arsası olması gerektiği, taşınmazın samanlık ve arsa olan niteliğinin ahır ve arsası olarak düzeltilmesi hususunun 3402 sayılı Kanun' un 22-A maddesi uygulaması çalışmasının iptalini gerektirecek bir durum olmadığı ve bu çalışmalar sonucunda oluşturulan sınırların mevzuatına uygun olarak oluşturulduğu ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın 307,89 metrekare yüzölçümü ile ahır ve arsa niteliğiyle tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... dava konusu taşınmaz üzerindeki yapılardan evin tamamen yıkılarak yeniden 1990'lı yıllarda beton ev yapıldığı, samanlığın yıkılarak harabeye döndüğü, ahırın ise kullanılmadığı ancak tam olarak yıkılmadığı, tesis kadastrosu zamanında mevcut olan evin yıkıldığı ve yeni ev yapıldığı için ev vasfını yitirip arsa olduğu, 3402 sayılı Kanun' un 22/A maddesi çalışmalarında sehven ahır ve samanlığın karıştırılarak taşınmazın cinsinin samanlık ve arsa olarak belirlendiği, oysa ahırın yıkılmadığının tespit edildiği, bu nedenle taşınmazın uygulama (yenileme) kadastrosu çalışmalarında vasfının samanlık ve arsa olarak değiştirilmesinin hatalı olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince taşınmazın vasfının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/A maddesi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edildiği ..." gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan davalı ... Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.