11. Hukuk Dairesi 2009/11755 E. , 2010/1225 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Alanya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.03.2007 gün ve 2003/946-2007/238 sayılı kararı onayan Daire’nin 13.07.2009 gün ve 2009/7699-2009/8564 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya
**11. Hukuk Dairesi 2009/11755 E. , 2010/1225 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Alanya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.03.2007 gün ve 2003/946-2007/238 sayılı kararı onayan Daire’nin 13.07.2009 gün ve 2009/7699-2009/8564 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin eski yönetim kurulu üyesi olan ... Denizolgun’un 17.08.1993 tarihinde aile dostu olan davalı ...’ya şirketi temsil yetkisi verdiğini, anılan davalının bu yetkiye istinaden şirket taşınmazlarını satış vaadi sözleşmesi ile halen şirket ortağı olan ve şirketin diğer ortakları ... Denizolgun ile ...’un kardeşi olan diğer davalıya sattığını, bu satıştan önce ...in ve satıştan sonra da ...’ın şirket ortaklıklarından ayrıldığını, satışların muvazaalı olduğunu, satış konusunda şirket genel kurulunun kararı olmadığını, bedelinin şirket kayıtlarında mevcut olmadığını ileri sürerek, 18.01.2001 tarihli gayrımenkul satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, vekaletnamenin o dönemde usulüne uygun olarak düzenlenip verildiğini, müvekkilinin iyiniyetli olarak vekaletnameye güvenerek işlem yaptığını, vekalet veren ile alan arasındaki iç ilişkinin müvekkilini ilgilendirmediğini, şirkete ait taşınmazların satışı için ayrıca karar alınmasına gerek olmadığını, satış bedelinin şirket kayıtlarında görülmemesinin de kendilerini bağlamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ..., vekaletnamenin dava dışı ... tarafından usulüne uygun verilerek yine onun talimatı ile satış işlemini gerçekleştirdiğini, satış bedelinin de aynı şahsa ödendiğini, vekaletin kötüye kullanılmasının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalıların aralarında akdettikleri satış vaadi sözleşmesinde bedelin düşük gösterilmesinin tek başına muvazaa iddiasını kanıtlamaya yeterli olmadığı, davacıya yemin delilinin hatırlatılması üzerine davalılarca yeminin eda edildiği, davaya konu satış vaadi sözleşmesinin geçerli olarak yapıldığı, bedelinin şirket yönetim kurulu başkanı ...’a ödenmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar, Dairemizin 13.07.2009 tarihli kararı ile onanmıştır. Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 03,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 172.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 04.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.