10. Hukuk Dairesi 2023/8279 E. , 2024/2767 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2017/216 E., 2023/135 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ödeme emri iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı
**10. Hukuk Dairesi 2023/8279 E. , 2024/2767 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2017/216 E., 2023/135 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ödeme emri iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurum tarafından gönderilen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işlemin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.02.2015 tarihli ve 2014/462 E. - 2015/72 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 21 inci Hukuk Dairesince; "... Somut olayda; davacının 15.05.2000 - 02.10.2003 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olmakla birlikte temsil ve ilzam yetkisine sahip olmadığı anlaşılmakla yönetim kurulu başkanı seçildiği 09.11.2006 tarihine kadarki Kurum alacaklarından sorumlu olmadığı açıktır. 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35 inci maddesindeki uygulanma koşullarının da davacı bakımında oluşmadığı dosyadaki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır.Ne var ki davacının yönetim kurulu başkanı seçildiği 09.11.2006 tarihinden sonraki döneme ait sorumluluğunun tespiti bakımından sağlıklı bir araştırma ve inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. ... davacının yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığı dönem saptandıktan sonra prim alacakları bakımından 506 sayılı Kanun'un 80 ve prim dışındaki alacaklar bakımından 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35 inci maddesindeki sorumluluk ilkelerine göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir... " gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamındaki gerekçeler belirtilmek suretiyle, davanın kabulüne dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödeme emri iptali ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.