11. Hukuk Dairesi 2010/10543 E. , 2010/11638 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.10.2008 gün ve 2008/66 - 2008/351 sayılı kararı onayan Daire’nin 17.05.2010 gün ve 2008/13943 - 2010/5415 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve …
**11. Hukuk Dairesi 2010/10543 E. , 2010/11638 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.10.2008 gün ve 2008/66 - 2008/351 sayılı kararı onayan Daire’nin 17.05.2010 gün ve 2008/13943 - 2010/5415 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete sigortalı bulunan konutun, tatile gittiği dönemde oturma odasındaki dolap içinden geçen temiz su borusundan su sızması nedeniyle hasara uğradığını, davalının müvekkilince dahili su klozunda belirtilen önlemlerin alınmadığı, olayın derhal farkedilmesi halinde sadece (417) YTL.zarar oluşacağı gerekçesiyle anılan meblağın ödendiğini, oysa dolabın içinde kışlık giysilerin bulunduğunu ve yaz ayında meydana gelen olayın hemen farkedilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, bakiye (13.154) YTL hasar bedilinin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının çok uzun bir süre dairesini boş bıraktığı, dolapta ve giyim eşyalarında küflenme ve yoğun bir koku meydana geldiğini, dahili su klozuna göre uzun süre boş bırakıldığında ana su tesisatı musluğunun kapatılması ve tesisattaki suyun boşaltılması gerektiğini, davacının bunları yapmadığını ve müvekkilinin zarar miktarında bu nedenle meydana gelen artışı hasardan indirebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.