1. Ceza Dairesi 2010/5067 E. , 2010/6939 K. "İçtihat Metni" TEBLİĞNAME : 1-B/2010/195641 MAHKEMESİ :(BEYOĞLU) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesi TARİH VE NO :09.05.2006-143/116 SUÇ :Silahla yaralamak A.Ç.'ı silahla yaralamaktan sanık M.. A..'ın yapılan yargılanması sonunda; Hükümlülüğüne ilişkin (BEYOĞLU) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.05.2006 gün ve 143/116 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Daire
**1. Ceza Dairesi 2010/5067 E. , 2010/6939 K.** **"İçtihat Metni"** TEBLİĞNAME : 1-B/2010/195641 MAHKEMESİ :(BEYOĞLU) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesi TARİH VE NO :09.05.2006-143/116 SUÇ :Silahla yaralamak A.Ç.'ı silahla yaralamaktan sanık M.. A..'ın yapılan yargılanması sonunda; Hükümlülüğüne ilişkin (BEYOĞLU) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.05.2006 gün ve 143/116 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi. TÜRK MİLLETİ ADINA Netice Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılan incelemede; 1-)Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan silinme koşulları oluşmamış mahkumiyeti bulunduğundan, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin yasal olarak uygulanması olanağının bulunmadığı değerlendirilmiştir. 2-)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak; a-)Oluşa ve dosya içeriğine göre; olay tarihinden önce ve farklı zamanlarda aynı bayanla arkadaşlık eden sanık ile mağdur arasında bu nedenle husumet bulunduğu, olay yerine yanında arkadaşı tanık Ulaş olduğu halde araçla önceden gelerek mağduru bekleyen sanığın, gece saat 01.30 sıraları aracını sokağa park edip, yaklaşık 200 metre mesafedeki evine gitmek için yürümekte olan mağdura ruhsatsız tabancası ile hedef alıp en az 7 el ateş etmesi sonucu hareket halinde olan mağdurun sol el ve sağ ayağından isabet aldığı ve koşarak oradaki inşaat malzemelerinin arasına saklandığı, sonucu aldığını düşünen sanığın olay yeri yakınında bulunan ve içinde arkadaşı tanık Ulaş’ın bulunduğu kendisine ait araca binerek oradan uzaklaşmak istediği sırada ihbar üzerine olay yerine gelen güvenlik güçlerince yakalandığı, olay yerinde iki ayrı bölgede olmak üzere 7 adet 9 mm. çaplı ve 3 adet 7,65 mm. çaplı kovan ele geçirildiği, 7 adet 9 mm. çaplı kovanın suçta kullanılan ve olay sonrası sanığın aracının yakınındaki çöp bidonu altında ele geçirilen 9 mm. çaplı tabancadan, diğer 3 adet 7, 65 mm. çaplı kovanın ise ele geçirilemeyen tek bir tabancadan atılmış olduğunun, sanığın sağ ve sol el içi svap numunelerinde atış artığı bulunduğunun, mağdurun ise (sol elinin sarılı olması nedeniyle sağ elinden alınan) svap numunesinde atış artığı bulunmadığının tespit edildiği olayda; Mağdurun hareket halinde olması, suçta kullanılan aletin elverişliliği, atış sayısı ve mesafesi, atışın hayati bölgelerin hedef alınarak yapılmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığı halde, Kasten İnsan Öldürmeye Teşebbüs suçu yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Kasten Yaralama suçundan yazılı şekilde karar verilmesi, b-)Duruşmada tanık olarak dinlenen zabıt mümzi polis memuru tanık Koray’ın, ele geçen 7,65 mm. çaplı kovanların atıldığı silahla olay tarihinden sonra mağdurun kendi bürosunda öldürülmüş olduğuna dair duyumlar aldığını belirtmesi karşısında; mağdurun ölümü ile ilgili olaya ilişkin evrakların getirtilip incelenerek, şayet ele geçen 7,65 mm. çaplı tabanca veya kovanlar var ise, incelemeye konu olayda ele geçen aynı çaplı kovanlarla irtibatı bulunup bulunmadığı araştırılarak ve dosya kapsamı da birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre haksız tahrikin varlığının ve düzeyinin belirlenmesi yerine, eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, c-) 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın, 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca şartla salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun kararda gösterilmemesi; d-)Kabule göre de; aa) Mağdurun hayati tehlike geçirmeyecek, 25 gün iş ve gücünden kalacak ve sol el 4. metakarpte açık kırık ve sağ fibula alt uçta nondeplase kırık nedeniyle hayati fonksiyonlarını Ağır-5 derecede etkileyecek şekilde yaralandığı olayda; hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK.nun 87/3. maddesi de gözetilerek, 5237 sayılı TCK. ile 765 sayılı TCK’nun olayla ilgili bütün hükümlerinin yargı denetimine olanak verecek biçimde uygulanması, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması, lehe olan hükmün belirlenmesi ve uygulamanın ona göre yapılmasında zorunluluk bulunması, bb-) Sanık ile mağdurun tabancaları ile karşılıklı atışlarında, ilk önce atışın hangi taraftan yapıldığının belirlenemediği kabul edildiğine göre, tahrik nedeniyle cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirim öngören 5237 sayılı TCK.nun 29. maddesinin uygulanması sırasında sanığın lehine en üst oranda indirim yapılması yerine ¼ oranında indirim yapılarak eksik ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 26/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.