Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/9938 E. , 2024/2877 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/9938 Karar No : 2024/2877 DAVACI : ... DAVALILAR : 1- ... VEKİLLERİ : Hukuk Hizmetleri Başkan Vekili ... Hukuk Müşaviri ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. ... 3- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... DAVANIN KONUSU : 1. sınıf emniyet müdürü iken resen emekli edilen davacı tarafından; 1- Emniyet Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığında gö
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/9938 E. , 2024/2877 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/9938 Karar No : 2024/2877 DAVACI : ... DAVALILAR : 1- ... VEKİLLERİ : Hukuk Hizmetleri Başkan Vekili ... Hukuk Müşaviri ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. ... 3- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... DAVANIN KONUSU : 1. sınıf emniyet müdürü iken resen emekli edilen davacı tarafından; 1- Emniyet Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığında görev yaptığı dönemdeki fiilleri nedeniyle hakkında yürütülen soruşturma sonucunda "görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6. maddesi gereğince "3 günlük aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali ile işlem sebebiyle uğradığı maddi kayıplarının tazmini, 2- Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : 27 yıllık meslek hayatı boyunca yaptığı başarılı çalışmalar sonucu 48 defa maaş karşılığı taltifle ödüllendirildiği, İtalya Cumhurbaşkanınca tarafına Şövalyelik Nişanı verildiği, yurtdışı görevlendirme ve görev süresi uzatımında kendisinin herhangi bir yetkisinin bulunmadığı, Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığının yurtdışı görevlendirme ve görev süresi uzatımında yaptığı işlemlerin hazırlık işlemi mahiyetinde olduğu, alınan iki Bakanlık Onayı açısından zamanaşımının gerçekleştiği, cezaya dayanak alınan Tüzük maddesinin iptali gerektiği, Tüzüğün dayanağı olan Kanun maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, disiplin kurulunun hatalı oluşturulduğu, söz konusu olay nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan yapılan ceza soruşturması sonucu ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... günlü, Soruşturma No:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, disiplin soruşturması sürecinde lehine olan delillerin toplanmadığı ve hukuki değerlendirmelere yansıtılmadığı, geçmişte hiçbir adli veya idari ceza almamış olmasına rağmen alt ceza uygulanmadığı, Y.M.'nin Birleşmiş Milletler UNODC (Uyuşturucu ve Suçla Mücadele Ofisi) Taşkent (Özbekistan) bürosunda P3 seviyesinde Proje Koordinatörü olarak görevli iken, aynı kuruluşun Afganistan Kabil bürosunda bir üst seviye olan Precursor Expert olarak görevlendirildiği, UNODC'un bölgesel düzeyde çalışma ve projeler yaptığı, bu kuruluşun bölge ofislerinin bir ülkede yerleşik gibi görünsede, faaliyetlerini bir kaç ülkeyi kapsayacak şekilde gerçekleştirdiği, bu nedenle UNODC bünyesinde çalışan bir personelin yine bu kuruluşun bünyesinde kalmak şartıyla ofisin sorumluluk alanında yer alan bölge ülkeleri arasında sık sık geçiş yapabildiği ve bu ülkeler arasında seyahat ettiği, bu nedenle Y.M.'nin Kabil'e görevlendirilmesi işlemiyle görev yaptığı uluslararası kuruluşun değişmediği, aynı kuruluş bünyesinde ve yine önceden sorumlu olduğu Özbekistanı kapsayacak şekilde sorumluluk alanının genişletilerek, uzmanlığa ilişkin kadro düzeyinin yükseltildiği, bu işlemde Yurtdışına veya Uluslararası Kuruluşlara Geçici Görevli veya Aylıksız İzinli Olarak Gönderilecek Emniyet Teşkilatı Personeline İlişkin Yönetmeliğe aykırı herhangi bir durumun bulunmadığı, anılan işlemle herhangi bir mali ödeme yapılmasına sebebiyet verilmediği, kamu zararının bulunmadığı, hiç kimsenin hak kaybının olmadığı, Y.M.'nin 17/12/2012 günlü dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu Birleşmiş Milletler Personel Değerlendirme Formu'nun (Review of Appointment Form) soruşturmacı tarafından ısrarla ve inatla görmezden gelindiği, Dışişleri Bakanlığının yazısının zamanında gelmediği, 28/12/2012 tarihinde alınan 1 yıllık uzatma onayının 2013 yılı Mart ayında değişme ihtimali olduğundan mevcut 1 yıllık onayın 6 aya indirilmeyerek düzeltme yoluna gidilmediği ve bu konunun netleşmesinin beklendiği, disiplin kurulu kararının çelişki ve hatalar barındırdığı, Bakan onayında ve arz notunda parafı bulunan Genel Müdür Yardımcısının soruşturmaya dahil edilmediği, adli makamların kararlarına itibar edilmediği ileri sürülmektedir. DAVALILARIN SAVUNMASI : Cumhurbaşkanlığı (kapatılan Başbakanlık) tarafından; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün iptali istenen maddesinin ve dava konusu disiplin cezasının hukuka uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün özel kanun niteliğindeki 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun verdiği yetkiye dayanılarak ve bu Kanun'un amacına uygun olarak düzenlendiği, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının yürürlüğü ertelenerek mevcut mevzuatın yürürlüğünün korunduğu, davacının savunma hakkının kısıtlandığı ve şartları oluştuğu halde alt ceza uygulanmadığı yönündeki iddialarının hukuki dayanağının bulunmadığı, Y.M.'nin görevlendirme ve süre uzatım onaylarının Yurtdışına veya Uluslararası Kuruluşlara Geçici Görevli veya Aylıksız İzinli Olarak Gönderilecek Emniyet Teşkilatı Personeline İlişkin Yönetmeliğin 7 ve 16. maddelerine aykırı olarak yapıldığı, Uluslararası Kuruluştan Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla Dış İlişkiler Daire Başkanlığına gelen 03/01/2013 günlü evrakta, Y.M.'nin görev süresinin 30/06/2013 tarihine kadar uzatıldığı bildirilmesine rağmen, bu uzatma yazısı beklenmeden, sadece personelin 17/12/2012 günlü dilekçesine binaen süre uzatımının Bakanlık Makamının 28/12/2012 günlü Onayı ile 31/12/2013 tarihine kadar yapıldığı, bu süre uzatımının Dışişleri Bakanlığının 03/01/2013 günlü yazısında 30/06/2013 tarihine kadar yapıldığının bildirilmesine rağmen, 28/12/2012 günlü Bakanlık Onayının düzeltilmediği, Y.M.'nin Yönetmeliğin 7. maddesinde "Yurt dışında veya uluslararası kuruluşlarda geçici veya aylıksız izinli görevlerde bulunanlar, yurt dışında veya uluslararası kuruluşlarda mevcut başka görevlere başvuruda ve geçiş talebinde bulunamazlar. " düzenlemesi bulunmasına rağmen bu maddeye aykırı olarak, yurtdışında aylıksız izinli olarak çalışmakta iken UNODC Afganistan Kabil Ofisindeki başka bir pozisyona başvuruda bulunduğu ve bu başvuru doğrultusunda seçildiği, UNODC Taşkent bürosunda proje koordinatörlüğü görevinin iptal edilerek UNODC Afganistan Kabil bürosunda Precursor Expert olarak aylıksız izinli şekilde 19/03/2013 paraflı ve bila tarihli Bakan Onaylı yazıyla 19/03/2013 - 31/12/2013 tarihleri arasında görevlendirmesinin yapıldığı, bu görevin Yönetmeliğe göre iptal edilmesi gerekirken tekrar 19/12/2013 günlü Bakanlık Onayı ile ilgilinin aylıksız izinli olarak çalışma süresinin 31/12/2014 tarihine kadar uzatıldığı, Y.M.'nin 17/12/2012 günlü dilekçesi ekinde sunduğu Review of Appointment Form'unun Birleşmiş Milletler tarafından ilgili personelin değerlendirilmesinde kullanıldığı, bu formun süre uzatımında değerlendirilemeyeceğinin Dış İlişkiler Daire Başkanlığının yazısıyla bildirildiği, davacının suçunun sabit olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesinin iptali istemi yönünden olarak karar verilmesine yer olmadığına; "görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6. maddesi gereğince "3 gün aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 04/12/2015 günlü, 2015/273 sayılı kararının iptali ile işlem sebebiyle uğradığı maddi kayıplarının tazmini istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI :... DÜŞÜNCESİ : Dava, davacının Emniyet Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler Daire Başkanlığında görev yapmakta iken, ''Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek'' fiilini işlediğinden bahisle üç günlük aylık kesim cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 04/12/2015 günlü ve 2015/273 sayılı kararının kendisine ilişkin kısmının ve bu işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 5/A-6 maddesinin iptali istemiyle açılmıştır. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesi Anayasa Mahkemesi'nin 13/01/2016 gün ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve anılan madde, 23/01/2017 gün ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılarak Emniyet Teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kuralları yeniden düzenlenmiş olduğundan, belirtilen tarih itibariyle artık söz konusu Tüzüğün uygulanma imkanı kalmamıştır. Buna karşılık, 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 1. maddesi( bilahare 08/03/2018 günlü ve 30354 sayılı mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun Geçici 1. maddesi) uyarınca, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezalarının bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağı ve daha önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemlerin de aynen muhafaza olunacağı kurala bağlandığından, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesi gereğince " üç günlük aylık kesim " cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesinin iptali yönündeki istemlerinin esastan incelenmesi gerekli görülmüştür. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesiyle verilen yetki doğrultusunda hazırlandığı ve Danıştay incelemesinden geçerek yürürlüğe girdiği, anılan Tüzük'ün 5/A-6 maddesinde yer alan ve dava konusu edilen ''Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek'' kuralında, anılan fiilin ve karşılığında öngörülen cezanın dayanak alınan Yasa hükmü ile çizilen çerçeveyi aşan bir yönünün bulunmadığı, polislik mesleğinin önem ve özelliği dikkate alınarak, toplum nazarındaki saygınlığının korunması ve teşkilat personeline duyulan güvenin sarsılmamasını amaçladığı anlaşılmakta olup, bu itibarla, iptali istenen madde hükmünde üst normlara ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davacının üç günlük aylık kesim cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü ve... sayılı kararının kendisine ilişkin kısmının iptali isteminin incelenmesi: Dava konusu işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 5/A-6 maddesinde, ''Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek'' fiili üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile soruşturma raporunun yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ile birlikte değerlendirilmesinden, soruşturma konusu, yurt dışına veya uluslararası kuruluşlara geçici görevli veya aylıksız izinli olarak gönderilecek emniyet teşkilatı personeline ilişkin yönetmelik hükümlerine aykırı olarak 3. Sınıf Emniyet Müdürü Yusuf Mollaoğlu'nun UNODC Afganistan Kabil Ofisinde 19/03/2013-31/12/2013 tarihleri arası uzman olarak görevlendirilmesi onayında davacının parafının bulunduğu dikkate alındığında ''Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek'' fiilini işlediği sübuta ermiş olup, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesi gereğince, fiilinin karşılığı olan '' üç günlük aylık kesim " cezası ile cezalandırılmasında hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY : İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla davacının Emniyet Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığında görev yaptığı dönemdeki fiilleri nedeniyle hakkında yürütülen soruşturma sonucunda "görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesi gereğince "3 günlük aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine davacı, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü,... sayılı kararı ile bu işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesinin iptali ve işlem sebebiyle uğradığı maddi kayıplarının tazmini istemiyle bakılan davayı açmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT : 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasa Mahkemesinin Kararları" başlıklı 153. maddesinde, "Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez. Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez. İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar. İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar." hükmüne yer verilmiştir. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Kanunu'nun 66. maddesinin 3. fıkrasında da, yukarıda anılan düzenleme doğrultusunda, Anayasa Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi, bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmiştir. 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinde, "Gerek inzibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re'sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin haiz olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur. Memuriyetten ihraç cezası müstesnadır." kuralı yer almıştır. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesinde yer alan, "Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek" fiili, üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. 08/03/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Yürürlükten Kaldırılan Hükümler" başlıklı 37. maddesinde, "(1) 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 82 nci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 83 üncü, ek 4 üncü, ek 5 inci, ek 6 ncı, ek 7 nci, ek 8 inci ve ek 9 uncu maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır..."; "Geçiş Hükümleri" başlıklı Geçici 1. maddesinde ise, "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur. (2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte devam etmekte olan disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak bu Kanun hükümleri uygulanır. (3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemler aynen muhafaza olunur..." hükümlerine yer verilmiştir. Anılan Kanun'un 8/3-a-13 maddesinde de "Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek" fiili, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde olduğu gibi üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. Yurtdışına veya Uluslararası Kuruluşlara Geçici Görevli veya Aylıksız İzinli Olarak Gönderilecek Emniyet Teşkilatı Personeline İlişkin Yönetmelik'in 7/1-e maddesinde; "Yurt dışında veya uluslararası kuruluşlarda geçici veya aylıksız izinli görevlerde bulunanlar, yurt dışında veya uluslararası kuruluşlarda mevcut başka görevlere başvuruda ve geçiş talebinde bulunamazlar." düzenlemesine ve 16/1-b maddesinde; "Aylıksız izinli olarak görevlendirilen personelin görev sürelerinin uzatılması uluslararası kuruluşun ve personelin talebi, Genel Müdürlüğün uygun görüşü üzerine Bakan Onayı ile 657 sayılı Kanunda belirtilen süre kadar yapılabilir." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : I - DAVA KONUSU DÜZENLEMENİN İNCELENMESİ : Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "...disiplin cezalarını gerektiren fiil ve hareketlerin, düzenlenecek tüzükte belirlenmesini öngören itiraz konusu kural, yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememekte ve bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımamaktadır. Bu yönüyle kural, Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen 'suçta kanunilik' ilkesine ve Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan 'kanuni düzenleme' ilkesine aykırılık oluşturmaktadır." gerekçesiyle iptaline ve aynı kararda; iptal kararının, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 1 yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline ilişkin yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararından sonra, Anayasa'nın 121. maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 02/01/2017 tarihinde kararlaştırılan ve 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesi ile söz konusu 83. madde yürürlükten kaldırılmış, yine bu Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin de aralarında bulunduğu genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin hükümleri düzenlenmiştir. 08/03/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususlar düzenlenmiştir. 23/03/1979 günlü, 7/17339 Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı ve 7068 sayılı Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususların düzenlendiği görüldüğünden, halihazırda uygulama kabiliyeti kalmayan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesinin iptali istemine yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır. Ancak, dava konusu bireysel işlemin, tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre irdeleneceği; bireysel işlemin tüm hukuki sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmadığı sürece, anılan işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin sonradan yürürlükten kaldırılmasının, söz konusu bireysel işlemle ilgili olarak açılan davanın sonuçlanmasına engel oluşturmayacağı da açıktır. II - DAVA KONUSU BİREYSEL İŞLEMİN İNCELENMESİ : Anayasa Mahkemesinin "suçta kanunilik" ve "yasal düzenleme" ilkelerine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle verdiği iptal kararı sonrasında çıkarılan ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne göre üst hukuk normu niteliğinde olan 7068 sayılı Kanun'da, anılan Tüzük'ün dava konusu 5/A-6 maddesindeki düzenlemeye aynen yer verilmesi ve Tüzük'te öngörülen cezayla aynı cezanın öngörülmesi, ayrıca anılan düzenlemenin polislik mesleğinin önem ve özelliği dikkate alınarak, toplum nazarındaki saygınlığının korunması ve teşkilat personeline duyulan güvenin sarsılmamasını sağlamak amacını haiz olduğu ve personel ile disiplin hukuku ilkelerine aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından, Tüzük'ün dava konusu 5/A-6 maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesi gereğince "3 gün aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlem incelendiğinde; Dosyanın incelenmesinden; 4. sınıf emniyet müdürü Y.M.'nin 15/02/2010 - 15/02/2011 tarihleri arasında Avrupa Birliği Bosna Hersek Polis Misyonunda (EUPM) geçici olarak görevlendirildiği, EUPM'de görevli iken ilgilinin, Dış İlişkiler Daire Başkanlığına 08/10/2010 günlü dilekçesi ve Dışişleri Bakanlığının ... günlü ve ... sayılı yazısı üzerine 03/05/2007 günlü ve İçişleri Bakanı onayı ile yürürlüğe giren "Uluslararası Kuruluşlarda Geçici veya Sözleşmeli Olarak Görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü Personeline İlişkin Yönetmelik'in 10. maddesi gereği Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisinin (UNODC) Taşkent bürosunda 657 sayılı Kanun'un 77. maddesi kapsamında aylıksız izinli olarak 23/11/2010 - 23/11/2011 tarihleri arasında Bakanlık Makamının 09/11/2010 günlü Onayıyla çalışma onayının alındığı, bu pozisyonda çalışma süresinin yine Bakanlık Makamının 27/05/2011 günlü onayı ile ilk önce 30/01/2012, daha sonra Bakanlık Makamının 28/12/2011 günlü Onayı ile 31/12/2012 tarihine ve en son Bakanlık Makamının 28/12/2012 günlü Onayıyla 31/12/2013 tarihine kadar uzatıldığı, UNODC Taşkent bürosunda Proje Koordinatörü olarak görevli iken bu görevinin iptal edilerek UNODC Afganistan Kabil Bürosunda Precursor Expert olarak 657 sayılı Kanun'un 77. maddesi kapsamında aylıksız izinli olarak 19/03/2013 günlü paraf bulunan ve bila tarihli Bakanlık Makamı Onayı ile 19/03/2013 - 31/12/2013 tarihleri arasında görevlendirildiği, bu görevlendirilmeden sonra da 19/12/2013 tarihli Bakanlık Makamı Onayıyla çalışma süresinin 31/12/2014 tarihine kadar uzatıldığı, alınan çalışma onayı ve süre uzatımları ile ilgili olarak; personelin, Bakanlık Makamının 28/12/2012 günlü Onayı ile 31/12/2013 tarihine kadar yapılan süre uzatım Onayının 07/01/2012 günlü ve 28166 sayı ile Resmi Gazete'de yayımlanan Yurtdışına veya Uluslararası Kuruluşlara Geçici Görevli veya Aylıksız İzinli Olarak Gönderilecek Emniyet Teşkilatı Personeline İlişkin Yönetmelik'in aylıksız izinli olarak gönderilen personelin çalışma ve süre uzatımını düzenleyen 16. maddesine aykırı olarak yapıldığı, Uluslararası Kuruluştan Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla gelen Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığına gelen 03/01/2013 günlü evrakta Y.M.'nin görev süresinin 30/06/2013 tarihine kadar süre uzatımının yapıldığı bildirilmekte iken, bu uzatım yazısı beklenmeden sadece personelin 17/12/2012 günlü, dilekçesine binaen süre uzatımının Bakanlık Makamının 28/12/2012 günlü Onayıyla 31/12/2013 tarihine kadar yapıldığı, ancak bu süre uzatımının Dışişleri Bakanlığının 03/01/2013 günlü yazısında 30/06/2013 tarihine kadar yapıldığının bildirilmesine rağmen, 28/12/2012 günlü Bakanlık Makamı Onayının düzeltilmediği, diğer taraftan, eski Emniyet Müdürü Y.M.'nin aynı Yönetmeliğin 7-e maddesine göre; "yurtdışında veya uluslararası kuruluşlarda geçici veya aylıksız izinli görevlerde bulunanlar, yurtdışında veya uluslararası kuruluşlarda mevcut veya başka görevlere başvuruda veya geçiş talebinde bulunamazlar" denilmesine rağmen, Yönetmeliğin bu hükmüne aykırı olarak yurtdışında aylıksız izinli olarak görevli iken UNODC Afganistan Kabil Ofisindeki başka bir pozisyona başvuruda bulunduğu ve başvuru sonucunda seçildiği, UNODC Taşkent bürosunda Proje Koordinatörlüğü görevinin iptal edilerek UNODC Afganistan Kabil bürosunda Procursor Expert olarak 657 sayılı Kanun'un 77. maddesi kapsamında aylıksız izinli olarak 19/03/2013 günlü paraflı ve bila tarihli Bakanlık Makamının Onayı ile 19/03/2013-31/12/2013 tarihleri arasında görevlendilmesinin yapıldığı, bu görevin Yönetmelik hükümlerine göre iptal edilmesi gerekirken tekrar 19/12/2013 günlü Bakanlık Onayı ile ilgilinin aylıksız izinli olarak çalışma süresinin 31/12/2014 tarihine kadar uzatıldığı, 28/12/2012 günlü Bakan Onayında, bila tarihli 19/03/2013 paraf tarihli yazıda ve 19/12/2013 günlü Bakan Onaylı yazıda diğer personelle birlikte parafı bulunan davacının "Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6. maddesi uyarınca 3 günlük aylık kesim cezasıyla cezalandırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; Y.M. isimli personelin görev süresi uzatımlarının, Yurtdışına veya Uluslararası Kuruluşlara Geçici Görevli veya Aylıksız İzinli Olarak Gönderilecek Emniyet Teşkilatı Personeline İlişkin Yönetmelik düzenlemelerine aykırı olarak yapıldığı ve anılan süre uzatımlarına ilişkin Bakan onaylarında diğer personelle birlikte davacının da parafı bulunduğu anlaşıldığından, sübuta eren eylemi nedeniyle davacının "3 günlük aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Dava konusu işlem hukuka uygun olduğundan, davacının işlem sebebiyle uğradığı maddi kayıplarının tazmini isteminin de reddi gerekmektedir. Öte yandan; davacı tarafından, Yüksek Disiplin Kurulunun müsteşar yardımcısının başkanlığında toplanması nedeniyle kurulun hatalı oluşturulduğu iddia edilmiş ise de, işlem tarihinde yürürlükte bulunan Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik'in 4. maddesinin (d) bendinde Yüksek Disiplin Kurullarının başkanlıklarında Başbakanlık ve Bakanlıklarda Müsteşar veya Müsteşar Yardımcılarının görevlendirilebileceği düzenlendiğinden işlemde bu yönden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan; dava konusu bireysel işlemin hukuki denetimi yapılırken, bireysel işlemin dayanağı olan ve yürürlükten kalkan veya uygulanma kabiliyeti bulunmayan düzenleyici işlemin hukuki incelemesi yapılarak, bu düzenlemenin hukuka ve mevzuata aykırı olmadığı yönünde tespitlerde bulunulması halinde, yürürlükten kalkmasına veya uygulanma kabiliyetinin bulunmamasına bağlı olarak hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilen düzenleyici işlem nedeniyle davalı idarenin, davada haksız çıkan taraf olarak kabulüyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Nitekim, benzer bir konudaki Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/04/2016 günlü, E:2015/234, K:2016/1432 sayılı kararı da bu yöndedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesinin iptali istemine ilişkin olarak KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oyçokluğuyla, 2. İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, 2015/273 sayılı kararının iptali ile işlem sebebiyle uğranılan maddi kayıpların tazmini istemleri yönünden DAVANIN REDDİNE oybirliğiyle; 3. Aşağıda dökümü yapılan ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 14/05/2024 tarihinde karar verildi. (X) KARŞI OY : İdari Yargı denetiminin amacının "hukuka uygunluk" olduğu ve bu denetimin de dava konusu işlemin kurulduğu tarih itibarıyla gerçekleştirilmesi gerektiği İdare hukukunun ve idari yargının bilinen en temel ilkeleridir. Bu nedenle, dava konusu düzenleyici işlemin hukuka uygunluğunun denetlenerek bir karar verilmesi ve tarafların davadaki haklılık durumuna göre de yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekmekte iken, dava konusu edilen Tüzük maddesinin uygulanma kabiliyetinin kalmaması nedeniyle düzenleyici işlem bakımından davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen kararın bu kısmına katılmıyorum.