8. Ceza Dairesi 2022/4925 E. , 2025/1436 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/341 Esas, 2021/1242 Karar SUÇ : Eşe karşı eziyet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit ed…
**8. Ceza Dairesi 2022/4925 E. , 2025/1436 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/341 Esas, 2021/1242 Karar SUÇ : Eşe karşı eziyet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Kırşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2021/129 Esas, 2021/224 Karar sayılı kararı ile sanığın cebir yoluyla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-a-e, 43/1, 62/1, 53 ve 58/6. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2021/341 Esas, 2021/1242 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 96/2-b, 62/1. ve 58/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, suçun işlenmesinde kullanılan bıçağın 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Eksik araştırma yapıldığına, suçun işlendiğine dair yeterli delil bulunmadığına ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanığın, suç tarihinde resmi nikahlı eşi olan katılanı bulunduğu yerden alarak bıçak zoruyla ortak konuta götürmesi, sistematik olarak yaralaması, kaçmasına engel olmak için plastik kelepçeyle ellerini ve ayaklarını bağlaması ve öldürmekle tehdit etmesi, başörtüsüyle farklı zamanlarda yatağa bağlaması iddialarına ilişkin olarak; 1.5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesi "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindedir. Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2021 tarihli iddianamesiyle; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 3-a (toplam 4 kere) maddesinde düzenlenen eşe karşı kasten yaralama suçundan ve aynı Kanun'un 109/2,3-a-e maddesinde düzenlenen cebir ve tehdit yoluyla kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçundan ayrı ayrı cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Katılanın aşamalarda değişmeyen dosya kapsamıyla ve 17.01.2021 tarihli " sol bacak diz kapağı altı ve üzerinde dış tarafta 5 ve 3 cm'lik iki adet yüzeyel deri kesisi, boyun sol tarafında şişlik, üst dudak iç tarafında şişlik ve 0,5 cm kesi ile her iki el bileğinde 1-2 cm arası 2-3 adet deri sıyrıklarının mevcut olduğunun tespit edildiği, " şeklindeki genel adli muayene raporuyla uyumlu olan iddiaları ve katılanın iddialarıyla uyumlu olan tanık ...'ın görgüye dayalı beyanları birlikte değerlendirildiğinde; eşe karşı kasten yaralama (toplam 4 kez) suçundan açılan dava yönünden sanığa ek savunma hakkı tanınarak ve bu yöndeki savcılık mütalaası yüzüne okunarak 5237 sayılı Kanun'un 96/2-b maddesinde düzenlenen eşe karşı eziyet suçundan mahkumiyetine hükmedilmesi hukuka uygun bulunmuştur. Ancak; Bölge Adliye Mahkemesince "...mağdurenin iddiasının dışında sanığın mağdureyi zorla eve götürerek burada isteği dışında tuttuğu ve ayrılmasını engellediğine dair her türlü şüpheden uzak cezalandırılmasına yeter derecede ve nitelikte kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, bu nedenle sanığın kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçunu işlediğinin sabit olmadığı dairemizce değerlendirilmiş..." şeklindeki gerekçeyle sanığın eylemlerinin bütün olarak eziyet suçunu oluşturduğu kabul edilmiş ve ayrıca cebir yoluyla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet hükmü kurulmamış ise de; katılanın aşamalardaki anlatımlarıyla uyumlu olan tanık ...'ın beyanlarına göre de sanığın olay tarihinde mutfak camından içeri girerek ve katılana bıçak doğrultarak katılanı ortak konutlarına götürdüğü ve bu suç yönünden de iddianamede anlatım ve sevk maddesi bulunduğu anlaşıldığından; sanığın bu aşamadaki eyleminin eziyet suçunun yanısıra ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 3-a-e maddesinde düzenlenen cebir yoluyla kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçunu oluşturduğunun ve bu suçtan ayrıca mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmemiş olması, Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2021/341 Esas, 2021/1242 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/4. maddesi gereği, sanığın kazanılmış hakkı saklı tutulmak kaydıyla ve Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2025 tarihinde karar verildi.