(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8850 E. , 2008/10435 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.04.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında intifa hakkına ilişkin kaydın terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.01.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8850 E. , 2008/10435 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.04.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında intifa hakkına ilişkin kaydın terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.01.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binada zemin kat 1 numaralı bağımsız bölüm için Belediye Encümeni kararları sonucu davalı yararına tesis edilen intifa hakkının yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu, 1580 sayılı Belediye Kanunun 70/10 maddesi gereği 3 yılı aşan bu tür sözleşmeleri yapma yetkisinin Belediye Meclisine ait olup, intifa hakkı tesisine ilişkin encümen kararlarının da 16.10.2003 tarihli Encümen Kararı ile iptal edildiğini ileri sürerek, intifa hakkının tapu kaydından terkinini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece taraflarca sözleşme gereğinin yerine getirilmesinden sonra idarenin tek taraflı sözleşmeyi feshinin iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Dava, intifa hakkının terkini isteğine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 794.maddesindeki tanıma göre intifa hakkı; taşınır ve taşınmazlar, haklar ve bir mal varlığı üzerinde tesisi mümkün olan ve hak sahibine konusu olan şeyden yararlanma hakkı sağlayan bir irtifak türüdür. İntifa hakkı; bir süreyle sınırlı kurulmuşsa sürenin dolması veya bu süreden önce intifa hakkı sahibinin hakkından vazgeçmesi, intifa hakkı sahibinin ölümü ya da tüzel kişi ise tüzelkişiliğin sona ermesi, konusu olan şeyin bütünüyle harap olması sebebiyle artık ondan yararlanma olanağının kalmaması durumlarında sona erer. Ayrıca, intifa hakkının danışıklı tesis edildiği iddiası veya ehliyetsizlik nedeniyle ya da iradeyi sakatlayan diğer nedenlerle de hükmen terkini istenebilir. Somut olayda; dava konusu taşınmaz için Belediye Encümenin Kararı gereğince 21.7.1997 tarihinde yapılan ihale ile davalıya intifa eksiltme usulü ile 49 yıllığına intifa hakkı tanınmasına karar verilmiş, Belediye Encümeni 18.7.2002 tarihli toplantısında da bu intifa hakkının 14.8.1998 tarihinden başlatılmak üzere tapuya tesciline karar verilmiştir. Bu karar gereği 2.8.2002 tarihinden düzenlenen resmi senet ile intifa hakkı taşınmaz tapusunun hak ve mükellefiyetler sütununa yazılmıştır. Şimdi davacı, işlemlerin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1580 sayılı Belediye Kanunu 70/10 ve 2886 sayılı İhale Kanunu hükümlerine göre Belediye Encümeninin 49 yıllığına intifa hakkı tesis etme yetkisinin bulunmadığını, bu nedenle 16.02.2005 tarihli Encümen kararı intifa hakkı tesisine dair Encümen Kararlarının iptaline karar verildiğini, geçersiz idari işlemler ile tesis edilen intifa hakkının yolsuz tescil niteliğinde bulunduğunu iddia etmektedir. Gerçekten de, işlemlerin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1580 sayılı Belediye Kanunun 70/10 maddesinde “3 seneden fazla müddetle veya 10.000.liradan fazla bedeli senevi ile akdedilecek icar ve isticar mukaveleleri yapmak” Belediye Meclisinin yapacağı işler arasında sayılmıştır. 2886 sayılı İhale Kanunun 64. maddesinde de Belediye Encümenince ayni hak tesisi ve kiraya verme süresi 10 yılla sınırlandırılmıştır. Görülüyor ki, açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında Belediye Encümeninin Belediyeye ait taşınmaz üzerinde 49 yıllığına intifa hakkı tesis etmesi mümkün değildir. Kaldı ki, 1580 sayılı Belediye Kanunu yürürlükten kaldıran 13/7/2005 tarih 25874 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5393 Belediye Kanununun 18. maddesi Belediye Meclisinin görev ve yetkilerini açıkça düzenlemiştir. Anılan maddenin 18/e hükmü; “Taşınmaz mal alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine veya tahsisli bir taşınmazın kamu hizmetinde ihtiyaç duyulmaması hâlinde tahsisin kaldırılmasına; üç yıldan fazla kiralanmasına ve süresi otuz yılı geçmemek kaydıyla bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesisine karar vermek” şeklindedir. Bu düzenleme ile belediyeye ait taşınmazların üç yılı aşan kiralanması ve üzerinde otuz yılı aşan ayni hak tesisi işlemlerinde belediye meclisinin yetkili kılındığı açıkça hüküm altına alınmıştır. Yeniden somut olaya döndüğümüzde, terkini istenen 49 yıllık intifa hakkı tesisi için Belediye Meclisinin yetkili olduğu, 04.08.1997 tarihinde tesisine karar verilen intifa hakkının tapuya tescili için 18.7.2002 tarihinde alınan Encümen Kararında, Belediye Meclisinin 05.11.2001 tarihli 202 sayılı Meclis Kararı gereğince intifa hakkı tesis edildiği belirtilmekte ise de dava konusu taşınmazın sözü edilen Meclis Kararı kapsamında kalmadığı, tüm bunlardan başka 04.08.1997 ve 18.7.2002 tarihli Encümen Kararlarının da az yukarıda değinilen yasal düzenlemeler gerekçe gösterilerek 16.10.2003 tarihinde iptal edilmiş, bu karara karşı idari yargıya başvurulmadığından iptal kararının kesinleştiği açıktır. Tüm bu açıklamalar karşısında mahkemece, başlangıçta yetkisiz Encümen Kararıyla tesis edilen intifa hakkının yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu, ayrıca intifa hakkının dayanağı Encümen Kararının iptal edilmiş olması karşısında intifa hakkının yasal dayanaktan yoksun hale geldiği hususları gözetilerek davanın kabulü gerekirken, reddi doğru olmamıştır. Karar bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 18.09.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.