Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/675 E. , 2024/1389 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/675 Karar No : 2024/1389 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA Vekili : Hukuk Müş. … İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sa
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/675 E. , 2024/1389 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/675 Karar No : 2024/1389 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA Vekili : Hukuk Müş. … İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının en yüksek banka faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunması alınmaksızın, somut bir delil ortaya konulmaksızın ve adil bir yargılama yapılmaksızın kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, dava konusu uyuşmazlıkta kendisine ceza hukuku anlamında bir suçlama yöneltildiği, bu nedenle ceza hukukuna ve adil yargılanma hakkına ilişkin tüm ilkelerin uygulanması gerektiği, darbe girişiminden önce FETÖ/PDY'nin terör örgütü olduğu yönünde kesinleşmiş bir yargı kararının bulunmadığı, bir terör örgütünün varlığının ancak yargı kararıyla tespit edilebileceği, bu örgüte yönelik terör örgütü nitelemesinin ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararı ile yapıldığı, bu tarihten sonraki iradi faaliyet ve kasti hareketlerinden dolayı sorumlu tutulabileceği, irtibat ve iltisak kavramlarının soyut ve muğlak kavramlar olduğu, bu kavramların öngörülebilirlik ilkesi ile kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesini ihlal ettiği, idarenin düzenleyici işlemleri ile suç ve ceza konulamayacağı, bu suç ve cezaların geçmişe yürütülemeyeceği, işlendiği zaman legal olan olan ve kanunlarda suç olarak gösterilmeyen eylemleri nedeniyle cezalandırılamayacağı, sendikaya eğitim ile ilgili bir sendika olması sebebiyle üye olduğu, yasal olmayan bir sendika olduğunu bilseydi üye olmayacağı, bu sendikadan kapatılmadan önce kendi isteği ile istifa ettiği, Bank Asya'ya araba almak için para yatırdığı, borçlarını ödemek için katılım hesaplarında para biriktirerek borçlarını ödediği, işlemlerinin rutin olduğu, Bank Asya'ya para yatırmasının yapıldığı tarih itibariyle yasal olduğu, bu bankanın mevzuata uygun şekilde faaliyet gösterdiği, bankaya para yatırmasına ilişkin verilerin kişisel veri niteliğinde olduğu, bir kişinin aynı eylemleri sebebiyle iki kez yargılanıp iki ayrı cezaya mahkum edilemeyeceği, bu durumun non bis in idem ilkesini ihlal ettiği, olağanüstü hal dönemlerinde sadece bu süreyle sınırlı ve geçici nitelikte tedbirlerin alınabileceği, olağanüstü hal uygulamasına son verilmiş olması sebebiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin anayasal dayanağının kalmadığı, bu işlemin ölçülü olmadığı, sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine ilişkin hiçbir somut delilin bulunmadığı, kendisinin sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi söz konusu ise buna ilişkin soruşturma yapılıp savunmasının alınması gerektiği, masumiyet karinesi, adil yargılanma hakkı, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, mülkiyet hakkı ve gerekçeli karar hakkı başta olmak üzere birçok temel hak ve özgürlüğünün ihlal edildiği, dayanılan birçok bilgi, belge ve delilin yasa dışı delil niteliğinde olduğu iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334.maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335.maddesinin 3.fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.