3. Hukuk Dairesi 2024/3939 E. , 2025/2812 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2019/893 E., 2022/541 K. Mahkeme bozmaya uyularak verilen kararı; asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 5219 ve 5236 sayılı Kanunlar ile değişik 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 s…
**3. Hukuk Dairesi 2024/3939 E. , 2025/2812 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2019/893 E., 2022/541 K. Mahkeme bozmaya uyularak verilen kararı; asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 5219 ve 5236 sayılı Kanunlar ile değişik 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 432/4 maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre; karşı davada hüküm altına alınan ve karşı davalı vekilince temyize konu edilen toplam miktar 3.400,00 TL olup, Mahkemenin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 5.810,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu itibarla, davacı vekilinin karşı davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktar itibariyle reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin asıl davaya yönelik gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl davada; müvekkili ile davalılar arasında 22.01.2011 tarihli ve bir yıl süreli, aylık 1.700,00 TL bedelli maliki olduğu taşınmazı "kuaför ve güzellik salonu" olarak kullanılmasına ilişkin kira sözleşmesi imzalandığını, taşınmazın aynı tarihte davalılara tesliminin sağlandığını, sözleşmedeki artış hükmü uyarınca uzayan dönemde kira bedeli 1.785,00 TL olarak belirlendiği halde davalıların kira bedelini ödemediklerini, bunun dışında 2011 yılı Kasım ve Aralık aylarına ilişkin kira bedellerini de eksik ödediklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, müvekkilinin davalılardan 22.069,87 TL alacaklı olduğunun tespitine; 01.03.2016 tarihli duruşmada ise davayı eda davası olarak ıslah ettiğini bildirerek 22.069,87 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP