11. Ceza Dairesi 2021/20908 E. , 2023/7047 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/425 E., 2015/286 K. SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muh
**11. Ceza Dairesi 2021/20908 E. , 2023/7047 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/425 E., 2015/286 K. SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2014/425 Esas ve 2015/286 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci,53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; bilişim sistemlerinin, banka veya diğer kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının f -son bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis ve 4.565.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 07.11.2019 tarihli, 15-2015/387928 sayılı ve nitelikli dolandırıcılık ile özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin bozulması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği, şirket zararının bu kadar olmadığı, katılanın bizzat kendisinin yaptığı icra dosyasının celbin ve tanık ifadelerinin alınması yönündeki talebin reddedildiği, sadece tek bilirkişiden rapor alındığı, itirazların kabul edilmediği, savunma hakkının kısıtlandığı, sanığın karısının kanser hastası olduğu ve bu sebeple sanığın almış olduğu 543.000,00 TL yi daha sonra doktorların ümit vermemesi sebebiyle şirkete iade ettiği, elde etmediği paraları da şirketin istediği, etkin pişmanlık hükümlerinin tatbik edilmesi gerekirken lehine değerlendirme yapılmadığı, şirket yetkilisi olmayan kişilere muvafakat hususunun sorulduğu, tek eylem olduğu halde 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulamasının yapıldığı, zarara ticari faiz eklendiği, sanığın aldığı paranın şirketin kur farkından elde ettiği gelir olduğu, kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Şikâyetçiler ... ve ...'nin katılan şirket ...Isı San. Ve Tic. Ltd. Şirketinde finans müdürü olarak, sanığın ise şirketin finans bölümünde finans elemanı olarak çalıştığı. sanığın 10.10.2004 tarihinden iş aktinin fesh edildiği 23.06.2014 tarihine kadar katılan şirkette çalıştığı, katılan şirkette her iki şikâyetçinin birlikte imza yetkisine sahip oldukları. sanığın 01.03.2012,15.04.2013,07.06.2013,22.08.2013,20.09.2013,29.11.2013,30.01.2014,21.03.2014,27.03.2014, 18.04.2014,09.05.2014,16.05.2014,23.05.2014 tarihleri arasında şikâyetçiler ... ve ...'in imzalarını taklit ederek katılan şirketin Yapı Kredi Bankası ...Şubesinde bulunan parasını haksız olarak çekerek kendisinin ...-IBAN numaralı Yapı Kredi Bankası ...maaş hesabına aktararak menfaat temin ettiği anlaşılmaktadır. 2.01.10.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre; ilgili imzaların şikâyetçiler ve sanığa ait olmadığını,imzaların taklit imza oldukları, aldatıcılık kabiliyetini haiz olduğunu bildirir rapor düzenlediği anlaşılmıştır. 3.Bilirkişi raporuna göre, toplam zarar miktarının 1.825.818.12 TL olduğu sanığın eyleminin ortaya çıkarılmasından sonra 543.000 TL'sinin geri verildiği ancak katılan şirket yetkilileri bu kısmi iadenin iade nedeni ile sanığın etkin pişmanlıktan yararlandırılmasına muafakat etmediklerini bildirdikleri görülmüştür. 4.Mahkemesince, sanığın bilirkişi raporuna göre toplam 1.825.818.12 TL.yi kendi hesabına aktardığı, sanığın bir ara bilgi vermeden şirketten ayrıldığı yapılan kontrollerde çalıştığı bölümde emanete alınan şirkete ait suçta kullandığı ve sahte olarak yaptırdığı kaşelerin ele geçirildiği sanığın bilahare yakalandığında 09.07.2014 tarihli hazırlık aşamasındaki verdiği ifadesinde suçlamayı kabul ettiği bilirkişi... tarafından tanzim edilen 01.10.2014 tarihli rapora göre bankaya yazılan talimatlardaki imzaların tamamen sahte olarak atıldığı müştekilerin eli ürünü olmadıkları dolayısı ile talimatların sahte olduğunun belirlendiği ancak sanığın bu talimatları kullanması nedeniyle muhtemelen imzanın kendisi tarafından atıldığı yada bir başkasına attırıldığı ve bu bağlamda sanığın sahtecilikten haberdar olduğu sahte evrakı bilerek kullandığı gerçekte müşteki katılan banka hesaplarına aktarılması gereken paraların kendi hesabına aktararak ve bankaya yazılan talimatları kullanarak banka görevlilerinin ve bankanın aracı kılarak sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu ve ayrıca özel evrakda sahtecilik suçunu işlemiş olduğu suçun bir çok kez tekrarlanması nedeniyle her iki eylem bakımından zincirleme halinde suçun işlendiği , Her ne kadar sanık savunmalarında eşinin kanser hastası olduğunu tedavi masraflarını karşılamak için bahse konu eylemi gerçekleştirdiğini ileri sürmüş isede; vaki savunmasının eylemini suç olmaktan çıkartmayacağı esasen zarar miktarının ve dolandırıcılığa konu bedelinin bir kanser hastasının tedavi masraflarının çok daha ötesinde olduğu bu bakımdan savunmaya itibar edilmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle mahkumiyetine hükmedilmiştir. IV. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanık hakkında mahkumiyet hükümleri kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. 1.Sanığın savunması, bilirkişi rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, katılan şirket vekilinin kısmi ödemeye ilişkin etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakat etmediği, sanığın soruşturma aşamasında yaptığı ödemeden başka zararın giderilmesine yönelik girişimde bulunmadığı, suç sebep ve saiklerine, zararın ağırlığına kastın yoğunluğuna, suçun önem ve değeri gerekçeleriyle hükümlerde teşdit uygulandığı anlaşıldığından mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmamış, sanık müdafinin bu yöndeki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2014/425 Esas ve 2015/286 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2023 tarihinde karar verildi.