Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE;Çek sahibi ......'un KKTC işletme sahibi olduğunu ve müvekkilinin sürekli iş yaptığı ticari müşterisi olduğunu, takibe konu olan çekin mal gönderilmesi karşılığında avans olarak alındığını, davalı alacaklının imalatçı olduğunu, müvekkili ile arasında imalatçı-tedarikçi ilişkisi olduğunu, davalı alacaklıdan mal alıp kendi müşterilerine komisyon karşılığı mal tedarik ettiğini, müvekkilinin çek sahibi ...... ile mal alımı için anlaştığını ve
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından davacı ve davacının daha önce ortağı bulunduğu ...Şti.ile diğer ortaklar ..., ... aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasından 10/11/2014 tanzim, 01/12/2014 vade tarihli ve 135.000 TL bedelli senet ile ilgili icra takibine geçildiğini, takip borçlularına örnek 10 kambiyo senetlerine mahsus ilamsız takiplere müstenit ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığını, dosya borcunun bir kısmının diğer borçlular tarafından ödendiğini, dosya borcunun toplam ferileriyle birlikte 89.750 TL.lik kısmının ise davacı tarafından haciz baskısı altında icra dosyasına ödendiğini, ödemede bulunulurken istirdat davası açma haklarının taleple saklı tutulduğunu, çünkü davacının davalı tarafa icra takibine konu senetten doğan borcu bulunmadığını, zira senedin altındaki imzanın davacıya ait olmadığını, bununla ilgili olarak İstanbul ...İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, yapılan yargılama sonucunda davacının imza örnekleri alınarak bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, raporda imzanın davacıya ait olduğunun ortaya çıktığını, imza incelemesi için dosyanın ATK.ya gönderilmesini talep ettiklerini, çünkü senedin altındaki imza ile davacının gerçek imzası arasında açıkça fark olduğunu, bilirkişi raporunun yetersiz kaldığını, ayrıca mahkemede borca yönelik itirazlarının da değerlendirilmediğini, buna rağmen mahkeme tarafından tüm talepleriyle birlikte rapora dayanılarak davanın reddedildiğini, kararı temyiz ettiklerini, davacının dava dışı takip borçlusu ...Şti.nden 08/08/2012 tarihinde ortaklıktan çıktığını, senedin tanzim tarihinin ise 10/11/2014 olduğunu, davacının ortaklıktan ayrıldıktan sonra şirket ve diğer ortaklarla hiçbir bağı kalmadığını, böyle bir senedi imzalamasının mümkün olmadığını, davacının daha önce ortağı olduğu... firmasının kullanmış olduğu 06/08/2012 tarihli genel kredi sözleşmesine kefil olduğunu, davalı bankanın kredi sözleşmesi imzalattırırken aynı işlem esnasında hileli bir şekilde boş senet de vücuda getirdiğini, senedin imza kısmı dahil tüm unsurlarının sonradan doldurulduğunu, genel kredi sözleşmesinin tanzim tarihinden çok sonra düzenlendiğini, her ne kadar senet TTK uyarınca soyut borç ilişkisini ihtiva etse de davalı banka gibi kurumsal bir firmanın davacıya ödediğini iddia ettiği ve senede konu edilen meblağın kayıt altında olması gerektiğini, borcu kabul etmemekle birlikte davacının kefil olduğu kredinin ödendiğini, dolayısı ile senedin bedelsiz kaldığını, bu nedenlerle haciz baskısı altında ödenen toplam 89.750 TL.nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, asıl alacağın %20.sinden aşağı olmamak üzere tazminatın davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.