7. Hukuk Dairesi 2012/7257 E. , 2012/9134 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 125 ada 14 parsel sayılı 531,88 m² yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka,paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yolu
**7. Hukuk Dairesi 2012/7257 E. , 2012/9134 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 125 ada 14 parsel sayılı 531,88 m² yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka,paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın 5/20 payının davacı ... adına, geriye kalan payın ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava ve temyize konu 125 ada 14 parsel sayılı taşınmazın davacı ...'ın tutunduğu 20.07.1978 tarih 46 sayılı tapu kaydı ile bu kaydın geldisi olan 08.11.1938 tarih 159 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığı, davalının tutunduğu 19.11.1938 tarih 1280 sayılı tapu kaydının dava konusu taşınmaza uymadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; davalı ... ...'ın tutunduğu 19.11.1938 tarih 1280 sayılı tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmemiş,kaydın revizyon görüp görmediği araştırılmamış,ayrıca davalının 09.03.2009 tarihli duruşmada bildirdiği 19.11.1938 tarih 190 sayılı tapu kaydı ise dosyada hiç bulunamamış,davacının tutunduğu ve dava dışı 125 ada 13 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören 20.07.1978 tarih 46 sayılı tapu kaydının dava konusu taşınmaz yönünü ... oğlu ... tarlası olarak okuduğu,davalının dayanağı tapu kayıt maliklerden birinin de ... oğlu ... ... olduğu kayıt kapsamlarından anlaşılmasına rağmen bu husus yerel bilirkişi ve tanıklara sorulmak suretiyle davacının tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmaz yönünü davalının dayanağı tapu kayıt maliki olarak okuyup okumadığı tereddütsüz olarak belirlenmemiştir. Ayrıca tespit tutanağı bilirkişileri ... ... ve ... ... tespitte saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düştüğü halde dinlenilmemiş, varsa nedenleri hüküm yerinde gerekçeleriyle açıkça gösterilmemiştir. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacının tutunduğu 20.07.1978 tarih 46 sayılı tapu kaydı ile davalının tutunduğu 19.11.1938 tarih 1280 ve 190 sayılı tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte varsa haritaları da Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kayıtların dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, yine davalının tutunduğu tapu kaydının maliki ... oğlu ... ...'un verasete esas açık nüfus kayıtları Nüfus Müdürlüğü'nden getirtilerek davalı ile kayıt maliki arasındaki akdi veya ırsi ilişki belirlenmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın davacı ve davalı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarından hangisinin kapsamında kaldığı tereddütsüz belirlenmeli, tapu kayıtlarının her ikisi de taşınmaza uyduğunun belirlenmesi halinde önceki tarihli ve doğru temele dayanan tapu kaydına değer verileceği düşünülmeli,somut olayda yerel bilirkişi ve tanıkların tapu kaydına ilişkin sözleri komşu parsel tutanak içerikleri ile yerel bilirkişi ve tanıklarca sınır yerleri olarak gösterilen taşınmazlara ait tutanak örnekleri getirtilerek denetlenmeli,ayrıca tarafların dayanağı tapu kayıtların da malik olarak gözüken kişilerin nüfus kayıtları dikkate alınarak yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri denetlenmeli, taşınmazın tutunulan tapu kayıtlarının kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı, tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı ... ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, 11.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.