8. Hukuk Dairesi 2012/13445 E. , 2013/5740 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi ... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının kabulüne dair ... 1. Aile Mahkemesi'nden verilen 13.04.2011 gün ve 44/244 sayılı hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.04.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü taraflardan kimse gelmediğinde
**8. Hukuk Dairesi 2012/13445 E. , 2013/5740 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi ... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının kabulüne dair ... 1. Aile Mahkemesi'nden verilen 13.04.2011 gün ve 44/244 sayılı hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.04.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü taraflardan kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... vekili, tarafların evlilik birliği içinde birlikte çalışarak elde ettikleri gelirlerle edindikleri 1389 ada 1 parseldeki 14 numaralı mesken ile...plakalı aracın davalı adına tescil ettirildiğini açıklayarak müşterek katkı dikkate alınarak fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere faizi ile birlikte yargılamada belirlenecek daire ve aracın yarı bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, dava dilekçesinde 5.000 TL olarak gösterdiği değerin 4.000 TL'sinin taşınmaza, 1.000 TL'sinin araca münhasır bulunduğunu açıklamıştır. Birleşen dosyada açtığı davada da Sapanca 230 ada 3 parsel bakımından fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 5.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, davanın haksız olduğunu, davalının 1991 yılından beri 1.sınıf savcı olup maddi durumu iyi olduğundan taşınmaz ve araç alabileceğini, davalının davacının 4 katı maaş geliri elde ettiğini, taşınmaz ve araç alımına davacının katkısı olmadığını, davalının aracı alırken eczacı arkadaşı ... 3 milyar TL borç aldığını, 5 yıl önce de at yarışından 600.000.000 TL ikramiye kazandığını, davacının ise maddi durumu iyi olmayan ailesine yardım ettiğini, 1 yıllık zamanaşımı süresinin de geçtiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararı, davalı vekilinin temyizi sonunda Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 10.11.2009 tarih 2008/12563 Esas... Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacının 2005/597 Esas sayılı davasının kabulü ile, ... İlinde bulunan dava konusu 1389 ada 1 parsel sayılı taşınmaza 4.000 TL, ... plaka sayılı araca 1.000 TL katkı payı olan alacağın dava tarihi 06.05.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, birleştirilen ... Esas sayılı davanın kabulü ile 5.000 TL alacağın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar, 22.6.1986 tarihinde evlenmişler, 21.12.2001 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 27.6.2002 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. Eşler arasında başka mal rejimi seçilmediğinden boşanma davasının açıldığı 21.12.2001 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM'nin 170. m.) rejimi geçerlidir. Dava, 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde evlilik birliği içerisinde 24.12.2001 tarihinde ferdileşme ile edinilen 1389 ada 1 parseldeki 14 nolu mesken, 1.5.2001 tarihinde alınan ... plakalı araç ve 9.9.1998 tarihinde satın alınan 230 ada 3 parseldeki arsanın edinilmelerinde yapılan katkıya ilişkin katkı payı alacağı davasıdır. Dosyada toplanan delillere göre davalı tarafın Cumhuriyet Savcısı olarak çalıştığı, davacıdan daha yüksek gelir elde ettiği anlaşılmakla beraber davacı da hemşire olarak çalışarak gelir elde ettiğine, bu gelirinin başka bir yerde harcandığı da iddia ve ispat edilemediğine göre davacının çalışarak elde ettiği gelir ile evlilik birliğinde edinilen mal varlığında katkısının bulunduğunun kabulü gerekir. Diğer yandan mal rejiminden kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresi Yargıtay'ın ve Daire'nin süregelen uygulamaları doğrultusunda davaya konu edilen malın edinildiği tarihten değil, mal rejimini sona erdiren boşanma davasının kesinleştiği tarihten itibaren hesaplanmalıdır. Mahkemenin her iki yönden de uygulaması yerindedir. Dava konusu 1389 ada 1 parselde bulunan 14 numaralı meskenin tapuda edinme tarihi boşanma davasının açıldığı tarihten sonra görülmekte ise de ferdileşme yolu ile kooperatif ödemeleri sonunda edinilen bu taşınmaz için mal rejiminin sona erdiği 21.12.2001 tarihinden sonra yapılmış herhangi bir ödeme bulunmadığından tasfiyede tamamının dikkate alınmış olması doğrudur. Yine bozma ilamındaki açıklamalar da gözetilerek ... arsa bakımından tapuda taşınmazın tamamı davalı adına görünmekle birlikte davacının 5.10.2006 tarihli yargılama oturumundaki beyanı dikkate alınarak taşınmazın yarı değerinin hesaplamada hükmedilen miktar açısından faiz uygulanmaması, araçla ilgili hesaplamada davalı lehine alımda arkadaşından 3.000 TL borç aldığının kabul edilmesi, tüm dava konusu mal varlığı için katkı payı alacağı niteliği gözetilerek dava tarihi itibariyle belirlenen sürüm değerlerinin dikkate alınması, HMK'nun 26. (HUMK'nun 74.) maddesi gereğince talep sonucu ile bağlı kalarak hüküm kurulması ve davacının fazla haklarının saklı tutulmasında da usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmamaktadır. Davalı vekilinin bu hususlara yönelen temyiz itirazları yerinde değildir. Katkı payı davalarında katkı oranı bulunurken, tarafların her bir mal varlığı değerinin edinildiği tarihe kadarki toplam gelirlerinden tarafların sosyal statüleri ile konumlarına göre yapabilecekleri kişisel harcamaları ile kocanın 743 sayılı TKM'nun 152. maddesi uyarınca evi geçindirme yükümlülüğü uyarınca yapması gereken harcamalar çıktıktan sonra yapabilecekleri tasarruf miktarlarının ne olacağının belirlenmesi, daha sonra toplam tasarruf miktarı karşısında davacı eşin katkı oranının bulunması, bulunan bu oranın dava konusu mal varlığının dava tarihindeki değeri ile çarpılarak varsa katkı payı alacağının tespit edilmesi, gerektiğinde hakkaniyet ilkeleri ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesinin göz önünde tutulması ve davacının katkı payı alacağı konusunda bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu şekilde yapılacak hesaplama ile davacının katkı oranı bulunması gerekirken davacının toplam gelirinin davalının toplam gelirine oranlanması suretiyle % 37,17 şeklindeki katkı oranı dikkate alınarak hesaplama yapılması doğru değildir. Ancak usule uygun şekilde yapılacak hesaplama sonunda çıkacak katkı oranı % 42,69 olacağına, bu orana göre yapılacak hesaplama sonunda bulunacak katkı payı alacağı miktarı kabul kararında dikkate alınan miktarlardan daha fazla olacağına, hüküm davacı tarafından temyiz edilmediğine, bu durumda aleyhe bozma yasağı kuralı ve temyiz edenin sıfatı gözetilerek, davalı aleyhine bozma sevk edilemeyeceğine göre temyiz edenin sıfatına göre mahkemece mesken için 50.017,95 TL, araç için 3.108,15 TL ve arsa için 5.487,98 TL olarak bulunan toplam katkı payı alacağı miktarları üzerinden taleple bağlı kalınarak yazılı şekilde sırasıyla 4.000 TL, 1.000 TL ve 5.000 TL katkı payı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile Usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 148,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına 16.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.