Başvuru, hazırladığı doktora ödevinde meslek sırlarını ifşa ettiği gerekçesiyle iş sözleşmesi feshedilen başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, hazırladığı doktora ödevinde meslek sırlarını ifşa ettiği gerekçesiyle iş sözleşmesi feshedilen başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu 1988 doğumlu olup 2014 yılından iş sözleşmesinin feshedildiği tarihe kadar H.A.O. San. ve Tic. A.Ş.'nin (İşveren/Şirket) Kocaeli şubesinde belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışmıştır. Başvurucu ayrıca Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünde doktora eğitimine devam etmektedir. Başvurucu; Şirkette bakım mühendisi olarak görev yapmakta iken iş sözleşmesi 13/1/2017 tarihinde "özel transportörler isimli doktora dersinin ödevinde meslek sırlarını ortaya attığı" gerekçesiyle ve haklı nedenle feshedilmiştir. Başvurucu "doktora ödevinde herkese açık makineler üzerinde bir çalışma yaptığını, ödevin en geç Haziran 2016 tarihinde teslim edildiğini, bilgisayarının ele geçirilerek bu ödevin elde edildiğini ve kendisine karşı 6-7 ay sonra kullanıldığını, ödevde meslek sırlarını ortaya atacak bir bilgi bulunmadığını" belirterek feshin haksız ve geçersiz olduğu iddiasıyla işe iade talepli tespit davası açmıştır. Davanın görüldüğü Kocaeli İş Mahkemesi (İş Mahkemesi) 26/7/2018 tarihinde davanın kabulü ile feshin geçersizliğine ve başvurucunun işe iadesine karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Davacının 2014-2017 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından davalı şirketin gizli bilgilerinin tez çalışmasında kullanılması gerekçesiyle feshedildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporundaki tespitlerden de anlaşılacağı üzere, davacının dönem ödevinde belirttiği iyileştirme çalışmaları teknolojik kritiklik arz etmeyen, genel geçer uygulamalar olup, akademik literatürde kolaylıkla bulunabilecek bilgi ve uygulamalardır. Davacı tarafça yapılan çalışma tez niteliğinde değil ödev niteliğindedir. Dosyaya sunulan belgelerden, dinlenen tanık anlatımlarından davalı işyerinde bulunan stajyerlerin dahi kendi ödev ve çalışmalarında işyerine ilişkin verileri kullandıkları, benzer bilgilerin daha önce de işyerinde çalışanlarca aynı amaçla kullanıldığı, ancak bu çalışanların işten çıkartılmadığı anlaşılmıştır. Davalı işveren işyerinde eşitlik ilkesine ve feshin son çare olma ilkesine aykırı davranarak davacının iş aktini feshetmiştir. Davalı işveren tarafından yapılan fesih haksız ve geçersiz bulunmuştur. Bu nedenlerle feshin geçersizliğine, davacının işine iadesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur." İşverenin istinaf talebinde bulunması üzerine dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 30/1/2020 tarihinde İş Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermiştir. Gerekçeli kararında Bölge Adliye Mahkemesi, başvurucunun imzaladığı 17/6/2016 tarihli Çalışan Bilgi Güvenliği Taahhütnamesine aykırı hareket ettiği, başvurucunun eyleminin haklı neden ağırlığında olmasa da işverenle arasındaki güven ilişkisini zedelediği, bu nedenle feshin geçerli nedene dayandığı kanaatine ulaşmıştır. Başvurucu, nihai kararı 10/3/2020 tarihinde öğrendikten sonra 23/3/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.