Başvuru, orman alanı dışına çıkarılan ve Hazine adına tescilli bulunan taşınmazların önceki maliklerine iadesi isteğinin reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, orman alanı dışına çıkarılan ve Hazine adına tescilli bulunan taşınmazların önceki maliklerine iadesi isteğinin reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 21/5/2021 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucular, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Mehmet Saip (Sahip) Molla Bey (öl. 1927) başvurucuların kök miras bırakanıdır. Başvuru formu ekinde sunulan 13/2/1305 tarihli tapu kayıt suretine göre İstanbul'un Beykoz ilçesi İncirköy Mahallesi'nde bulunan, yüz ölçümü yazılı olmayan, ormanlık, çalılık ve sebze vasfında olan ve Sultan Mahmut Han Sani Hazretleri Vakfından mukaatalı taşınmaz başvurucuların kök murisine aittir. Tapulama çalışmaları kapsamında 20/7/1953 tarihinde Sahip Bey'e ait kök tapu kaydı uygulanarak 261 ada 24 parsel, 291 ada 1 parsel, 293 ada 1 parsel, 297 ada 1 parsel, 298 ada 1 parsel ve 299 ada 1 parsel numaraları altında tahdidi yapılmıştır. Kadastro Komisyonu 15/7/1954 tarihinde söz konusu parsellerin bir taraftan Sahip Bey'e ait olduğunu gösterir tapu kaydının olduğunu, diğer taraftan Ş.Ö. adına da tapu kaydı mevcut olduğundan iki tapu kaydından hangisinin kabulü ve iptalinin gerektiğinin hükmen tayini için malik hanelerinin boş bırakılmasına karar vermiştir. Sahip Bey'in mirasçıları 27/2/1957 tarihinde Kadastro Komisyonu kararının iptali ile taşınmazların adlarına tescil edilmesi talebiyle Ş.Ö. mirasçılarına karşı dava açmıştır. Kadastro Komisyonu 12/6/1958 tarihinde ihtilafa konu taşınmazlardan 299 ada 1 numaralı parselin bir kısmının (760 metrekare), 293 ada 1 numaralı parsel ile 297 ada 1 numaralı parselin ise tamamının orman tahdit haritası dâhilinde olduğunu tespit etmiştir. Kadastro Komisyonu, kısmen orman sahasına giren 299 ada 1 numaralı parselin bu adanın son parselini takip eden parsel numarası verilerek ifrazen (299 ada 2 numaralı parsel) ve diğer 293 ada 1 numaralı ve 297 ada 1 numaralı parsellerin tamamının Hazine adına tashihine karar vermiştir. Taşınmazlar orman vasfıyla 27/7/1958 tarihinde Hazine adına tescil edilmiştir. Sahip Bey'in mirasçılarının 27/2/1957 tarihinde açtığı davaya kadastro mahkemesi sıfatıyla bakan Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesi 23/12/1975 tarihinde davanın kabulüyle dava konusu taşınmazların tapudaki malik hanesinin mirasçılar adına hisseleri oranında tespitine karar vermiştir. Kararda; dava konusu altı parselin muris Sahip Bey adına olan tapu kaydı dâhilinde kaldığı, söz konusu tapu kaydının hiçbir münakale görmediği, taşınmazın kadastro tespiti yapılırken altı parsele ayrıldığı ve tapu kaydının bu altı parseli içine aldığı kaydedilmiştir. Bir kısım davalılar kararı temyiz etmiştir. Orman Kadastro Komisyonu 25/8/1976 tarihinde 299 ada 1 parsel ve 293 ada 1 parsel sayılı taşınmazların ormanda kalan kısımlarının, 297 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tamamının ormandan çıkarılmasına karar vermiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi 13/10/1977 tarihinde davaya konu taşınmazların kök miras bırakan Sahip Bey'e ait 13/2/1305 tarihli tapu kaydı kapsamında kaldığını, anılan tapu kaydının hukuki kıymetini koruduğunu, davalıların dayandığı tapunun ise dava konusu taşınmazlarla ilgili olmadığını belirterek kararı onamıştır. Beykoz Tapu Müdürlüğü 12/2/1980 tarihli yazısında uyuşmazlığa konu taşınmazlar üzerine bir başka davada verilen ihtiyati tedbir kararına istinaden 7/12/1979 tarihinde tedbir konulduğundan Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesinin 23/12/1975 tarihli kararının infaz edilemediğini belirtmiştir. Öte yandan 261 ada 24 parsel, 291 ada 1 parsel, 298 ada 1 parsel ve 299 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar 29/9/2010 tarihinde başvurucuların payları oranında adlarına tapuda tescil edilmiştir. Diğer 293 ada 1 parsel, 297 ada 1 parsel ve 299 ada 2 parsel sayılı taşınmazların tescili gerçekleşmemiştir. Başvurucular 24/4/2014 tarihinde 293 ada 1 parsel, 297 ada 1 parsel ve 299 ada 2 parsel sayılı taşınmazların 19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun kapsamında bedelsiz olarak iadesini talep etmiştir. İstanbul Valiliği Defterdarlık Anadolu Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı 23/6/2017 tarihinde başvurucuların iade talebini reddetmiştir. Ret işlemine dayanak yapılan uzman raporunda talebe konu parsellerin orman vasıflı olması ve ilk malikinin Hazine olması nedeniyle 6292 sayılı Kanun'un maddesi kapsamında iade edilebilecek taşınmaz şartlarını taşımadığı belirtilmiştir. Raporda, iadesi talep olunan taşınmazların beyanlar hanesi şöyledir:i. 293 ada 1 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesi: "6831 sayılı yasanın 2/B maddeleri gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır.", "541,86 metrekaresi 3194 sayılı Yasanın maddesine göre imar uygulanmasına alınmıştır.", "Bu parsel üzerinde mevcut binalardan A ve B işaretlisi S.A.ya, C,D ve E işaretli evlerin F.Ş.ye, F işaretlisi A.ye, G işaretlisi F.A.B.ye, H işaretlisi İ.Ö.ye, I işaretlisi Ş.ye, J ve K işaretlisi A.S.ye, L işaretlisi S.K.ye, N işaretlisi H.Ç.ye aitir.", "Zemini Cennet mekan Sultan Mahmut Han Sani Hazretleri Vakfından mukaatalı.", "Şagil ve Tapu tahsislerden İmar Uyg. Dosyasında belirtilenler ilgili olduğu parsellerin beyanlarına aktarılmıştır."ii. 297 ada 1 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesi: "6831 sayılı yasanın 2/B maddeleri gereğince tamamı Hazine adına orman sınırları dışında kaldığından bu alan 2009/15 sayılı Genelge gereğince 2010 tarihi itibariyle kapatılmış olup aynı mahalle 1058 ile 1157 arası ve 1275 ile 1310 sayfalar arasına gitmiştir.", "Bu parsel üzerinde mevcut binalardan A işaretlisi İ.K.ya, B işaretlişi H.Y.ye, C işaretlisi Ö.K.ya aittir.", "Zemini Cennet mekan Sultan Mahmut Han Sani Hazretleri Vakfından mukaatalı."iii. 299 ada 2 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesi: "6831 sayılı yasanın 2/B maddeleri gereğince kısmen Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır.", "İş bu taşınmazın 138,18 metrekaresi imar uygulamasına alınmıştır.", "6831 sayılı yasanın 2/B maddeleri gereğince taşınmazın krokisinde A ile gösterilen 490,39 m2'lik alan Hazine adına orman sınırları dışında kaldığından bu alan 2009/15 sayılı Genelge gereğince 2010 tarihi itibariyle miktarından düşülerek aym mahalle 1158 ile 1274 sayfalar arasına gitmiştir. B ile gösterilen 724,71 metrekaresi 6831 sayılı yasanın 2/B maddesine göre Orman dışına çıkarılmıştır." Başvurucular; iade talebinin reddine ilişkin işlemin iptali için dava açmıştır. Başvurucular; ret işlemine dayanak raporda eksiklikler olup hatalı değerlendirmeler yapıldığını, taşınmazların mülkiyetinin kesinleşmiş mahkeme kararıyla miras bırakanlarına geçtiğini ve orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların iade edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. İstanbul İdare Mahkemesi (İdare Mahkemesi) 29/6/2018 tarihinde davayı reddetmiştir. İdare Mahkemesi kararında ilk olarak 6292 sayılı Kanun'un maddesi kapsamında taşınmazların önceki kayıt maliklerine veya yasal mirasçılarına iade koşullarını açıklamıştır. Buna göre kişiler adına oluşturulup hâlihazırda tapuda kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan 2/A veya 2/B ibaresi konulmasına dayanılarak açılan davalar sonucunda mahkemelerce kişiler adına kayıtlı tapuları iptal edilerek Hazine adına tescil edilen taşınmazlar iade edilecektir. İdare Mahkemesi, dava konusu taşınmazların Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesinin 23/12/1975 tarihli kararı sonrasında başvurucuların murisleri adına tapu kaydının oluşturulmadığını, taşınmazların orman sınırları dışına çıkarılmakla birlikte başvurucuların murislerinin kullanımında olduğuna dair bir tespite yer verilmediğini kaydetmiştir. Sonuç olarak İdare Mahkemesi, 6292 sayılı Kanun'un maddesinde gösterilen iade koşullarının somut olayda gerçekleşmediğinden dava konusu taşınmazlarının iadesinin mümkün olmadığını belirtmiştir. Başvurucular; mülkiyet hakkının kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayandığını, orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların iadesi yönünden kullanım durumunun önem taşımadığını ve 6292 sayılı Kanun'un amacına uygun yorum yapılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesi 26/11/2018 tarihinde kararı kaldırma nedenleri bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunu reddetmiştir. Başvurucular, istinaf aşamasında ileri sürdükleri iddialar kapsamında temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Danıştay Sekizinci Dairesi 9/2/2021 tarihinde kararı onamıştır. Başvurucular, nihai hükmü 21/4/2021 tarihinde öğrenmiştir. 6292 sayılı Kanun'un "2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlar" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "(1) İlgililer tarafından idareye başvurulması ve idarece bu başvuru üzerine veya resen yapılan inceleme ve araştırma sonucunda doğruluğu tespit edilmesi hâlinde;a) Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılır. Ancak bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına iade edilir.b) Özel kanunları gereğince Devlet tarafından kişilere satılan, dağıtılan, trampa edilen, bedelli veya bedelsiz olarak devredilen veya iskânen verilen ya da özelleştirme suretiyle satılanlar ile hisseleri devredilen özel hukuk tüzel kişileri adına kayıtlı olan ancak daha sonra Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi konulan taşınmazların tapu kayıtları geçerli kabul edilir, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda Hazine adına tescil edilenler ise, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde ilgilileri tarafından idareye başvurulması hâlinde önceki maliklerine veya kanuni ya da akdî haleflerine bedelsiz olarak iade edilir. Ancak, bu kişilerden taşınmazlarına karşılık daha önce yer verilenlere veya bedeli ödenenlere iade işlemi yapılmaz.c) Bu fıkra kapsamında kalan taşınmazların kullanıcılarının kayıt maliklerinden farklı kişiler olmaları ve kayıt maliklerinin bu fıkradan yararlanmak istemeleri hâlinde, kullanıcılar bu Kanunda belirtilen şartları taşısalar dahi doğrudan satış hakkından yararlanamazlar. (2) Birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan orman sınırı dışına çıkartılacak yerlerde bulunan ve Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulması gereken taşınmazların tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulmaz ve bunlar hakkında dava açılmaz.(3) Birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan tapuda Hazine adına tescilli olan taşınmazlar hakkında aynı fıkrada belirtilen süre içerisinde idareye başvurmayan ilgililerin hakları bu süre sonunda sona erer, bu kişiler idareden başkaca talepte bulunamazlar, hak ve tazminat talep edemezler ve dava açamazlar. Bu taşınmazlardan Hazine adına tescilli olanlar idarece satış dâhil genel hükümlere göre değerlendirilir. (4) Bu maddeye göre ilgililerine iade edilmesi gereken taşınmazlardan orman olduğu iddiasıyla Orman Genel Müdürlüğünce açılan davalar sonucunda orman niteliğiyle Hazine adına tescil edilen, fiilen orman niteliğinde olan veya bu nedenle dava açılması gereken, ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen, kamu hizmetlerine ayrılan veya bu amaçla kullanılan, özel kanunlar gereğince değerlendirilmesi gereken veya Maliye Bakanlığınca belirlenen taşınmazlar ilgililerine iade edilmez. Bu taşınmazların yerine, idarece belirlenen ve ilgililerince itiraz ve dava konusu edilmeksizin kabul edilen rayiç bedelleri ödenebilir veya rayiç bedellerine uygun taşınmazlar verilebilir." 17/2/1926 tarihli ve 743 sayılı mülga Türk Kanunu Medenisi'nin "Tescil" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Gayrimenkul mülkiyetini iktisap için tapu siciline kayıt, şarttır. Bununla beraber işgal, miras, istimlak, cebri icra tarikleriyle veya mahkeme ilamı ile bir gayrimenkulü iktisabeden kimse tescilden evvel dahi ona malik olur.Fakat tescil merasimi ikmal edilmedikçe temliki tasarrufta bulunamaz." 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Tescil" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur.Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır."