TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/09/2021 NUMARASI : 2019/113 Esas, 2021/625 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ : 18/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GER…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1474 KARAR NO : 2025/1015 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/09/2021 NUMARASI : 2019/113 Esas, 2021/625 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ : 18/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... ...'nin "... Kalıp ve Makine Sanayi ... ..." isimli şahıs şirketine ait bağımsız bölümlerin yıkımı ve yeniden inşası için davalı ile anlaştığını, 20.03.2018 tarihli "İnşaat Yapım Sözleşmesi"nin karşılıklı olarak imzalandığını, davacının, sözleşmeden kaynaklı tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, yapılan inşaat sözleşmesine konu bağımsız bölümlere ait elektrik, su, doğalgaz, telefon aboneliklerini iptal ettiğini, bağımsız bölümdeki merdivenleri, elektrik panolarını vs. sökerek, bağımsız bölümleri boş bir konumda inşaata hazır hale getirdiğini, davalı tarafın sözleşmeden kaynaklı hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi, sözleşme tarihinden itibaren yaklaşık 1 yıl gibi bir zaman geçmiş olmasına rağmen halen daha inşaata başlamadığını, davacının, sözleşmeden veya işin gereğinden kaynaklanan hiçbir yükümlülüğü olmamasına rağmen 12.07.2018 tarihinde davalı tarafa avans olarak 12.500,00 TL gönderdiğini, davalı yanın yine inşaata başlamadığını ve avansın davacıya iade edilmediğini, davacının sözleşmenin geçerliliğine güvenerek, bahsi geçen bağımsız bölümleri kiraya veremediğini, buna ilişkin kira sözleşmesi ve yatırım amaçlı yapacağı diğer sözleşme fırsatlarını kaçırdığını, müvekkilinin mağduriyet yaşadığını beyan ederek avans olarak verilen 12.500,00 TL'nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle iadesini, mahrum kalınan kira kaybına ilişkin olarak 22.000,00 TL'nın ve yapılan masraflara yönelik 5.000,00 TL'nın 10.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tacir olmadığından yapılan yetki sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davalının adresi itibariyle Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava ticari dava olmadığından Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, taraflarına söz konusu işe hazır bir şekilde teslim edildiğine dair bir bildirimde bulunulmadığını, 9 ay gibi kısa bir sürede davacının sözleşmeyi feshetme kararını bildiren ihtarnameyi davalı firmaya gönderdiğini, ilgili ruhsatın alınmasının en erken 6 ayı bulduğunu ve sözleşme metninden de anlaşılacağı üzere ruhsatın alınmasından itibaren işin 3 ay içinde yapılması gerektiğini, iş ile alakalı yapılan sözleşmenin 7.1 maddesi bu hususta “İşin süresi; 2 bağımsız bölüm için yapı ruhsatı tarihinden itibaren 90 gündür” hükmüne amir olduğunu, tüm bunların yanında davalı firmanın bir yandan da işe başladığını, projelerin hazırlanması için mühendis ...'e projenin çizimi için görüşme yapmak istemiş ise de ... ...'nin de isteğiyle başka mühendislerce bu işin yürütülebileceğinin belirtilmesi üzerine Mühendis .. . ile anlaşma sağlandığını, fakat söz konusu yer üzerindeki Telif Hakkının mühendis ... üzerinde bulunması nedeniyle işin Mühendis ...'e verilmek zorunda kalındığını ve söz konusu işe başlanılmış olduğunu, ayrıca söz konusu inşaat alanının atıl halde kullanımdan uzak ve kiraya verilme ihtimali bulunmadığını, beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılamada; tarafların tacir olması, uyuşmazlık konusunun İkitelli Organize Sanayi Bölgesi içerisindeki taşınmazlarla ilgili olması sebebiyle ticari işletmeyle ilgili olması karşısında davanın nispi ticari dava olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 15. maddesinde uyuşmazlıkların çözümü noktasında İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu yönünde yetki şartı bulunması, tarafların tacir olması ve uyuşmazlığa ilişkin kesin yetki kuralının bulunmaması karşısında yetki ilk itirazının yerinde olmadığı, davacı yanca akdi ilişki uyarınca taşınmazların boşaltıldığı, aboneliklerin iptal edildiği, taşınmazların inşaata hazır hale getirildiği, taşınmazların yıkılıp yeniden yapılmadığı tespit edilmiş, sözleşmeye aykırı davranılmasında davalı şirket kusurlu bulunmuş, davacının sözleşme kapsamında verdiği 12.500,00 TL avansın tahsilini ve bilirkişi raporuyla tespit edilen sözleşmenin ihlali sebebiyle uğranılan 58.800,00 TL kira kaybı ile 17.700,00 TL taşınmazın onarımı ve eski hale getirilmesi masraflarını talep etmekte haklı olduğu, avans iadesine ilişkin istem bakımından davalının sözleşmenin ihlali nedeniyle kusurlu bulunması gerekçesiyle davanın kabulüne, 12.500,00 TL'nin 12/07/2018 ödeme tarihinden, gelir kaybına yönelik talep bakımından 58.800,00 TL'nin ve eski hale getirme masrafına yönelik talep bakımından 17.700,00 TL'nin 28/02/2019 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının tacir olmaması sebebiyle yetki sözleşmesinin geçerli olmadığından yetki itirazının kabulü gerektiği, davacının tacir olmaması sebebiyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği, iş yerinin inşaata hazır olduğu bildiriminin davacı tarafça usule uygun şekilde davalıya bildirilmediği, sözleşmenin 7. Maddesi uyarınca henüz sürenin tamamlanmadığı, davacının işin uzamasına sebebiyet verdiği, sözleşmenin 9 ay sonrasında feshedilmesine rağmen 12 aylık süre için kira talep edildiği, bilirkişi raporundaki hesaplamaların hakkaniyete aykırı olduğu, gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı yapılan avans ödemesinin iadesi, mahrum kalınan kira bedelinin ve yapılan masrafların tazmini istemine ilişkindir. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.Taraflar arasında imzalanan 20.03.2018 tarihli adi yazılı inşaat yapım sözleşmesinin 3. Maddesinde davacı adına tescilli 3 ve 5 numaralı bağımsız bölümlerin yüklenici tarafından yıkılıp sözleşmeye uygun yeniden yapılacağı, 7.1 maddesinde iş süresinin 2 bağımsız bölüm için ruhsattan itibaren 90 gün olduğu, 15. Maddesinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu hususlarının kararlaştırıldığı, taşınmazların bulunduğu ... Sanayi Site İşletme Kooperatifi tarafından İkitelli OSB Başkanlığına gönderilen yazıda, 3 ve 5 numaralı bağımsız bölümlere ilişkin inşaat yapım işinde sakınca olmadığının bildirildiği, davacı tarafından davalıya keşide edilen 07.01.2019 tarihli ihtarnamede, 7 gün içerisinde inşaata başlanmaması halinde sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiği, 10.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından davalı hesabına 12.07.2018 tarihinde inşaat yapım avansı açıklaması ile 12.500 TL'nin havale edildiği, bilirkişi heyetince düzenlenen 31.01.2021 tarihli kök ve ek raporda özetle, taşınmazların hali hazırda onarımı yapılmış kullanılır vaziyette olduğu, sözleşme tarihinden ihtarnamenin tebliğ tarihine kadar olan döneme ilişkin toplam kira bedelinin 58.800 TL, taşınmazların kullanılır hale getirme bedelinin ise toplam 17.700 TL olduğu görüşünün bildirildiği, bilirkişi raporunda tespit edilen toplam 89.000 TL üzerinden ıslah dilekçesi sunulduğu görülmüştür.Taraflar tacir olup (davacının İTO kaydı mevcuttur) davanın Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi ve yetki anlaşmasının geçerli bulunmasına göre bu yöndeki istinaf talepleri yerinde değildir.Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunup, davacı iş sahibi sözleşmenin süresinde ifa edilmediğini ileri sürerek avans olarak verdiği para ile uğradığı zararın tahsilini talep etmiştir. Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafça haklı nedenlerle feshedildiği kabul edilmiş olup; davalı yüklenici sözleşmeyi süresinde ifa edememesinde haklı olduğunu yasal ve kesin delillerle ispatlayamamıştır. Sözleşme tarihi ile davalıya keşide edilen ihtarname tarihi arasındaki sürede halen ruhsatın alınmamış olması itibariyle, sürenin tamamlanmadığı yönündeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Denetime elverişli şekilde düzenlenip ilk derece mahkemesince hükme esas alınan raporda sözleşme ile temerrüt tarihi arasındaki süre kapsamında değerlendirme yapılmış olması sebebiyle bu yöndeki istinaf istemi de yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/09/2021 tarih ve 2019/113 Esas, 2021/625 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 6.079,59 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 1.519,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.559,69 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 18/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.