DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... -...DAVALI : ... - ... ...VEKİLİ : Av. ... - ...DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 16/06/2021KARAR TARİHİ : 27/04/2022GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 29/04/2022Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından, 2018 yılı Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarına ait birikmiş kira borcu
davacının davalı şirket ortağı olmadığının tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketteki ortaklık payının tamamını 25/05/2012 tarihinde noter kanalıyla limited şirket hisse devri sözleşmesi ile devrettiğini, buna rağmen müvekkilini halen davalı şirketin ortağı olarak göründüğünü, davalı şirketin problemli ilişkilerinden dolayı 3. Şahıslar ve kamuya ilişkin daireler tarafından müvekkilinin adına tebligat yapıldığını ve müvekkilinin banka hesaplarına haciz/tedbir konulma riskinin bulunduğunu belirterek; müvekkilinin davalı şirketin ortaklığından ayrılmasına izin verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "...Dava, şirket ortaklığının sonlandırılmasına ilişkin davadır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; TTK 551/2. Maddesinde şirketin fiilen faaliyetinin sona ermesi, şirketin borçlarını ödememe durumuna gelmesi gibi sebeplerin ortaklıktan çıkma sebebi olarak düzenlendiği, davacının ise sadece hisse devrine dayalı olarak ortaklıktan çıkma talep edildiği, başka bir haklı nedene dayanılmadığı, limited şirket pay devrinde noter huzurunda hisse devri konusunda ortakların alacakları karar ile hisse devri sözleşmesinin bulunması, hisse devri ile ortakların alacakları karararın ticaret sicilinde ilanı ve pay devrinin pay defterinde işlenmesi gerektiği, davacının hisse devri sözleşmesi ile hisse devri konusunda ortaklar kurulu kararını sunduğu, kesin sürede pay defterinin sunulmadığı, hisse devri ile hisse devrine ilişkin ortaklar kurulu kararının ticaret sicilinde ilan edilmediği, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde davacının şirket ortağı olduğu, davacının hisse devri yolu ile hissesini devretmesinin dava yolu ile haklı sebeple çıkmaya neden olmadığı, davacının hisse devri dışında haklı bir sebep ileri sürmediği nazara alınarak..." davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacının ... Ltd. Şti. unvanlı şirketteki ortaklık payımın tamamını, Kocaeli ... Noterliği nezdinde hazırlanan 25/05/2012 tarih ve ... yevmiye numaralı Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmesi ile ... Ltd. Şti. adına vekaleten hareket eden ... aracılığıyla devrettiğini, ancak söz konusu şirketteki hisselerinin tamamını devretmiş olmasına rağmen ... Ltd. Şti. unvanlı şirketin halen ortağı olarak görüldüğünü, bu durumu 31/05/2016 tarihinde vergi dairesine kendi işleriyle ilgili bir konuyu görüşmek üzere gittiğinde öğrendiğini, bu nedenle yukarıda adı geçen şirketin problemli ilişkilerinden dolayı üçüncü şahıslar ve kamuya ilişkin daireler tarafından adına tebligatlar yapılıp, banka hesaplarına haciz ve tedbir koydurma riski bulunduğunu, Davalı şirketteki hisselerinin tamamını devretmiş olmasına, ilgili şirketle hiçbir hukuki ve organik bağı kalmamış olmasına rağmen, hâlâ şirket kayıtlarında ortak olarak gözükmesinde hukuka uyarlılık bulunmadığını, kendi kusurundan kaynaklanmayan bir nedenle bir başkasının yaptığı eylem veya ihmali sonucunda meydana gelen sorumluluğa ortak olmasının da adalet ve hakkaniyetle bağdaşmadığını, zira noterde yapılan Hisse Devri sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere hisseyi devralan tarafın ilgili hisse devrinin tescil ve ilanını üstlenmiş bulunduğunu, hisse devir işlemlerinin ortaklar pay devrine kaydedilmesi işleminden şirketi yöneten ve belgeleri uhdesinde bulunduran şirkette devam eden ortağın, şirket müdürü ve hisseyi devralan ortak olduğunu, Mahkemenin, davacının ortaklar pay defterini getiremediğinden bahisle kanıt yetersizliği gerekçesiyle karar verdiğini, davacının kendi tasarrufunda bulunmayan bir evrakı mahkemeye sunamayacağını, böyle bir talebin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, dolayısıyla görevde bulunmayan kanuni temsilcinin kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebeple, bir başkasının yaptığı eylem veya ihmali sonucunda oluşacak sorumluluğa ortak olmasının söz konusu olamayacağını, ortaklık payının noterde devir sözleşmesi ile devir edilmesi halinde genel kurul tarafından bu irade beyanı reddedilmediği takdirde bu durumun geçerli olacağını, böylece, ortaklık devir sözleşmesinin noter tarafından da vergi dairesine posta ile taahhütlü olarak yollandığı dikkate alındığında pay devrinin gerçekleştiğinin görüleceğini, ortaklar genel kurulunun bu pay devrini (3) ay içerisinde reddetmemesi halinde pay devrinin muteber olacağını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.