T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/140 - 2026/305 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/140 KARAR NO : 2026/305 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/05/2023 NUMARASI : 2021/349 E. - 2023/207 K. DAVANIN KONUSU : Marka 2021-M-7958 sayılı YİDK Kararı İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai H…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/140 - 2026/305 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/140 KARAR NO : 2026/305 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/05/2023 NUMARASI : 2021/349 E. - 2023/207 K. DAVANIN KONUSU : Marka 2021-M-7958 sayılı YİDK Kararı İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/05/2023 tarih ve 2021/349 E. - 2023/207 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili; asıl ve birleşen davalarda 1995’de Eskişehir’de kurulan ve ağırlıklı olarak kuruyemiş ve kuru meyve sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin 2019/124353 numaralı "..." markasının tescili için yaptığı başvuruya, davalı ... tarafından 2019/114155 numaralı "..." ibareli, davalı ... Eğitim A.Ş. tarafından 2015/27590 numaralı “...”, 2015/50051 numaralı “... ...”, 2017/122497 numaralı “... ...”, 2018/06030 numaralı “...”, 2018/105512 numaralı “... meyvenin iyisi ...” ve 2019/55882 numaralı “... ..." ibareli markaları dayanak gösterilerek itiraz edildiğini, asıl davada Markalar Dairesi Başkanlığı'nın 29. 30. ve 35. sınıfta bulunan mal ve hizmetleri bakımından başvurunun kısmi ret kararına karşı itirazlarının da 04.10.2021 tarih ve 2021-M-7969 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, birleşen davada ise Markalar Dairesi Başkanlığı'nın başvurunun kısmi ret kararına karşı davalının itirazının 2021-M-7958 sayılı YİDK kararı ile kabul edilip, müvekkilinin başvurusunun tümden reddedildiğini, oysa başvuru markasıyla davalılara ait markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, taraf markalarının aynı/benzer mal ve hizmet sınıfına da ait olmadığını, davalıların "..." ibareli markalarının "sebze, meyve, çiçek veya ağaç yetiştirilen yer" anlamına geldiğinden, gıda malları için ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, davalıların başvuruya itirazları değerlendirilirken, davalı markalarının kullanılmadığı yönündeki itirazlarının dikkate alınmadığını, Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.12.2020 tarihli 2018/91E. 2020/353K. sayılı kararıyla ... Eğitim AŞ. firmasının 2000/21708 sayılı "..." ibareli, 2001/22219 sayılı "..." ibareli ve 2005/07791 sayılı "... ..." ibareli markalarının kullanılmayan tüm sınıflar bakımından iptaline karar verildiğini, İstanbul 2. FSHHM E.2019/114 K sayılı dosyasında ... Eğitim AŞ. firmasının 2011/105524 sayılı "..." ibareli ve 2010/75634 sayılı "..." ibareli markaların kullanılmaması sebebiyle hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verildiğini, ... A.Ş adına tescilli "..." ibareli tüm markaların tescil oldukları sınıflarda kullanılmadığı halde, yalnızca 5 yıllık kullanım süresini uzatmak/tekrarlamak amacıyla mükerrer başvurular gerçekleştirildiği, davalı şirketin itiraza dayanak markalarından başvuru tarihi en eski olan markanın 2015/27590 numaralı 01.04.2015 tarihli marka olduğunu, diğer davalının 2019/114155 numaralı “...” markasının başvuru tarihinin ise 18.11.2019 olduğunu, davacının “...” ibareli markalarının başvuru tarihlerinin ... Eğitim AŞ. firmasının “...” markasının başvuru tarihlerinden önce olması sebebiyle, ... Eğitim AŞ. firmasının itirazlarının reddinin gerektiği, davalıların dayanak gösterdiği Ankara 5. FSHHM’nin 14.10.2020 tarihli 2019/131 E.- 2020/254 K., Ankara 1. FSHHM’nin 12.10.2021 tarihli 2019/359 E. ve 12.10.2021 tarihli 2019/360 E. sayılı kararlarına konu markaların farklı olduğunu, kararlarda hatalar bulunduğunu ve kararların kesinleşmediğini, Ankara 3. FSHHM’nin 2012/81 E. sayılı kesinleşen kararının 556 Sayılı KHK döneminde verildiğini ileri sürerek, asıl davada 04.10.2021 tarih 2021-M-7969 sayılı YİDK kararının, birleşen davada ise 2021-M-7958 sayılı YİDK kararının iptali ile 2019/124353 numaralı marka başvurusunun tüm sınıflar yönünden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı ... Eğitim A.Ş temsilcisi; asıl ve birleşen davalarda dava konusu marka ile davalının markaları arasında karıştırılma tehlikesinin olduğunu, davacının davalıya ait "..." markasını kendi markası haline getirmeye çalıştığını, bu nedenle 26.01.2018’de ... A.Ş.’ye karşı Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/52 E nolu dosyası ile 2009/32968, 2014/29581 ve 2017/16666 sayılı “... ...”, 2015/105834 sayılı “... ... ...”, 2015/105843 sayılı “... ... ...”, 2015/105849 sayılı “... ... ...”, 2015/105853 sayılı “...”, 2015/105859 sayılı “...” ve 2016/108783 sayılı “...” markalarının hükümsüzlüğü davasının ikame edildiğini, davacının davaya konu markası altında satılan ürünlerin, davalı markalarının tescilli olduğu ve “...” markasının fiilen de kullanıldığı ürünler ile aynı veya benzer olduğunu, Yargıtay 11. HD’nin 09.12.2015 tarih 2015/6181 E.- 2015/13172 K. sayılı karar düzeltme ret ilamı ile kesinleşen Ankara 3. FSHHM'nin 2012/81 E.- 2013/262 K. sayılı kararında ... A.Ş.’nin 2009/32968 sayılı “... ...+şekil” başvurusunun, 2000/21708 sayılı “...+şekil”, 2001/22219 sayılı “...+şekil” ve 2005/07791 sayılı “... ...” markaları ile görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzer olup karıştırılma ihtimalinin bulunduğuna, davaya konu markadaki “...” sözcüğünün şemsiye marka niteliğinde olduğuna, asıl unsurun “...” ibaresi olduğuna, bu ibarenin konumlanış biçimi, genel izlenime katkısı itibariyle ürünlerin geldiği yere (yani ... ve doğal olduğuna) yönelik bir yardımcı unsur veya 556 sayılı KHK’nın 12. maddesi kapsamında dürüst bir kullanım olduğunun kabulüne imkân bulunmadığına karar verildiğini savunarak, asıl ve birleşen davaların reddi talep etmiştir. Diğer davalı ... savunmada bulunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının “...” marka başvurusu ile davalılara ait "... / ..." ibareli markalar arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, başvurudan çıkarılan 29, 30 ve 35. sınıflardaki mallar/hizmetler ile davalı markalarının kapsadığı mallar/hizmetlerin aynı veya benzer olduğu, ortalama tüketicinin markaları ayırt edemeyebileceği, markalar arasında işletmesel bağlantı olduğu algısının doğabileceği sebebiyle SMK 6/1 kapsamında iltibas ihtimalinin mevcut olduğu, davacının önceki markalarına dayalı müktesep hak iddiasının şartlarının oluşmadığı, davalıların kötü niyet iddiasının kanıtlanamadığı ve diğer davaların henüz kesinleşmemiş olmasının sonuca etkili olmadığı, davalı firmanın itirazı üzerine, başvurudan çıkarılan mallar/hizmetler bakımından “...” ile “... / ... ...” markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, kalan mallar/hizmetler yönünden de emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, ortalama tüketicinin markalar arasında yanılgıya düşebileceği ve işletmesel bağlantı algısı oluşabileceği gerekçesi ile asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvurusunda yerel mahkemenin, davalı ... Eğitim AŞ. firmasının itiraza dayanak markaları hakkında Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/308 E. sayılı dosyada kötü niyet nedeniyle hükümsüzlük davasının sonucunun bekletici mesele yapılmasının gerektiğini, asıl dava yönünden "... / ...” ibarelerinin ayırt ediciliği düşük birer ibare olduğunu, bu sebeple markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin davalı markalarından çok daha önce tescil edilmiş “...” ibareli çok sayıda markasının bulunduğunu, bu markalarının seri marka niteliğinde olduğunu ve bu sebeple kazanılmış hak doğurduğunu, davalının “...” ibareli markalarının kullanmadığını, yalnızca başkalarını engellemek amacıyla tescil ettirdiğini, dolayısıyla davalının kötü niyetli olduğunu, müvekkilince sunulan uzman görüşünün dikkate alınmadığını, birleşen dava yönünden ise kararın eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayandığını, kazanılmış hak değerlendirmesinin yanlış yapıldığını, davalının süresinden sonra sunduğu beyanların esas alınmaması gerektiğini ileri sürerek, asıl ve birleşen davaların kabulünü talep etmiştir. GEREKÇE : Asıl ve birleşen davalar, 2021-M-7969 ve 2021-M-7958 sayılı YİDK kararlarının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacının “...” ibareli marka tescil başvurusu ile davalılara ait "..." ve "..." ibareli markalar arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, başvurudan çıkarılan 29, 30 ve 35. sınıflardaki mallar ve hizmetler ile davalıların markalarının kapsadığı malların ve hizmetlerin aynı veya benzer olduğu, ortalama tüketiciler nezdinde markalar arasında işletmesel bağlantı bulunduğu algısının doğabileceği, dolayısıyla taraf markaları arasında, başvurudan çıkarılan mal ve hizmetler yönünden, SMK m.6/1 kapsamında iltibas ihtimalinin mevcut olduğu, davacının önceki markalarına dayalı müktesep hak iddiasının şartlarının oluşmadığı, davalıların kötü niyet iddiasının kanıtlanamadığı, her ne kadar davacı vekilince davalı ... Eğitim A.Ş.'nin yukarıda özet kısmında belirtilen bir kısım markaları hakkında kullanmama nedeniyle iptal davalarının bulunduğu bildirilmiş ve bu davaların sonucunun beklenmesi talep edilmiş ise de bu davaların konusu bulunan davalı markalarının, davalının işbu davanın konusu olan itirazına dayanak markalarıyla hiçbir ilgisinin bulunmadığı, kaldı ki başvurunun reddine dair YİDK kararının iptaline ilişkin işbu davalarda, YİDK kararlarının tarihlerindeki koşullarla sınırlı olarak inceleme yapılabileceği, dolayısıyla mahkemece anılan davaların sonucunun beklenmesine gerek görülmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizliğin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 552,10-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.