11. Hukuk Dairesi 2024/4556 E. , 2025/3136 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/20 Esas, 2024/706 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/80 E., 2021/248 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi …
**11. Hukuk Dairesi 2024/4556 E. , 2025/3136 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/20 Esas, 2024/706 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/80 E., 2021/248 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...” ibareli markası bulunduğunu, davalının müvekkiline ait markayı izinsiz kullanarak haksız kazanç elde ettiğini, müvekkilinin marka amblemini taşıyan taklit ürünleri sattığını, sahte ürünlerin tüketicilerin ayırt edemeyeceği kadar müvekkilinin ürününe benzediğini, tasarımlarının birebir aynı olduğunu, ürünler arasında tüketicilerin fark edemeyebileceği ufak farklılıklar bulunduğunu, davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek markaya tecavüzün ve haksız rekabet eylemlerinin tespitine, önlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin nalbur işi ile iştigal ettiğini, alım satım işi yapan bir tüccar olduğunu, malları üreten üretici olmadığını, bu nedenle taklit ürün yapıp sattığı iddialarının mesnetsiz olduğunu, piyasada “kontrol kalemi” olarak bilinen mamulün her yerde bulunan ve başka markalarında tescilli olarak satma yetkisinin bulunduğu bir mamul olduğunu, müvekkilinin davacının markasının orjinali veya taklidini satmadığını, Savcılık kararına binaen müvekkilinin dükkanında arama yapıldığını, ...’a ait hiçbir taklit veya orijinal ürün bulunamadığını, davacının haksız bir fiile uğramasını söz konusu olmadığını, bu nedenle maddi-manevi tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının delil olarak dayandığı fişte ürün isminin yazmadığı, fiş içeriğinden davacının sunduğu kontrol kaleminin davalıdan alındığına dair tespitin mümkün olmadığı, Alaşehir Sulh Ceza Hakimliğinin 2021/1716 D. İş sayılı kararına istinaden Kışla Nalbur isimli işyerinin bulunduğu adreste arama yapıldığı, yapılan arama neticesinde 30.06.2021 tarihli tutanağa göre belirtilen markalara ait ürün bulunmadığı, davacının dinlettiği tanığın davacı firmada çalışması sebebiyle soyut beyanına itibar edilmediği, davacı markasına tecavüz olgusunu ispata yarar net somut delillerin sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile delil olarak sunulan 31.05.2021 tarihli fişlerin tek başına davacının iddiasının ispata yeterli olmadığı, davacının18.06.2021 tarihli arama ve el koyma talepli dilekçesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında 30.06.2021 tarihinde davalının işyerinde yapılan aramada Alaşehir Sulh Ceza Hakimliğinin 2021/1716 D.İş. sayılı dosyasında düzenlenen tutanağa göre davacının tescilli markasına tecavüz oluşturacak taklit ürünlerin bulunamadığı, bu nedenle Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/3017 soruşturma numaralı dosyası kapsamında davalı hakkında delil yetersizliğinden takipsizlik kararı verildiği, Mahkemece davacı talepleri nazara alınarak her biri ayrı dava konusu olabilecek istemlerin tek bir dava içinde talep etmiş olması nedeni ile talepler yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.